27 Kasim 2020 Cuma

Sekülarizm

02-11-2020 14:23 Güncelleme : 02-11-2020 14:23

Sekülarizm

Hasan EKER - SEKÜLARİZM

 Günümüzde herhangi bir konuda görüş belirtirken dini içerikli bir kelime ya da cümle kullandığımda birçok insanın ağzından, özellikle de gençlerin ağzından “Her şeye dini açıdan bakmamamız gerekir” şeklinde veya bu manada tepkiler duymaktayım. Bu husus beni sekülarizm kavramını açıklamaya sevketti.

 Sekülarizm, çağımızın en önemli kavramlarından biridir. Birçok insan bu kavramı bu ifade biçimiyle bilmez ama hal olarak yaşar.

 Ben bu kavramı bir akademisyen yöntemiyle değil, halkın anlayacağı şekilde basit bir seviyede açıklamaya çalışacağım inşallah.

 Sekülarizm kavramını çoğu zaman “Dünyacılık, Dünyevileşme” şeklinde ifade ederler. Buradan hareket edecek olursak sekülarizm; bu dünya hayatından başka hayat yokmuş gibi, sadece bu hayata odaklanarak ve bu hayatın şartlarını göz önüne alarak yaşamaktır. Yani dünya için yaşamaktır. Bu bakış açısının doğal sonucu olarak bu seküler yaşam tarzı içinde Allah’ı dikkate alma ve O’na hesap verme derdi yok. Kısacası, Allah ve ahiret yok.

 Bu söylediğim şey, seküler yaşam sürdüren insanların hayatında hiç Allah, ahiret ve din ile ilgili şeylerin olmayacağı anlamına gelmiyor. Bazen seküler insanların hayatında da dini söylemler ve davranışlar olabilir. Fakat seküler insanlar bu dini söylem ve davranışları Allah ve ahiret kaygısıyla değil, yine dünya kaygısıyla söylerler, ya da yaparlar. Mesela, ya o an İslami bir ortamda bulundukları, ya da psikolojik olarak daralmışlıklarını giderip kendilerini rahatlatmak için böyle davranmak zorunda hissederler kendilerini.

 Sekülarizm kavramını böylece basitçe izah ettikten sonra gelelim “Her şeye dini açıdan bakmamamız gerekir” cümlesine…

 “Din” dediğimiz zaman zorunlu olarak Allah akla gelir. Bu ikisini birbirinde ayıramazsınız. O zaman “Her şeye dini açıdan bakmamamız gerekir” cümlesi aynı zamanda “Allah’ı her şeye karıştırmamamız gerekir” anlamına gelir.

 Şimdi yolumuza şu ayetlerle devam edelim:

 “Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini anlamaz mısın? Üç kişi gizli konuşsa, mutlaka O onların dördüncüsüdür. Beş kişi olsalar, mutlaka O onların altıncısıdır. İster bundan az veya çok ve nerede olursa olsunlar, O onlarla beraberdir. Sonra diriliş gününde onlara yaptıklarını haber verir. Allah her şeyi bilendir”(Mücadele/7)

 “Gökleri ve yeri altı evrede yaratan, sonra bütün bunları hâkimiyeti altına alan O'dur. Toprağa gireni de, topraktan çıkanı da, gökten ineni de, göğe yükseleni de O bilir. Nerede olursanız olunuz O, sizinle beraberdir. Allah yaptığınız her şeyi görmektedir.”(Hadid/4)

 Bu ayetlere göre hayatımızda ve yaşadığımız mülkte Allah’ın olmadığı bir yer yok. Yani Allah açıkça “Siz neredeyseniz ben oradayım” diyor.

Buna göre biz Allah’ı hayatımıza ve işimize nasıl karıştırmayacağız? Nerede olursak olalım O bize bakarken biz O’nu görmezlikten mi geleceğiz? Vallahi bu hem küfür, hem de şirktir. Çünkü ortada olan şeyi görmezlikten geldiğimiz için küfür, O’nu yok sayıp yerine başka bir şeyi koyduğumuz için de şirk olmaktadır.

 Birini kendi mülkünde yok sayarak orada yaşamak nasıl bir bakış açısıdır?

Düşünsenize, misafir olduğunuz evde evin sahibine gerçekten hem “ev sahibi” diyeceksiniz, hem de onu evinin tamamında ya da bir kısmında adamı yok sayarak hareket edeceksiniz!

 Bunun kendinize yapıldığını düşünün! Kabul eder misiniz? Elbette, etmezsiniz. Bu böyle olduğu içindir ki hepimiz misafir olduğumuz evde istisnasız her konuda mülk sahibini dikkate alarak hareket ederiz. Çünkü doğru davranış budur.

Öyleyse, mülkünde yaşadığımız Allah’a da doğru davranalım. Modern hayatın temel kavramlarından ikisi olan ve Allah’ı hayatın dışında tutmayı esas alan laiklik ve sekülarizm batının zihinlerimize bıraktığı zehirdir. İkisi de öz de aynı anlamı ifade eder. Laiklik, bu zehrin devletle ilgili siyasi ayağını, sekülarizm de toplumla ilgili sosyal ayağını temsil eder. Eğitim adı altında bu zehri zihinlerimize yediriyorlar. Allah’a ve ahirete inanan insanlar tarafından bu böyle biline…

Ve ayrıca hayatın bu hayattan ibaret olmadığı biline…

“Bizim dünya hayatından başka hayatımız yoktur. Burada ölür ve burada yaşarız. Biz, asla tekrar diriltilmeyeceğiz.”(Mü’minun/37)

“Onlar, “Bizim dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur. Dünyaya geldiğimiz gibi ölürüz. Bizi ancak zaman yok eder” derler. Fakat onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Sadece öyle zannediyorlar.”(Casiye/24)

Bir müslüman bu dünyada yaşarken Allah’ı esas alarak doğru davrandığında dünyası zarar görebilir. Seküler bir insan da sadece bu hayatın şartlarına, diğer bir ifade ile çıkarına uygun hareket edip yanlış davrandığında dünyası fayda görebilir. Düşünebiliyor musunuz, doğruluk sahibine zarar veriyor, bunun yanında yanlışlık da sahibine fayda veriyor! Ama şimdilik…

“Hesap günü Allah şöyle diyecektir. Bugün doğrulara doğruluklarının fayda verdiği gündür. Onlara içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur.”(Maide/119)

Doğru yaşam ile ahiret arasındaki ilişki çok net bir şekilde görünüyor.

Demek ki, “Her şeye dini açıdan bakmamamız gerekir” cümlesi bir müslümanın asla kullanamayacağı bir cümledir.

Doğrulardan olmak dileğiyle…

                                                                                                                                               

Kaynak: https://www.facebook.com/hasan.eker.1238                                                                                                                                              

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA