19 Kasim 2019 Salı

Allah'a Yabancılaşma

27-07-2019 08:44 Güncelleme : 29-07-2019 15:13

Allah'a Yabancılaşma

Yamulan tanım yanlış tanıma ise, Allah’ı yanlış tanıyan O’nun kendi üzerindeki hakkları ile kendisinin O’nun üzerindeki haklarını hiçbir zaman bilemez. Dolayısı ile hakları bilmek adına da bu önemlidir. Aksi halde O, bir yabancı gibi algılanarak, her ne kadar sözle söylense de yok imiş, gözetlemiyor, duymuyor, haberi yok muş,hesap sormayacak gibi kabul edilen birisi olarak kabul edilerek birey hesaplarını O’na dönmeyecekmiş gibi yapacaktır. Allah’a yabancılaşan insan yabancıdır.Çünkü Allah’ı bilmek kendini, nerede duracağını bilmektir. Eğer nerede duracağını bilmez isen o zaman haddi aşanlardan olursun. Allah’ı bilmek insanların konumunu bilmektir.

Allahı hak olarak takdir edemediler.

İnsanların Allah tanımı Allah’ın kendisinden değil, ya nefislerinden ya da çevreden dir.Çevreden ise okuldan aldığı eğitim, toplumdan aldığı eğitim,okuduğu felsefi kitablardan aldığı eğitim,din adamı denen ileri gelenlerden duyduklarıdır.

Ama bunlar Allah’ı tanıtamaz.Çünkü bunlar olan Allah’ı değil, kendilerince olması gereken ya da böyle olmalı denen Allah’ı tanımlarlar.

Bu manada O’nu insan gibi tasvir ederler.Oğlu ve eşi olan, şirket yönetimindeki gibi başkan olarak O’nu kabul eder,ama yönetim üyelerinden de bahsederler.

O’nun insanların yüksek mevkiilerdeki gibi ulaşılamayacağını ve araya birilerini sokmanın gerekliliğine iman ederler.

O göklerin Rabbidir insan hayatına müdahale etmez derler.

Velhasıl kelam kötü ya da sanki iyi imiş gibi bir takım tanımlamaları O’na yapmaktan geri durmazlar.

Aslında başta O’nun aşkın ve eşsiz olması hesabı ile yapmaya çalışılan tanımlar her halükarda yanlıştır.

Diğer taraftan iyi niyetli olmayan bu tanımlardan bir çoğu da dikkat edilirse hayata karışmayan, nefsimizin isteklerine müdahil olmaması istenen, tabiri caizse bizim kendi ellerimizle yontup şekil verdiğimiz bir Allah olmaktadır.

Bu durumda Allah’ı olduğu gibi değil olmasını istediğimiz gibi tanırız.Olmasını istediğimiz tanım ise hak bir tanım değildir.

Bu tanım neden önemlidir.

Çünkü bu tanım O’nunla tanış olma ya da yabancılaşma şeklinde bir hukuku ortaya koyacaktır.

O halde bu tanımı önemsemek gerekir.

Tarih boyunca gelen elçilerin hepsinin yapmaya çalıştığı yamulan Allah tanımını düzeltmek olmuştur.

Çünkü her yamulan tanım,doğru yoldan yamuk yola sapkınlığa götürecektir.

Yamulan tanım yanlış tanıma ise, Allah’ı yanlış tanıyan O’nun kendi üzerindeki hakkları ile kendisinin O’nun üzerindeki haklarını hiçbir zaman bilemez.

Dolayısı ile hakları bilmek adına da bu önemlidir.

Aksi halde O, bir yabancı gibi algılanarak, her ne kadar sözle söylense de yok imiş, gözetlemiyor, duymuyor, haberi yok muş,hesap sormayacak gibi kabul edilen birisi olarak kabul edilerek birey hesaplarını O’na dönmeyecekmiş gibi yapacaktır.

Allah’a yabancılaşan insan yabancıdır.Çünkü Allah’ı bilmek kendini, nerede duracağını bilmektir.

Eğer nerede duracağını bilmez isen o zaman haddi aşanlardan olursun.

Allah’ı bilmek insanların konumunu bilmektir.

Allah’a yabancılaşan insanları Allah adına konuşan olarak görür, insanları şefaatçi olarak kabul eder, yetiş ya gavs ,göklerin ve yerin işlerinde tasarruf sahibi olarak görür, yardımı mezarlarına kadar indirir, ,atalarını en iyi bilen olarak kabul edip onlardan gelen rivayetleri en üstün olarak kabul eder,hatta etekemiğe büründü, isa gibi göründü, yunus gibi göründü,muhammed gibi göründü, mahmut gibi göründü demeye kadar azgınlığın zirvelerinde dolaşanlara yönelir.

Allah’ı bilmek varlığın konumunu bilmektir.

Allah’a yabancılaşan, ineğe tapar, güneşe tapar, Heykeller yapar,ulu önderler ihdas eder, manevi huzurunda şikayette bulunur sözler verir, bugünümüzü sağlayan ulu kişi der, malı-makamı, oğulları, binekleri hayatının odağına koyup, bunlar için çalışan olarak onları Allah yerine koyar.

Yaratılmışları yaratılmış konumdan onlara aşırı değer verdiğinden Allah yerine koyar.

Bunun içindir ki, Allah ile ilgili tanımlar toplum mühendisleri denen,bir takım din adamı denilen , akademisyen ya da uzman denilen kimseler tarafından tahrif edilmeye çalışılmıştır.

Çünkü Allah’ını bilmeyen,O’na yabancı muamelesi yapacaktır.

Düşünelim, kendisine sığınıp, güveneceğimiz Allah’a yanlış tanımlarlar ancak korku ve ümitsizlik içinde bizleri bırakmaktan başka ne olabilir ki?

Korkak insanlar ,ümitsiz insanlar, tatmin olmayan ve huzursuz insanlar projesinden başka ne ola ki?

Allah’ı tanımayan kendisini tanımaz, onu tanıyan onu unutan gibidir.Onu unutan kendisini unutur.

Hayatı dar bir geçimlilik içinde olur.

Seni yaratan ve her an seninle olup  şah damarından dahi daha yakın olana yabancılaşman, ancak yabanilikle, zavallılıkla, körlükle izah edilebilir.

Allah göklerin ve yerin nuru ise,bu nuru tanımayanın hayatı ancak karanlıklar içinde olur.

Rahman ve rahimi tanımayanın hayatı sert ve haşin merhamet ve rahmetten yoksun geçer.

Kalpler ancak O’nu unutmamakla tatmin olurken, O’na yabancılaşıp O’nu unutan psikolojik hastalıklara, hayatında stres ve depresyonlar ile, bir çok ruhsal hastalıklara maruz kalır.

Allah’ı takdir edememek O’na gereğince değer vermemek ise bu durumda kişinin kendisi de değersizleşir.

Çünkü izzet ve şeref Allah yanında ise ondan uzaklaşan zelil ve şerefsiz olur.

Bizler Allah’ı tanımayanlar olarak O’nunla hukukumuz yabancı gibi olmuştur.

Bu yabancılık içinde kendimize yabancılaşmış, topluma ve varlığa da yabancılaşmışız. Bu hali ile sanki vücudun yabancı cismi dışlayıp atması gibi varlıkta bizi neredeyse dışlayacak.

Güvercin ürkekliği içinde her geçen gün zayıflamakta ve acziyetimiz daha da artmaktadır.

Allah’ı kendisinin tanıttığı gibi tanımalı ve O’nu nefsimizinden dahi daha yakın olarak kabul etmeliyiz.

Bu kabul bizi aydınlatır, bu kabul bize izzet ve şeref verir, bu kabul bizi değerli kılar.

O’nu tanımak ise ancak O’nun tanımladığı şekli ile olur.

O’nun tanımlaması ise kendi indirdiği kitaptadır.

O’nun indirdiği kitap üzerinde düşünmek ve aklederek hayatta ona dört elle sarılmak O’nu tanımanın gerekliliğindendir.

O kitab Allah’ı tanıma kılavuzudur.

O kitabı okumayıp, akletmeyen ve sarılmayan her kim olursa olsun o Allah’a yabancıdır. Allah’I tanımıyor demektir.

Okuyup-akletmediğin, sorgulamadığın, bilmediğin bir şeyi nasıl olurda tanımaktan bahsedersin.

Sabahtan akşma kadar zikir çekse, tefriciye okusa, namazlar kılıp, oruç tutsa, hacca gitse de tanımıyor demektir.

İşte Müslüman aleminin sadece isminin Müslüman olması onların teslim olduklarını söyledikleri Allah’ı tanımamalarından başka bir nedenden değildir.

İşte bu bizim asimilasyunumuzun, yabancılaşmamızın,  başlangıcı olmuştur.

O halde öze dönüş, Allah’ı, Allah’ın tanımladığı gibi tanımaktan geçer. Bu şekilde bir tanımlama ile kendimizi çevremizi ve varlığı tanır, tanış oluruz.

O halde ikra’(oku) dan eğitime başlamalıyız…

 

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA