19 Kasim 2019 Salı

Zekatı Vermek ve Pislikten Arınma.

27-10-2019 12:37 Güncelleme : 27-10-2019 12:37

Müşrik biri o kitaba dokunamaz. Zira baştan rivayetleri ön plana sokar, geleneği bu kitabın önüne koyar, edindiği putlar ile bu kitaba yaklaşır. Pisliğe bulanmış bir şekilde bu kitaba yaklaşmaya çalışır. Yaklaşır da onun dokunduğu sadece onun kapağı, sahifeleri, yazılarıdır. Ama ruh olan o kitaba asla yaklaşamaz. Müşrik olanların pisliği de böyledir. Çünkü bunlar aklını kullanmayanlardır. Allah pisliği aklını kullanmayanların üzerine boca eder. Bizlere de aklını bir kenara bırak, iman akıl işi değildir,akıl başka inanç başka, akıl başka din başka deniyorsa ve biz de bunu kabul ediyorsak buradan pis kokular geliyor ya da bizler pisleşmişiz demektir. Bu Allah’ın dini hususunda böyle iken, toplumsal kabul ve diğer unsurlarda da böyle olmaktadır. Kendisini sosyalist, Kemalist ilan eden kimselerde kendilerini tanımladıkları bu kişilere nispet ederek onların görüşlerinin dışına çıkamaz, onlara eleştirel yaklaşamazlar.

Pis ya da Pislik nedir?

Bu en genel manası ile Allah’a ortak koşmak üzere dikili putlara yönelmektir.

Dikili putlar ise taşlar değil. Bir yön tayinidir. Dikili putlar huzuruna gelinip, bir yön, hedef ve en genel manada hayatın amacını belrleyen ,kişi veya nesnelerdir.

Bu manada bir puttan bahsederken bunların insanlar üzerinde hasılatı ancak pisliktir.Bunlarla ortaya çıkan hedefler, kazançlar ancak pislik içinde oynamaktır.

İşte böyle. Kim Allah'ın yasaklarına saygılı olursa bu, Rabbi katında kendisi için çok hayırlı olur. …….. Artık putların pisliğinden, yalan sözden uzak durun. Hacc 30

Bu durumda Rabbe ortak koşanlarda pisliklerden başkası değildir. İsterse günde beş defa abdest alsın, beş defa yıkansın, güzel kokular sürünüp temiz elbiseler giysin.Kaliteli bir giyim tarzı, yatları, konutları olsun durum değişmez.

Çünkü asıl yıkanacak yer kalblerdir.Kalblerde Rabbten başka birine yer var ise o kalbe pislik iner.

Allah ise paktır ve O Kalbi temiz tutar.

Temiz olanlar O’na ulaşır.

Meşhur O’na temiz olanlardan başkası dokunamaz ayetinde sözkonusu edilende bu manada anlamlıdır.

Zira bu ayette açıkça o kitaptan nasibini alacak olanlar ya da o kitabın dokunacağı kimselerin ancak temiz olanlar olduğu zikredilmektedir.

Müşrik biri o kitaba dokunamaz. Zira baştan rivayetleri ön plana sokar, geleneği bu kitabın önüne koyar, edindiği putlar ile bu kitaba yaklaşır. Pisliğe bulanmış bir şekilde bu kitaba yaklaşmaya çalışır.

Yaklaşır da onun dokunduğu sadece onun kapağı, sahifeleri, yazılarıdır. Ama ruh olan o kitaba asla yaklaşamaz.

Müşrik olanların pisliği de böyledir.

Çünkü bunlar aklını kullanmayanlardır.

Allah pisliği aklını kullanmayanların üzerine boca eder.Yunus 100

Bizlere de aklını bir kenara bırak, iman akıl işi değildir,akıl başka inanç başka, akıl başka din başka deniyorsa ve biz de bunu kabul ediyorsak buradan pis kokular geliyor ya da bizler pisleşmişiz demektir.

Bu Allah’ın dini hususunda böyle iken, toplumsal kabul ve diğer unsurlarda da böyle olmaktadır. Kendisini sosyalist, Kemalist ilan eden kimselerde kendilerini tanımladıkları bu kişilere nispet ederek onların görüşlerinin dışına çıkamaz, onlara eleştirel yaklaşamazlar.

Bilimsel adı altında her söyleneni kabul eder ve onlara mahsullere giden çekirge sürüleri gibi giderler.

Sadece bu mu ,konunun uzmanı, şu kadar eğitim almış, şurada okumuş v.s ad altında bir takım kimseler ortaya çıkarılarak bunların görüşleri eleştiriye tabi olmayacak kadar kesin kabul edilip, akletme yetisinin sınırı bu şekilde belirlenmektedir.

İşte bu durumda sadece bizler değil, esasen tüm insanlık pislik çukuruna doğru götürülüyor.

Şu halde ilk inen ayetlerde pislikten hicret et denilerek, aklını kullan, şirkten uzak dur denilmesi tüm insanlık için bir çağrı olmaktadır.

Şu anda Müslümanların ve insanlığın içinde bulunduğu bataklık apaçık bir şekilde pislik değil midir?

Bu pisliğe ise her geçen gün daha da batmaktayız.

Çünkü her geçen gün putlarımıza put ekliyoruz.

Aklımızı kiraya verip, aklı örten ve gizleyenleri daha çok tercih edip, bizim adımıza düşünmek üzere birilerine yetki veriyoruz.

Bu da bizi akılsızlaştırıyor.

Bu durumda pisliğin kapıları daha da açılıyor ve bizler nefessiz kalma içinde çırpınıp duruyoruz.

Zekatı vermek bunlardan temizlenmektir. Ağırlıklardan, pisliklerden ve onların kokularından….

Artanın oluşturabileceği pislikten temizlenmektir.

Salatı ikame ile zekatın verilme emri bu manada anlamlıdır.

Salat kötülük ve fuhuştan, şirkten uzak tutar ve bunu iş edinmeyi emreder, zekatı vermek ise, özde olana ilave bir artış var ise bunu hakkı olana  vererek temizlenme demektir.

Verilecek olanlar başkasının hakkı olan Mal ve  bilgi olabileceği gibi.

Nefisi bürüyen pisliklerde olabilir. Rahatlığın verdiği tembellik, umursamazlık , dedikodu, gıybet, zina, içki, israf, Anne ve babaya kötü davranmak, yalan söylemek, şirk koşmak,Kul sevgisini Rabbin sevgisi önüne geçirmek, Rabten daha çok kuldan korkmak, Rabbten daha çok eşini, işini, aşını, şeyhini, hocasını anmak,Nefsini övmek, riya ve gösteriş içinde teknoloji ve giyim modasını takip etmek.

Nefis evini bunlardan temizlemek bunları çöpe vermek zekatı vermektir.

Bunun içinde sürekli nefis muhasebesi ve uyanık olmak gerekir. Bunun vasıtası ise nur olan vahyle nefsin en karanlık köşelerine bakmaktır.

Bu bakış akıl gözü ile ve tüm kötü duygu ve düşünceler ile eylemleri  paketleyip bağlayarak(akıl bağlamak demektir.) çöpe atmaktan geçer.

Vesselam…

YORUMLAR
  • Serap Erdem   30-10-2019 04:30

    Bedeni temizlik bir tas su ile geçer ya manevi kirlilik ve pislik

ANKET - ARAŞTIRMA