18 Aralik 2017 Pazartesi

İcabet

Mustafa SEZGİN

19-04-2017 10:55

İcabet

Ey iman edenler! Size hayat verici olanlara davet ettikleri zaman  Allah ve resulune icabet edin. Muhakkak ki Allah kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz onun huzurunda toplanacaksınız (Enfal-24)

Güvenenler, bu güvenmenin gereği olarak Güvendiklerine icabet ederler. Zira şüphesiz olan bu güven bunu gerektirir.

İman edenlerde güvenenler olarak Allah ve resulünün çağrısına icabet ederler.

Zira bu çağrı, hastalığa, yokluğa, yoksulluğa, ölüme çağrı değildir.

Bu çağrıya icabet etmek kimi zaman bu kavramlarla ifade edilen bir hal içinde olmak gibi görünüyorsa da aslında basiretlerle bakan göz için böyle değildir.

Allah yolunda hastalık, aslında şifadır. Allah katında bu bir değerdir ve bu değer bereketi bol ve karşılığı, afiyet olarak kişiye ödenecek olan bir imkândır. Onun içindir ki mümin güvenen olarak, bu halinden dolayı şikâyet etmez. Tam bir teslimiyet içinde Eyüp a.s gibi sabreder. Nihayetinde ona büyük nimetler bahşedilecektir

Ölüm ise, en büyük mertebelerden olan şehitliktir.

Allah ve resulünün çağrısı, br ruh ise ona icabet edildiğinde bu ruh icabet edenin hayatında bir dirilişe dönüşür.

Şu halde her an bir hayat bulma her an bir diriliş olarak Allah ve resulünün çağrısı, “hayat dolu olma” manasına gelir.

Bu esasen insanın istediğidir.

Allah ve resulü hiçbir zaman ölüme çağırmaz. İnsan için kötü olanı istemez. Zira Allah insan için ölüm yâda onun gibi manalarda olan sağır, kör, akletmeyen bir halden gören ama basiretler ile gören, işiten ama işittiğini anlamlandıran, konuşan ama konuştuğunda lüzumlu konuşan, akleden bir insan ister. Bu hali ile bu icabet kör, sağır, dilsiz bir icabet te değildir.

Hevanın, arzu veya isteklerin çağrılarına baktığımızda ise insanı ne kadar aşağıladıklarını, gözlerine perde, kulaklarına ağırlık ve dillerine düğüm attıklarını müşahede etmekteyiz. o, hırs ve ihtiras etrafından önce kendisine zarar vermekte, hastalıklar içinde kıvranmakta ve yavaş yavaş ölüme doğru gitmektedir.

Arzuların çağrısı hayata değil, işte gerçek manada hastalığa, yokluğa, yoksunluğa ve ölümedir.

Hayat unsuru olan görme, işitme gibi unsurların hevanın çamuru içine gömülmesi ölümden başka ne ile tanımlanabilir ki?

Allahtan başka diğer çağrıcılar içinde aynı durum söz konusudur.

Zira onlar insanlar üzerinde hükmedici olmak, onları hegemonyalarını altında tutmak için sindirmek ve yaşayan ölüler haline getirmek için çabalarlar.

 

Bunun içindir ki toplumsal gelenekleri ayakta tutup, ataların yolunun en doğru yol olduğunu söyler, bu yolu desteklemek amacı ile de bilimsel ad altında bilgiler ihdas ederler.

İnsanların derin uykudan uyanmaması için, aldatıcılar ihdas eder, gece ve gündz hileler kurarlar.

Zaten İnsanları uyandırmak için adanan elçilere karşı etten duvar gibi duranlar, hep ileri gelen sosyete ve soylu takımı değil midir?

Adamların cevapları, atalarımızı bu yol üzere bulduk, üstelik bir de Allah’ın yolu budur deyip batıl bir kader anlayışı ile Allah dilemese idi biz bunlara tapmaz ve haram da kılmazdık diyerek Allah ile insanları uyutmaya çalışmaktadırlar.

İşte firavun, krallığını Musa a.s ‘a karşı korumak için işleri aldatma olan sihirbazlardan yardım isteyip, onların galip gelmeleri durumunda en yakınlarından olma vaadi ile çevresindekilerin hep aldatıcılar olduğunu kendi ağzı ile itiraf etmektedir.

Piramitleri, teknolojileri ve malları ile ihtişamı hep insanları korkutmak onları sindirerek, varlık gösteremeyen birer ölüler haline getirmek için kullanmakta idi.

Fakat Allah , akletmeyi teşvik edip, imanın bunun üzere olduğunu söylerken, hep delillerle,  ufuklarda ve nefislerde olan delillere insanları hayata çağırmıştır..Böylece varlıkta nokta olan insanın varlıkla irtibata geçmesini istemiştir.

İnsan diğer hayatlar ile ilişki kurduğunda hayatı sıkıcı ve ölü durgunluğundan kalkar, ölüler âleminden uzaklaşır.

Allah,  diğer hayatlar ile O’nun  hayatına hayat katar.Hayatın kaynağı odur.Göklerde ve yerde olan her şeyin yaratıcısı hayat vericisi odur.

Hani ondan başka yaratıcı ya da hayat verici var mı?

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA