24 Eylul 2018 Pazartesi

Hadis var mıdır? -2

Ejder AŞİT

14-03-2017 12:16

Hadis var mıdır? -2

Geçen hafta kaldığımız yerden devam edelim…

Hadis var mıdır?

Hadis var mıdır? Yok demek zorlama bir cevaptır. Elbette risalet görevini yerine getirmek için Nebi konuşmuştur. Ama din adına konuşmaları Kuranın belirttiği çerçevenin dışında olmamıştır. Kuran’daki nebiye yapılan uyarı ve ikazlar bunu bize net olarak göstermektedir.

Şöyle bir örnek verebiliriz. Allah resulü Medine’ye gittikten sonra yaklaşık 500 Cuma namazı kılmış ve dolayısıyla o kadar da hutbe irad etmiştir. Ama elimizde 10’u geçmeyen hutbe sayısı vardır. Bu ne ile izah edilebilir sizce? Çünkü Kuran dışında bir şey okumuyordu…

 ‘Hadis var mıdır’ sorusundan ziyade hadislerin kriteri ne olmalıdır sorusunu sormak gerekir. Bu bizi tek cevaba götürür: Kur’an… Hayatımızın tashihi de onunla değil mi? İnsanlık ona karşı sorumluluklarından dolayı sorgulanmayacak mı? Öyleyse kıstas Kur’an olmalıdır.

Hadis ve sünnet’in bugün aynılaştırıldığı ve âlim geçinenlerin bu farkı, kasıtlı veya cehaletlerinden bilmediği bir zamandayız. Hadis söze, sünnet fiile delalet eder. Bunların ayırımını bilmeden konuşmak, yazmak, hitap yersizdir.

 

Kur’an’da hadislere uyun emri var mıdır?

Kuranda Nebinin hadisine uyun diyen hiçbir ayet yoktur. Resul’e uyun ayetlerinin hadis’e tevdi edilerek açıklanmasıysa cehalettir. Risalet kitaptır, inzal vahyin mesajıdır.

Nebi ve Resul kavramı arasındaki farkı bilmeden kolaycılığa kaçıp ‘kasıt hadistir demek’ kitaba ve mesaja noksanlık atfetmektir.

Kimi hocaların(!) Hicr -9’da geçen “Bu zikri biz indirdik koruyacak olan da biziz” ayetinde geçen ‘zikr’ kelimesini hadis olarak çevirmesi ğalatı zuldur. Kastın kitab olduğu tüm müfessirlerce kabul edilen bir gerçektir. Maksat’ın kitabı olduğu metinde sarihtir.

Ayrıca Allah bize kuranda iki kişiyi güzel örneklikle ifade eder. Birincisi İbrahim (as.) öteki Hz. Muhammed’tir(as.) Hz. Nebi ile ilgili o kadar söz varken ve örneklik o sözler üzerinden açıklanmaya çalışılırken İbrahim örnekliğinde bir sözün olmaması garip değil mi? Onun da hadislerinin olması gerekmez mi?

Hz. İbrahim’in (as.) örnekliği Kuran ayetleri üzerinden açıklanırken Nebi’nin örnekliğinin zanni delil taşıyan hadislere dayandırılması sizce sahih midir ve ne derece doğrudur?

Casiye süresi 6. ayet tam da bu konuda müslümanları uyarıyor. “Siz bundan sonra hangi (hadis’e)söze itibar edeceksiniz.” Sözden kasıt Kur’an değil midir? Öyleyse bugün Kuranın hizmetinde olması gereken kaynaklar neden Kurana paralel eşit bir düzeyde tutuluyor. Asıl dini bozanlar bunları ön plana çıkaranlar değil mi?

Hadisler üzerinden bir dindarlık üretilecekse şu ayeti hatırlatmak gerekir. ‘’Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik; ona İncil'i verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık. (Bir bidat olarak) Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık (emretmedik). Ancak Allah'ın rızasını aramak için (türettiler) ama buna da gerektiği gibi uymadılar. Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.(Hadid 27)’’

Onlar, Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini Rabblar (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de… Oysa onlar, tek olan bir ilah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka ilah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir. (Tevbe 31)

Bugün bizde aynı tehlike ile karşı karşıyayız. Dinin sahibi olarak kendisini gören zümreler var ve islamı savunduklarını iddia edip İslama zulmediyorlar. Nebiyi Kuranın paraleli olarak görüp ayetleri hükümsüz kılabileceğini iddia ediyorlar.

Nur süresinin zina ayetlerinin recme ile nesh edildiğini, namaz kılmayanın ile irtidat edenin öldürüleceğini, dinde müslümanlar için zorlamanın olduğu vs. vs. söylüyorlar.

Bu sizce kabul edilebilir mi? Eşlerine yaklaşmayacağını söyleyen Nebiyi nasıl ikaz ediyor Rabbimiz: Ey Nebi! Zevcelerinin rızasını almak için neden Allahın sana helal kıldığını sen kendine haram etmeye kalkıyorsunuz(Tahrim-1).

Bu ayetler üzerine Nebi eşlerine geri döndü. Şayet mesajda tercihi olsaydı ikaza uymaz, emri yerine getirmez ve Hz.Aişe ile Hafsa’nın da içinde bulunduğu tüm eşlerini boşardı.

İşte kitabın tahrifi ve itibarsızlaştırılması işte budur. Resul ile kitabın çakıştırılması, zıt ve birbirine rakip olarak gösterilmesidir.(Devam Edecek)

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA