21 Ocak 2018 Pazar

İnsan ve Arzuların Frenlenmesi

Mustafa SEZGİN

07-02-2017 17:15

İnsan ve Arzuların Frenlenmesi

İnsan arzuladığı herşeyi elde edeceğini mi zanneder?

İnsan bir çok şeyi ister.İstediği bu şeyler o kadar çoktur ki olur,olmaz şeyler olduğu gibi,bazen de insan olduğunu unutacak kadar hevai isteklerde bulunur.
Netice de o zayıf ve hırslıdır.

Fakat bu zayıf ve hırsı kontrol edip onu belli bir nokta da hudutlar içerinde kontrol etmesi elzemdir.

Bunu yapmadığı takdirde ne kadar acınacak durumda olduğu ve başına ne kadar büyük acı ve azaplar geleceğini zamanımızdan ve geçmiş kavimlerden müşahade etmekteyiz.
Rabbani bir terbiye almayan insan isteklerinde aşırıya firar eder. Onun için önemli olan isteğinin ifasıdır. Diğer bir deyişle hevasıdır. Onu kendince tatmin için hiçbir kural tanımaz. Komşusunun, akrabasının, yaşlının, gencin, bebeğin, yoksulun yetimin, ihtiyaç sahibinin v.s bunların haklarını gözetmez. Bunların hakları bir yana adeta onlar varmış gibi de davranmaz.

Hal böyle olunca ortaya yalnızca kendini düşünen ,”hevasını ilah edinen”, fesad çıkaran ve arttıran “zalim” insanlardan başkası çıkmaz.

Aslında bu hastalığa bizlerde yakalanmışızdır. Zira bir çoğumuz öyle isteklerde bulunuruz ki bu isteklerin gerçekleşmesi için hırs gözümüzü bürür de nerede duracağımızı bilmez ve kendimizi kaybederiz.

Bu isteğimizin gerçekleşmemesi durumunda ise hırçın, kızgın olup,isyan kokan sözler ve eylemler içine gireriz.
Oysa bizler insan olmaktan öte Müslüman olduğumuzu söylüyor sıradan bir insanın dahi yapmaması gereken söz ve eylemler içine giriyoruz.
Bunun nedeni bizim daha temelli olarak bir insan olarak nerede olduğumuzu unutmamızdır?

İsteklerimizin ne kadar Allah tarafından gelen delillere uygun olduğunu tartmamız gerektiği gibi, işlerin ve olayların bizlerin istediği gibi olmaması da bizim için işaretler ile doludur.

Zira bizler insanlarız. Bilgimiz sınırlı, gücümüz az ve yalnızca bir kuluz. Bu hali ile sınırlı bilgi,sınırlı bir güç ve kulluk ile her istediğimizin olmasını arzulayamayız.
Allah her şeyi bilen, sınırsız güç sahibi, emir ve hakim iken bu isteğin gerçekleşip gerçekleşmemesinin kararını da verecek olan odur. Onun verdiği hüküm haktır, adildir ve rahmettir. Bu hüküm İlim,kudret ve ilahi bir yazı taşır. Bu yazıyı bizler peşinde koştuğumuz isteklerin gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin okumalıyız.
İnsanın istediği gibi bir dünya olmaz. Bu dünyanın hakikatine aykırı iken insanın kul olma durumuna da aykırıdır. Ama Rabb-ul alemin insanın nasıl bir dünya istemesi gerektiğini de afak ve enfüste göstermiştir.

İnsanın isteklerine uyan bir dünya ise insanın kendisini zehirlediği bir dünya olmaktadır. Sadece kendisi değil gökler ve yer ve bunların içindekileri de zehirledi.
Fakat gerçek onların isteklerine tâbi olsaydı göklerin de, yerin de, oralarda yaşayanların da düzenleri bozulur, yıkılıp giderlerdi. Halbuki Biz onlara şan ve şeref getiren, öğüt veren kitap verdik ama, ne var ki onlar bu dersten yüz çeviriyorlar. Mü’minun 71

Onun için her şeyde olduğu gibi tercih edilen isteklerde ve onların ifasında ölçülü olmak her zaman istenecek olandır. Zira Allah istese kullarına her şeyi bolca verirdi. Fakat onların azıp kendilerine zarar vermesini istemekte değildir.

Eğer Allah, kulları için rızkı yayıp döşeseydi, yeryüzünde mutlaka azarlardı. Ama O, dilediğince ölçülü olarak indiriyor. Çünkü O, kullarından gereğince haberdardır, onları iyice görmektedir. Şura 27

Buna rağmen Daha çok param olsun, Daha iyi elbiseler, daha iyi arabalar, Daha çok katlar, daha çok birikimlerim olsun, fazla mal göz çıkarmaz ya da rahatım , düzenim bozulmasın diyerek Allah’ın rızasını gözetmeyen kimseler…
Evet onlar ancak nefislerinin hevasını gözetirler.

Ama Müslüman “teslim olandır”.O Allah’ın hükmüne sabreder. Allah’ın kendisi için takdir ettiğinde bereket arar.
Zira Onun arzusu daima hamd eden ve şükreden bir kul olmaktır.

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA