23 Ekim 2020 Cuma

Aklı örtme Delili karartma

03-10-2020 22:24 Güncelleme : 06-10-2020 16:04

Aklı örtme Delili karartma

Helak olan apaçık bir delil üzere helak olsun, hayat bulanda apaçık bir delil üzere hayat bulsun. Enfal 42 Aklı şeytan işi olarak değerlendirip aklını ilk kullanan şeytandır diyen, imanın aklı bir kenara bırakmak demek olduğunu bizlere söyleyen, taklidi iman diye bir kavram ihdas edenler gerçekten ne söylediklerinin farkında mı? Hristiyan ve Yahudilerde aklı ve delili örten ve din adamı denen kimselerin ağızlarından çıkanlara çok büyük değer vererek onları rabler yerine koyacak kadar ileri giderlerken, bizler onlar gibi akıl ve delili devre dışı bırakamayız. Zira Allah kitabında “Akletme” kelimesini 49 yerde fiil formunda kullanmakta iken, bu kavrama yakın anlamlardaki kelimeleri ve “akletmenin yakın anlamlarından olan” olarak niteleyebileceğimiz kalp, sadr, lübb, fuad, basar, nazar, tefekkür, tezekkür, tedebbür, tefakkuh, fehm gibi kavramları da kullanmaktadır. Sadece bu mudur? Kendisini dahi sorgulayanlara cevap verirken, kitabını sorgulayanlara da cevap vermiş, ahireti inkar edenlere de deliller getirmiştir. İşte ibrahim a.s “ölüleri bana nasıl dirilttiğini göster.” demiş, Musa a.s.” Bana kendini göster.” demiş iken, melekler “yeryüzünde kan dökecek ve fesad çıkaracak birini mi yaratacaksın.” şeklinde istek ve sorularda bulunmuşlardır.

Allah ile Aldatmak..

Kendisine Müslümanım diyen bir çok kimseler etraflarında mürid toplamak, yandaş edinmek, grup oluşturup-cemaat kurmak ya da ekol oluşturmak üzere Allah’ın hizmetgarı ,Allah’ın yardımcıları, Allah’ın dostları, Allah’ın partisi v.s gibi çok çeşitli adlar altında  insanları biraraya getirmeye çalışmaktadırlar.

Bunun içinde kendilerince bir temel oluşturmaya çalışmaktadırlar.

Ama bu temelleri aldatma üzere olduğundan akıl ve delil üzere olamaz.

Çünkü akıl ve delilin olduğu yerde aldatma olmaz. Aldatma olması için akıl ve delili karartma olması gerekirken işte bunların yaptıkları da budur.

Bu durumda bunlar delilin ve aklın üzerini örten bir suçlu olmaktadırlar.

Kendi suçlarını ortaya çıkaracak olan akıl ve deliller onlar için ya kendilerine teslim edilecek ya da kayıtsız ve sorgusuz bir teslimiyetin önüne diz çökecektir.

Sorgulamanın ve kayıtsız bir teslimiyetin olmadığı yerde onlar barınamaz. Bunun içindir ki akıl ve delili örtecek söylemler içine girerken bunlara sırt çevirtecek yollara da insanları sokarlar.

Bunun için klasik yaklaşım, “sen bilemezsin, senin ilmin, bilgin buna yetmez” şeklinde çıkışlarda bulunurlar.

Bu şekilde aklını kullanmaya delil aramaya çalışanın önünü keserken buna bir de bilgi değil, aşkla gel diyerek akıl ve delili körleştiren bir kılıf bulurlar.

Rabb ise akıl ve delili önemserken sapkınlığın ve hidayetinde her halükarda bir delil üzere olmasını ister.

Helak olan apaçık bir delil üzere helak olsun, hayat bulanda apaçık bir delil üzere hayat bulsun. Enfal 42

Aklı şeytan işi olarak değerlendirip aklını ilk kullanan şeytandır diyen, imanın aklı bir kenara bırakmak demek olduğunu bizlere söyleyen, taklidi iman diye bir kavram ihdas edenler gerçekten ne söylediklerinin farkında mı?

Hristiyan ve Yahudilerde aklı ve delili örten ve din adamı denen kimselerin ağızlarından çıkanlara çok büyük değer vererek onları rabler yerine koyacak kadar ileri giderlerken, bizler onlar gibi akıl ve delili devre dışı bırakamayız.

Zira Allah kitabında “Akletme” kelimesini  49 yerde fiil formunda kullanmakta iken, bu kavrama yakın anlamlardaki kelimeleri ve “akletmenin yakın anlamlarından olan” olarak niteleyebileceğimiz kalp, sadr, lübb, fuad, basar, nazar, tefekkür, tezekkür, tedebbür, tefakkuh, fehm gibi kavramları da kullanmaktadır.

Sadece bu mudur? Kendisini dahi sorgulayanlara cevap verirken, kitabını sorgulayanlara da cevap vermiş, ahireti inkar edenlere de deliller getirmiştir.

İşte ibrahim a.s “ölüleri bana nasıl dirilttiğini göster.” demiş, Musa a.s.” Bana kendini göster.” demiş iken, melekler “yeryüzünde kan dökecek ve fesad çıkaracak birini mi yaratacaksın.” şeklinde istek ve sorularda bulunmuşlardır.

Bilmeyenler Allah bizimle konuşsa ya da bize bir delil getirse ya dediler. Onlardan öncekilerde aynısını söylediler. Kalpleri birbirine benzedi. Şüphe yok ki bizler kesin olarak kanaat getirecek olan bir topluluk için ayetleri ayan beyan ortaya koyduk. Bakara 118

Rabb her defasında bu halde 23 yıllık sürede elçisi ile konuşarak, hatta elçisinin özel hayatına dair (Onun evleneceği hanımlar ile, Müminlerin onun vefatından sonra eşleri ile evlenemeyeceği gibi zamansal olarakta o zamana ait durumlar da dahi) delilleri de söylerken şimdi buna rağmen akıl ve delili kötüleyen ve onların iman ile bağdaşmadığını söyleyerek soru soran ve sorgulayanları aşağılayan ve dışlayan bir topluluk ancak aldatma ve hile üzere kurulu bir topluluk ya da grup olabilir.

Bunların akıl ve delil temelleri yok iken yalan temelleri çok iken kendilerince insanları aldatmak üzere rüyalar uydurular, Elçi a.s rüyaya gelip ona birşeyler söyler, O’nu cennet ile müjdeler, Hatta toplulukları içine karışır, Onların olimpiyatlarına gelir, mitinglerine gelir,

Hatta şeyhlerin ona benzer olduğunu söylerken, rüyada vahy alır bu ve bunun gibi bir sürü keramet adı altında yalanlar uydururlar.

Dikkat edilirse bunların hiçbiri akıl ve delil üzere değildir.

Akıl ve delil üzere olduğunu söyleyenlerden bir kısmı da “kesin bu böyledir.”Ben bile çözemedi isem sizler çözemezsiniz.” “İşte  delil budur.” diyerek kendi görüşünü tam isabetli ve kesin olarak empoze edenlerin durumu da farklı değildir.

Bu gibilerini de otorite olarak kabul edip, falanca da bunu söylüyor diyerek o görüşü kesin doğru olarak kabul etmekte doğru olamaz.

Her kim Allah’a borçlu olduğunu hissedip bunu ödeme gayreti içinde ise, borcunu kesin bir hesaba, delile, göre bilmek durumundadır. Bu delili idrak ve kanaat getirmesi içinde akletmesi zorunludur.

Ancak bu süreçlerden geçerek ortaya çıkan ürün sağlam ve makbul olabilir.

Bu ürünü çıkaracak olan bireyinde zihni, kalbi ve iradi olarak sağlam olması gerekir.

Aksi halde Rabb aklını kullanmayan her kim ise onun üzerine pisliği boca eder.Yunus 101

 

 

 

 

 

 

                                           


 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA