18 Ocak 2018 Perşembe

Dinde Kalite-1

M.Fatih ERGENEKON

15-06-2017 04:16

Dinde Kalite-1

Görselliğin revaçta olduğu ancak içselliğin ötelendiği bir zamana şahid oluyoruz.  Bilginin ve imkânların çoğalmasının bir sonucu olarak seçmekte zorlanıyor dolayısıyla kalite ile kalitesizliği ayırt edemiyoruz.  Dinde kalitenin bir kriteri var mıdır ya da eşya da kalitenin sınırları belirlenebilirken manevi olanlar da kalitenin sınırı nedir? gibi sorular kulluğumuz açısından üst numaralara taşınması gereken konulardır.

Gerek Bakara 195 gerekse Âli İmran 13. Ayetlerde geçen إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ (Muhakkak ki Allah Muhsinleri sever) ayetlerinde Allahın sevdiği Muhsinler kimlerdir? sorusuna Allah’ın sevgisini isteyen her mü’minin peşine düşmeli.

Hasune fiili sülasi mücerred anlamıyla “güzel oldu” anlamına gelirken if’âl babına uğraması cihediyle sadece güzel olmakla kalmayıp “güzelliği yayan” anlamlarına gelir. İhsan aynı zamanda estetik demektir; yukarıda vermiş olduğumuz meali şu şekilde açabiliriz. Allah iyiliği yayanları, iyiliği çoğaltanları, estetik duruşlu olanları sever…

Bu gün ümmetin kalitesinden memnun muyuz? diye sorsak ümmetin ekseriyeti hayır cevabını verecektir. O halde bu dini nasıl kalitesizleştirdik?

Dini kalitesizleştirmedik, kulluğumuzu kalitesizleştirdik zira din bizden kaliteli bir kulluk bekliyor. Allah ibadetlerin sebebini, illetini, hikmetini açıklarken biz sebepleri öteleyip ibadetlerin nasıllığını önceleyerek kulluğu camiye ve ilmihale hasrettik. Dini yaşamın merkezine koymak yerine belli zamanlara ve mekanlara hapsetmemizin bir sonucu olarak kulluğumuzun kalitesizleşmesi kaçınılmaz hale geldi. Oysaki her ibadet kendisini daha kaliteli bir kulluğa götürmeyi hedeflerken ibadetin kendisini hedef olarak gördüğümüzde maksatlarını ve anlamlarını yok ediyoruz. Anlam demiştik yani ma’na ise varlığın ruhunu teşkil eder. Anlamsız, m’anasız bir ibadet ise ibadetin ruhunu öldürüp bedenini sevmeye benzer ki ruhsuz bir beden cesettir, hükümsüzdür.

Örneğin namaz için Ankebut 45’ de Rabbimiz إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ“Muhakkak ki namaz tüm kötülüklerden ve çirkin işlerden alıkoyar” buyurarak namazın maksadına işaret etmiştir. O halde namaz ne zaman başlıyor sorusuna rahatlıkla son selamdan sonra başlıyor yanıtını verebiliriz

Yine oruç için Bakara 183’ de Rabbimiz يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ “Siz ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere yazıldığı gibi size de yazıldı, umulur ki bu şekilde takvaya erersiniz” buyurarak orucun asıl maksadının oruç olmadığını, orucun sadece takvaya götüren bir araç olduğunu vurgularken yalan söylemek orucu bozar mı sorularını soramıyorsak orucun da kalitesizine talibiz demektir.

İbadetlerdeki kalitesizliğimizin mü’minlerin birbirleri ile olan hukukuna da etki etti ki etmemesi kaçınılmazdı.  Hucurat 7. Ayette Allah وَلَكِنَّ اللَّهَ حَبَّبَ إِلَيْكُمُ الْإِيمَانَ وَزَيَّنَهُ فِي قُلُوبِكُمْ“Allah siz imanı sevdirdi ve güzelleştirdi” derken imanın da kalitelisine vurgu yaparak imanda kalitenin ise sevgi olduğunu söyleyerek her mü’minin adeta sevgi kokması gerektiğine işaret etmektedir. İman da sevgi ise ibadetteki sevgiyle doğru orantılı olup yük alan sevgi, sevgisiz iman ise isteksiz ibadeti ve yük olan sevgiyi beraberinde getirmektedir. Nisa suresi 142. ayette münafıkların özellikleri anlatılırken bu gerçeğe işaret edilmiş وَإِذَا قَامُواْ إِلَى الصَّلاَةِ قَامُواْ كُسَالَى“namaza kalktıklarında gönülsüzce kalkarlar”buyurularak ibadette isteksizlik münafıkların özelliklerinden sayılmıştır. O halde mü’minin şiarındandır sevgi…

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA