09 Aralik 2018 Pazar

Kur'an'da Örtünme Bir Emir midir?

Ejder AŞİT

03-05-2018 10:57

Kur'an'da Örtünme Bir Emir midir?

Deizm, ateizm, gelenek derken iç bunalımlar, buhranlar, hocaların dili dindar kadınların açılmasına götürüyor. Etrafımda bildiğim bazı kapalı hanımlar açıldı ve bende bu yazıyı onun üzerine yazmak istedim.

Örtü bizim için dini bir konu mudur yoksa tali olarak sonradan dine eklemlenmiş bir yasak mıdır?

Dini emirlere ittiba kişiseldir. Zira sorumluluk şahsa aittir. Ceza ve mükâfatını alacak da o’dur. Bizlere düşen görev uyarı vazifemizi yapmaktır. Zorlama kabul edilemez, bilinç dışıdır, münafıklığa götürüyor veya kişinin fırsatlar kovalamasına iter.

Ama kapanmanın din dairesinde olmadığı ve kitabı mübin’de de bunun yasaklanmadığının iddiası sorunumuzun temelini teşkil eder.

Kelime ve kavram okumaları üzerinden yapılan çalışmalar kitabın anlaşılmasında büyük önem arzetmekle birlikte parça bütün ilişkisi içinde bütün olarak ele alınması zorunludur. Çünkü olmadık anlamlar kitaba dâhil edilebilmektedir.

Kur’an’da örtünme emri iki ayette geçer. Bunlardan ilki  “Mümin kadınlara da, gözlerini haramdan sakınmalarını ve namuslarını korumalarını söyle! Görünmesi zorunlu olanlar dışında, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar”(Nur süresi-31)

İkincisi “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve inananların hanımlarına, dışarıya çıkarken “üstlerine örtü almalarını” söyle.”(Ahzab süresi-59)

Bu iki ayet üzerinden yapılan çıkarsamalarda Kur’an’ın baş(saçları kapatmayı) örtmeyi yasaklamadığı, örtünün boyunlarında göğüslere doğru kapatılması gerektiği belirtilmiştir. Gerekçe olarak ayette baş (re’s) kelimesinin geçme ve ibarenin sarih olduğudur.

Bu iddiayı Kur’an ve dil bütünlüğü içinde kabul etmek mümkün gözükmemektedir. Fetih süresi 27. Ayette Allah Teâlâ “Başınızı traş edin ve (Başınızı)kısaltın” buyurmaktadır. Ayeti kelime kelime kelime çevirdim. Dolayısıyla biraz önce yazdığım mana çıktı.

Tüm meal ve tefsirlerde –ki başörtüsü emrinin Kur’an’da olmadığını iddia eden kimselerin meallerinde bile- atıf vav’ından sonra gelen mukassirin (kısaltın) kelimesinin öncesine saç kelimesi eklenmiştir. Fakat ayetin öncesini bırakın süre’de saç (ş’ir) kelimesi geçmemektedir. Üstelik atıf baş’a gitmektedir. Öyleyse kafaların kısaltılması nasıl olacaktır?

Parça bütün ilişkisi tüm dillerde kullanılan bir edebi özelliktir. Bizler meyve tabağı istediğimizde “herhalde içine meyve’de olsun” demiyoruz. Kasıt açıktır. Meyvenin içinde bulunduğu bir tabak.

Nur süresi 31. ayette’de boyun sarkan örtünün açık yerleri örtmesine yönelik bir emirdir.

Örtünme İslam’la ile gelmiş bir emir ve nehiy değildir. Vahyin önceki öğretilerinde de vardır. Her ne kadar Yahudi ve Hristiyanlar bunu Havra, Sinagog ve Kiliselere hapsedip din görevleriyle vazifeli kadınlara has kılmışsa da şümuldür.

Talmud’ta kadınların toplum içinde başörtüsüz gezmesi haram ve günah sayılmıştır. İşaya 3/20’de başa takılan kıyafet anlamında "fara", İşaya 3/23’te başörtüsü anlamında "tsnyafaah" ya da Tekvin 24/65-38/14.19’da yüzü örten örtü anlamında da "tsaayafa" kullanılmıştır. Vücudun üst kısmını örten örtü anlamında ise "radod" kelimesi kullanılmıştır.

Hıristiyanlıktaki temel ilkelerini belirleyen Tarsuslu Aziz Pavlus, "Kadının örtüsüz Tanrı’ya dua etmesi doğru değildir. Kadın örtünmüyorsa saçı kesilmelidir" diyerek bu konuya dikkat çekmiştir. Kilise ikonlarından Meryem ana da örtülü resmedilmiş ve bilhassa rahibelerin örtünmesi şart koşulmuştur.

Hz. İbrahim hak din öğretisi Hanif dini üzerine kendini gören müşriklerde de örtünmenin olmadığını iddia etmek ise gülünç kaçacak sanırım.

Daha kadim dönemlere uzandığımızda yaklaşık 4 bin yıl önce büyük güçlü bir imparatorluk kuran Babiller, ünlü imparatorları Hammurabi döneminde kadına sosyal statü verilmiş, anayasaya "Kadınlar sokağa çıkarlarken başlarını açmamış olacaklardır." diye madde yazdırmıştır.

Sümer, Asur, Hitit, Urartu, Akad gibi site devletlerinde de benzer uygulamalara rastlamaktayız.

Örtünmeyi iffetle eşdeğer kılmak yanlıştır. İffet ahlaklı davranmadır. Erkek için de kadın içinde eşit seviyededir. Örtüsüz olup iffetli olan örtülü olup iffetsiz birçok kişi vardır. Buna sakallı sakalsız ayırımını da ekleyebiliriz.

Son olarak diyebiliriz ki, örtünme dinde Allah’ın bir emridir. Dindarlığın kadın üzerindeki sembolüdür. Yine’de örtülerini açmak isteyen bacılarımız varsa da tavsiyem dini kılıfa büründürmeden, kuaförleri yol edinmeden ve nefsani davrandıklarını itiraf ederek bunu yapsınlar...

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA