23 Haziran 2018 Cumartesi

Arkadaş ve Arkadaşlığımız nasıl?

Mustafa SEZGİN

05-04-2017 17:36

Arkadaş ve Arkadaşlığımız nasıl?

Bana ailemden bir yardımcı ver.Kardeşim Hârun'u. Onunla sırtımı kuvvetlendir. Onu işime ortak kıl." Taki seni çokça tesbih edelim."Seni çokça analım." "Kuşkusuz sen, bizi görmektesin."Taha-30 -35

... "Sen ve kardeşin, ayetlerimi götürün; beni anmakta gevşeklik etmeyin( Taha-42)”

Musa (as) ve onun Harun (as) 'ı istemesinin nedenini hayatımızda bir karşılığı olması gerekir diye düşünüyorum.

Şayet kıssalar ibret için ise şu halde kuranda gereksiz hiçbir haber verilmediği hakikati gereği de bunu düşünmek gayet normal olsa gerek.

"Müminler kardeştir"diyoruz. Bu kardeşlik bizde musa (as) ve Harundaki gibi mi nüksediyor?

Musa (as) harun'un arkasını güçlendirmesi ve kendisine bu nokta da destek olarak paylaşımda bulunması için istemiş iken bizler niçin istiyoruz. Ya da kardeş olarak gördüklerimiz bizi nasıl değerliyorlar?

Bakıyoruz.

Arkadan vuran Brütüs..Tuzağını kazan, onun gıybetini yapan, onu kıskanan, onun namusuna gözünü diken, hayırda değil de şerde yarışan, onun derdi ile dertlenmeyip onun sırtını güçlendiren değil sırtını dönen olduğunu görüyoruz.

Bu şekilde belirli bir kesimde olanlar var iken diğer bir kesimde bir araya gelme nedenlerini geyik olarak nitelenen boş sözler, yeme, içme eğlenme, karşı cinsten espri ile karışık konuşma, oğlunun okulu ve başarıları ile övünme, çocuklarının işi ile gururlanma, evleri katları ve arabaları ile böbürlenme şeklinde görürüz. Ya da bir kısmı malını daha da arttırmak üzere iş bağlantıları yapma.

Velhasıl kelam bir araya gelme nedenleri Allahın işinde bir dayanışma şeklinde değildir

Oysa Musa a.s Harun'u Allah'ı çokça tesbih ve unutmama üzere kendisi için istemekte idi.

Bizlerin kaygılarında bu var mı?Allahı ne kadar anıyoruz?

Tesbih etmek 33'lük 99'luk tesbihi almak mıdır? Musa a.s'a firavun karşısına çıkmadan Harunla 33 ve 99'luğu birlikte çekip ondan sonra mı? gidelim dedi.

Hayır, bu tesbihat bir meşguliyet ile yapılır. Tesbihat, kelime kökü uzaklaşmak, denizde, gölde, nehirde yüzmek iken diğer taraftan öte beri gezinmek ve sunup uzanmaktır.

Bu durumda Allah ile meşguliyet içinde ondan uzaklaştıran tüm herşeyden uzak durmaktır. Bu durumda sadece lisanda olan bir meşguliyetten öte, kalb, zihin ve tüm beden denizine yayılıp öte beri gezinerek tüm benliğinin en kılcal yerlerine kadar uzanmaktır. Böylece kendi iç dünyanın her yanına uzanıp örümcek ağlarını alarak temizleneceğin ve mücadele azmini kıran pasları silerek bileyleneceğin bir eylem içinde olmak demektir.

Bu amacı ifa edebilmek ise Allah'ı sözlerinde ve eylemlerinde anman ondan onun senin yanında imiş gibi sakınman, ondan utanman ve kendine çeki düzen vermendir.

Bunlar hangimizde var. Allah’ı ne kadar yanımızda görüyoruz. Arsızca, adice işleri Allah yanımızda olduğu halde yapıyor da hiç utanç duyuyor muyuz?

İşte bizlerin yanımızdaki arkadaşlarımız kim onlar bize bunu veriyor mu?

Edindiğimiz Harunları hangi işlerimiz için istiyor ve hangi işlerimizde bize yardımcı olmalarını istiyoruz.

Ailemizi kurarken ki en büyük destek yerimiz burasıdır. Aldığımız bayan eşlerimiz ya da seçtiğimiz erkek eşlerimizde hangi özellikleri arıyoruz.

Bizi Allah’ı andırmasını mı? yoksa nefsimizin güzellik, para ve mal meyillerini veya cinsellik duygularını tatmin etmesini mi?

İş hayatımızda, parası çok olan müşteri hüviyetindekileri mi? Arkamızın bunlar ile sağlamlaşacağını ticaretimizin bunlar ile ayakta duracağını zannedip, Allah'ı hiç mi ticaret hayatımızda "Tek büyük patron" veya "Yönetimin(kurulu değil) tek başkanı" olarak kabul etmiyoruz?

Aynı hastalık imanlarında zaafiyet taşıyanlarda da var idi.

Dediler ki: "Eğer seninle birlikte doğru yolu huyumuz haline getirirsek, yerimizden, yurdumuzdan oluruz." Biz onları, katımızdan rızık olarak gelen tüm ürünlerin derlenip toplandığı güvenli, saygıdeğer bir mekâna yerleştirmedik mi? Ama onların çokları bilmiyorlar. (Kassas-17)

İnsanlar ile sosyal ilişkilerimizde bizi güldüren, neşelendiren, nefsimizin hoşuna giden insanlarla mı beraber oluyoruz?

Bir anlık haz ve eğlence ile Dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir ayetinin muhatapları mı oluyoruz.?

Kimler ile birlikteyiz? Birlikte olduğumuz aynı mekanı ve zamanı paylaştığımız insanlardan beklentilerimiz nedir?

Bunlar önemlidir.

Öyle ya, kim Allah'a ve Elçisine itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nîmet sunduğu Peygamberler, Sıddîkler, Şehîdler ve Sâlihlerle beraberdirler. Bunlar ise ne güzel arkadaşlardır. (Nisa-69)

Hal böyle iken müslümanların durumlarından dolayı vah’lanırız, onlara acırız ama onları acındıracak hale düşenlere destek veririz. Hatta destek vermekle kalmaz onları veli edinip üzüm üzüme baka baka kararır sözü gibi onların huylarını ediniriz.

Hayır Hayır... İmanın şartlarını hayatımıza yedirmeliyiz. İşte imanın şartları bir kez daha hatırlatılıyor. Kime? İman ettiğini söyleyenlere... O halde ortada büyük bir sorun var?

Ey iman edenler! Allah'a, onun resulüne, resulüne indirmiş olduğu Kitap'a, daha önce indirmiş olduğu Kitap'a iman edin. Kim Allah'ı, O'nun meleklerini, kitaplarını, resullerini ve âhiret gününü inkâr ederse geri dönüşü olmayan bir sapıklığa gömülmüş olur. Nisa 136

Allah'ın üflediği Vahiy ruhu ile Yeniden titreyip hayat bulmak ve meyveler(salih ameller) vermek ümidi ile.

...Yeryüzünü kupkuru sönmüş kül gibi görürsün. Üzerine su indirdiğimiz zaman harekete geçer de titrer her gönül çekici güzel bitkilerden çift çift yetiştirir. (El Hacc-5)

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA