23 Ekim 2020 Cuma

Biraraya getiren manasında kitap

05-03-2020 03:59 Güncelleme : 05-03-2020 03:59

Kitap bu potansiyele sahipken Rabbin Allah’ın ipine sarılın onda ayrılığa düşmeyin demesi bundandır. Çünkü bu kitap toplar,ve sıkı sıkıya bağlar. Kitabın kendisi kopmak bilmeyen bir kulptur.(Bakara 256) Fakat şimdi insanların durumlarına baktığımızda açıkça dağılma, kırılma ve parçalanma görmekteyiz. Özelde Müslümanların durumları çok daha vahim. Üstelik kitaba sarıldıklarını söyledikleri halde dağılmış,ince ince ayrılmış, parçalanmışlar. Gerçektende böyle.Çünkü bizlerin kitabı, nefsimiz olmuş, arzularımız, rivayetler, atalar kültürü, vatan, milliyetçilik, bayrak, cemaatçilik, particilik, kemalizm olmuş. Bizleri bağlayan(kitap) tüm bu bağlar (kitaplar) çürüktür. Bu çürüklük insanlığı ve Müslümanları bir arada tutamamış ve son kertede insanlık ve özelde Müslümanlar kokmaya başlamışlardır. Oysa bu kitap alemler için bir şeref ve hatırlatma iken,biz şerefi ve hatırlatmayı başka yerlerde aramışız?

Kitap kelimesi ketebe kökünden tulum vs. yi iki sırım ile dikmek anlamına gelir

Buradan biraraya toplayan ve ama sökülmez manasında biraraya getiren anlamı çıkar.

Sırım ip yerine kullanılan ince uzun deri parçası iken bu deri parçasının tek değil iki tane olarak kullanımı diğer bir deyişle çift dikişinin olması tahkimli bir dikimi, biraraya getirmeyi ifade eder.

Kitapta harf ve hecelerin biraraya getirilmesidir. Hatta çift dikişli, tahkim olmuş bir şekilde. Çift dikişle bağlanmış olan kitabın her harf ve hecesi de dolu doludur. Boş teneke gibi ses çıkarmaz çünkü ağırdır.(Biz sana ağır bir söz bırakacağız Müddesir) İşte El kitap bunu ifade eder.

Buna karşılık belirsiz olan ama adına kitap denen bir çok kitaplar ise bu tahkimatı sağlayamaz. İçi boştur, boşlukları vardır ve el kitabın karşısında devrilir.

Çünkü onların tümüne arkasından ve önünden batıl gelebilirken bu kitaba gelemez (Ona önünden de ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah'tan indirilmiştir.Fussilet 42)

Bu onların batıl ile yüklü olmalarının da doğal sonucu budur.

El-Kitap, batılın kendisine sızmadığı ve hatta gelemeyeceği bir nitelikte iken, onun bu niteliğinin sebebi onun Hikmet sahibinden gelmesi ama insanları birleştirmek üzere indirilmesidir.

Çünkü o, hakkı, Rüştü, doğru yolu, harflere ve kelimelere çift dikiş ile bağlaması onun hak, rüşt ve doğru yolun sahibi tarafından indirilmesindendir.

Çift dikişli olarak tahkim edilen bu kitab varlıktaki gerçekleri ve ilkeleri, insanın gerçekliği ile ihtiyaç ve sahiplenmesi gerekenleri, hepsini biraraya toplamış ve anlamlı anlaşılır halde birbirine çift dikişle bağlamıştır.

Kitabın zikir olması, işte bu manada varlıkta ve insanda olanları anlamlı ve anlaşılır olarak, birbirinden koparılamaz bir şekilde birbirine bağlamasındandır.

Bu kitap koparılamaz. Çünkü kitap bir bütündür.

Kitabın bir kısmını alıp bir kısmını örtenler ya da gizleyenlerin kitabı kopartanlar olarak vay haline.

Kitap kopartıldığı ya da bütünlüğünden ayrı alındığında koparılan ve alınmayan yerlerin yerine batılın geleceği ve dolduracağı açık iken bu durumda kitaba da bağlı olunduğundan bahsedilemez.

Bundan sonra kimse kitabım hak, Kur’an hak deme hakkına sahip olamaz.

Bu kişi sözü ile bunu söylese de eylemi ile ikiyüzlü olduğunu ayan eder.

Kitab kendi içinde dolu dolu ve boşluk kabul etmez bir şekilde sıkı sıkıya ağır zincirlerle birbirine bağlanıp hiçbir boşluğu bırakmayan (herşeyi hak ve hikmet uyarınca açıklayan) olarak ağırlığı olan ve kendi mevzisinde kendisi ile cihad edilen bir enerji haline gelir.

Kitap bu potansiyele sahipken Rabbin, Allah’ın ipine sarılın onda ayrılığa düşmeyin demesi bundandır. Çünkü bu kitap toplar ve sıkı sıkıya bağlar. Kitabın kendisi kopmak bilmeyen bir kulptur.(Bakara 256)

Fakat şimdi insanların durumlarına baktığımızda açıkça dağılma, kırılma ve parçalanma görmekteyiz. Özelde Müslümanların durumları çok daha vahim.

Üstelik kitaba sarıldıklarını söyledikleri halde dağılmış, ince ince ayrılmış, parçalanmışlar.

Gerçektende böyle. Çünkü bizlerin kitabı, nefsimiz olmuş, arzularımız, rivayetler, atalar kültürü, vatan, milliyetçilik, bayrak, cemaatçilik, particilik, kemalizm olmuş.

Bizleri bağlayan(kitap) tüm bu bağlar (kitaplar) çürüktür. Bu çürüklük insanlığı ve Müslümanları bir arada tutamamış ve son kertede insanlık ve özelde Müslümanlar kokmaya başlamışlardır.

Oysa bu kitap alemler için bir şeref ve hatırlatma iken,biz şerefi ve hatırlatmayı başka yerlerde aramışız?

Şerefsizliği mi? Laf dinlemeyen magandalığı mı tercih eden kalaslardan olacağız?

Bu halde ateşin en sevdiklerinden olmamız kaçınılmaz. Çünkü kalas ateşin en sevdiği  yiyecektir.

Bu ateşler içinden bir rahmet ve şifa olarak ancak bu kitap ile kurtulabiliz.Bu kitap bizi hayata bağlar, hakka bağlar, varlığa bağlar, insanlığa bağlar. Kendimize bağlar.

Başıboşluk, hedefsizlik ,nefsin ve dünyalıkların bağından da kurtarabilir.

Eğer bunlara bağımlı isek kitapla bağımızı dolayısı ile asıl bağlanmamız gerekene(Rabbe) bağlanmamışız demektir.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA