16 Eylul 2019 Pazartesi

Kitabın Ne?

11-08-2019 15:53 Güncelleme : 11-08-2019 15:53

Bizler bize yükletilen kitabı yüklenmemiş, kuvvetle sarılmamız gereken kitaba kuvvetle sarılmamışız, zayıf düşmüş, başka şeyleri yüklenerek bunların altında inlemişiz. Kitap bizim için hikmetli olmamıştır. Çünkü Hikmet gem vurma anlamına gelir. Hayvana gem vurma ise onu kontrol altına almak içindir.Biz kontrolümüzü kitaba göre yapmamış iken bizim için o hikmetli olabilir mi?

Bu soruya çeşitli dinlerde olan insanlar mensup olduğu dininin bilinen kitabını anarak cevap verir. Ya da sahip olduğu ideolojisini temsil ettiğine inandığı kitabının adını anar.

Oysa senin kitabın senin değerlerini oluşturan, sınırlarını belirleyip, senin kendisine göre gem vurup yönünü, durmanı ve kalkmanı, oturuş ve duruşunu belirleyen diğer bir deyişle bu manaların hepsini içinde barındıran hikmetli gördüğün kitaptır.

Her insanın hayatında tabi olduğu bir kitabı vardır. Bu kitap, rivayetlerin, akletmeyen atalar dininden kalan kitap olabilir, Birisinin gösterdiği ülküleri takip ederek olabilir, malı ve parayı arttırmak üzere benimsenen bir hayat tarzı olabilir, bu kitap yazılı olmak zorunda değildir.

Kitap kader, hüküm ve farz manalarına gelirse, Hayatını belirlediğin yolun, uyguladığın hüküm, olmazsa yanarım dediğim gerekliliklerdir senin kitabın.

Şu halde sen kitabının ne olduğunu söyleyebilirsin?

Allah’ın kitabına uyduğunu söyleyen bizlerin hayatında bu kitab mı bizim kaderimizi belirlemektedir, Allah’ın kitabının hükümlerini mi uygulamaktayız, Allah’ın kitabını mı üzerimize gerekli kılıyoruz?

Oysa bizler Allah’ın kitabında ne yazdıklarını bilmiyoruz ki…O’nu merak edip, araştırma, kafa yorma zahmetinden, güzel sesle okumaya değer vermişiz.

Hatta O’nu anlamayız diyerekte O’ndan büsbütün uzaklaşmışız. Sonra da kitaba imandan bahsedip, kitabım Kur’an demişiz.

Sahi bizler Allah’ı mı kandırmaya çalışıyoruz? Yoksa kendimizi mi kandırmaktayız?

Baştan aşağı batı değerleri ile yaşam tarzını kendimize kader olarak belirlemişken, kitaptan olanlarıda eğip bükerek batının değerleri ile sentezleyip kendimize sözde hür bir yaşam tarzı oluşturmuşuz.

Buna kimse karışamaz, dilediğimi yaparım diyerek, Allah’ın kitabını arkamıza atmışız.

Kitabımız batı değerleri, moda, telefon hastalığı, daireler, binek araçlar, yazlıklar, evler, rahatlık olmuş.

Bunları elde etmeye yönelik, değerler oluşturmuş, bunu kaderimiz yaparak, bunları elde etme hükmü üzerine uygulamalar geliştirerek, farzlarımızı bunlara göre oluşturmuşuz.

Bizler bize yükletilen kitabı yüklenmemiş, kuvvetle sarılmamız gereken kitaba kuvvetle sarılmamışız, zayıf düşmüş, başka şeyleri yüklenerek bunların altında inlemişiz.

Kitap bizim için hikmetli olmamıştır. Çünkü Hikmet gem vurma anlamına gelir. Hayvana gem vurma ise onu kontrol altına almak içindir.Biz kontrolümüzü kitaba göre yapmamış iken bizim için o hikmetli olabilir mi?

Bizler daha bu kitaba dokunamamışız. Onunla temasa geçememişiz. Çünkü adamlar baştan onunla bizim aramıza  ona ancak abdestli olanların dokunacağını söylemiş biz de bunu hürmet olarak ele alıp bu kitaptan uzaklaştıkça uzaklaşmışız.

Kitaba iman etse idik bu hale gelmez idik, kitabımız Kur’an olsa idi bu halde olmazdık.

Ama bizi kurtaracak birileri var, Şeyh bize şefaat edecek, Peygamber a.s bizi ateşten kurtaracak, ne de olsa yanacağız ama sonra çıkarılacağız, Nasıl olsa affolunacağız.

Bu durumda kitaba sarılmanın gereği var mı? Kitabın hükümlerini hüküm olarak kabul etmeye gerek var mı? Kaderimizin yaşantımızın kitaba göre olmasına gerek var mı?

Artık her şeye geliriz, cahiliyye kitabına uyarız, şeytanın kitabına uyarız, nefsimizin kitabına uyarız, kutsal kabul ettiğimizi atalarımızın yolunu kitab ediniriz, Geçici dünya menfaatlerini elde etmenin kitabına uyarız..

Yaptıklarımızı kitaba uydurmaya çalışırız…

Aslında biz hikmetli  kitap üzere olmadığımızdan dolayı kitapsız olmuş çıkmışız.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA