20 Ekim 2018 Cumartesi

Üç Maymunu Oynamanın Bir Alemi Yok!

Ejder AŞİT

21-05-2018 01:19

Üç Maymunu Oynamanın Bir Alemi Yok!

Ramazan ve bayramlara sürekli dertli giriyoruz. Kafirler boş durmuyor. Bilinçsiz şekilde yapıldığına dair kanaatlerimiz yerle bir. Yüreğimiz paramparça. Kan damlıyor ümmet coğrafyasının her bir azasından. Birbirimizi daha iyi de tanıyoruz. Ders ve ibret alıyoruz. Niyetler aşikar oluyor.

Ümmet kardeşlerine karşı samimi değil. Birkaç sloganla görevin yapıldığı sanılıyor, vicdanlar rahatlatılıyor. Bilginlerimiz ve alimlerimiz yanlış çıkarsamalar yapıyor. Bir takım Yardım dernekleri elinde bulundurdukları inisiyatifi siyasilere karşı koz olarak kullanıp muhalefet yapıyor, mecrasından kayarak politikleştiğinin işaretini çakıyor. Halbuki yandaşlık da karşıdaşlık da vazifeleri değil. Oraya götürdüğün bir ekmek müslümanların parası ve sen oradan hizmet bedeli olarak belli bir yüzdelik alıyorsun. Şimdi 65 şehid, 3000 küsur yaralının ardından yarımıza tuz basarak özeleştiri yapalım.

Kudüs’ün olağan üstü durumu karşı müslümanlar şu sınıflara ayrıldılar:

1. Samimiler: Her hâlükârda kayıtsız şartsız, kardeşlerinin yanında olmaları gerektiğini belirten ve onlara giden yollar ne ise destek vermeye hazır olan, cebindeki son kuruşunu veren, ailesinde hastasını bırakan, çocuğunun lokmasını paylaşan, ekmeğini, işini, aşını ikinci plana iten, canhıraş caba sarf eden, samimi imanlı kimselerdir. Kavli duasıyla fiili duası bir olanlar.

2. Rançılar/fırsatçılar: ümmetin acılar üzerinde yaptıkları iyilikleri hikayeleyerek konumlarını sağlamlaştırmaya çalışan, cemaat ve derneklerine itibar kazandırıp o itibarı artırmayı planlayan, goygoycu, laga lugacı ve yaptıkları salih amelleri başa kakan, allayıp pullayıp anlatan kimseler.

 3. Kadrolu Eleştiriciler: Her dananın altında buzağı arayıp güçleri yetmediği halde yapılan eylemleri(Salih amelleri) yıkıcı üslupla eleştiren düşünce sistemleri çerçevesinde illegal alanlara çekip halkın zihninde farklı çağrışımlar uyandırmaya çalışan tiplere de aşikar rastladık. Bunu yapan kesim bilinçli bir eylemin içindedir. Bir taraftan cemaat, dernek ve partilerine mesaj verirken öte taraftan mideleri bulandırmaya çalışır.

4. Siyasi Bilinçten Uzak Din Adamlarının Çarpıtmaları: Garabet diyebileceğimiz bir durum. Din adamı her konuda konuşmak zorunda olmadığını bilmelidir. Saçmalama lüksü yoktur. Ümmetin dinamiklerini, siyasi teşekküllerini, hassasiyetlerini dikkate almadan fikirler serdetmesi basiretsizliğine delildir. Ayrıca Kudüs hususunda rivayet kültüründen kaynaklı israiliyyatlar günümüzdeki siyasi yapısı bakımından önemini azaltmaz, müslümanların orada zulüm gördüğü gerçeğini örtmez, ümmetten yardım beklediği hakikatini gizlemez. Genelde bu din adamlarının bu ve buna benzer zulüm gören müslümanlara bir faydaları yoktur.

5. Acısını İçine Gömüp Tepkisizleşenler: ümmetten ciddi beklentisi olup ümitleri kırılanlar. Susmayı çığlık olarak kullananlardır. Hz. Zekeriyya ve Hz. Meryemin yaptığı gibi. Maalesef kesif bir kesimi oluşturuyor.

6. İlgisizler: Herhangi bir şekilde iş ve aşı dışında olaylarla ilgilenmeyenler diyebiliriz.

Herkes ne duygularla hareket ettiğini bilir. Kalplerde evrilip çevrileni biz bilemeyiz ancak herkes kendisini bilir. Her aldatıcı önce kendisini aldatır gerçeğini de gözardı etmeyelim. Ben zahire göre yazdım. Batını Allah bilir. Üç maymunu oynamanın bir alemi yok.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA