25 Agustos 2019 Pazar

Şeytan mı, Salat mı(Namaz)?-1

12-07-2019 06:13 Güncelleme : 12-07-2019 14:54

Şeytan mı, Salat mı(Namaz)?-1

Buna göre Salat fuhuş ve kötülükten ari ve uzak bir bireyi, dolayısı ile bunlardan müteşekkil bir toplumu ayağa kaldırmayı hedef edinir. Böyle bir toplum hayvani değerlerden aziz, insani ve iyilik timsali bir toplum olabilir. Salatın bu niteliği itibari ile iyiliğe ve güzelliğe leke getirici tüm pislikten uzaklaştırıcı olması hesabı ile koruyan ve parlatandır. Bizce O

Muhakkak ki salat , fuhşiyatı ve kötülüğü yasaklar. Ankebut 45

Muhakkak ki Şeytan fuhşiyatı ve kötülüğü emreder. Nur 21

Bu iki ayet birbirini açıklamaktadır. Bir yanda salat onun karşısında şeytan.

Salat şeytana karşıdır. Şeytan da salatı yıkmak ister.

Bu durumda insan bu iki etki altındadır. Bu iki etki altında emredilen ve yasaklananı tercih eder.

Salatın bildiğimiz farsça anlamı ile bir ritüel olmadığı buradan da anlaşılmaktadır. Çünkü buradaki durum süreklilik arzeder. Belirli bir zaman ve mekan ile sınırlı değildir.

Oysa biz namazı belli vakitlerde eda edilen bir ritüel olarak ele alırız. Fakat burada sürekli olarak fuhşiyattan ve kötülükten alıkoyan bir unsurdan bahsedilir.

Salatın bu tür bir işlevinin olması onun, yaratılışa uygun olmasındadır. Çünkü fuhşu ve kötülüğü insan istemez.

Buna göre Salat fuhuş ve kötülükten ari ve uzak bir bireyi, dolayısı ile bunlardan müteşekkil bir toplumu ayağa kaldırmayı hedef edinir.

Böyle bir toplum hayvani değerlerden aziz, insani ve iyilik timsali bir toplum olabilir.

Salatın bu niteliği itibari ile iyiliğe ve güzelliğe leke getirici tüm pislikten uzaklaştırıcı olması hesabı ile koruyan ve parlatandır.

Bizce O’nun korumaya çalıştığı şey, tertemiz fıtrattır.

Elbiseni temizle, kötülükten uzak dur şeklinde ayetler ile de ifade edilen unsur aslında budur.

Salatın, çöplükten ve pislikten uzak kılıcı etkisi, bireyi sürekli temiz tutma potansiyelindendir.

Esasen o, bireyde bu şekilde bir bilinci açık tutarak onu temiz ve pak kılmak istemektedir.

Salatın bu niteliği,O’nun her türlü ortaya çıkmasına vesile olabilir.

Vahy bu manada bir salattır. Çünkü o kötülük ve fuhuştan yasaklar. Oruç bir salattır. İnfak bir salattır. Sadaka bir salattır. Anne-babaya iyilik bir salattır. İsraf etmeme, hırsızlık yapmama, zina etmeme, dedikodu yapmama, dünya malına düşkün olmama, Allah’a ve Ahiret gününe inanarak ortak koşmama ve salih amelde bulunma da (kehf 110) bir salattır. Eğer salat namaz kılma ise işte bunları yapan namaz kılandır.

 

Hal böyle iken salat, zararlı unsurlardan alıkoyucu bir uyarıcı olmaktadır.

Salatın tam karşısında olan ise şeytandır. Çünkü şeytan da salatı ifsat edip, onu kırmayı emreder.

Çünkü şeytanın emri ise salatın yasakladıklarıdır. O da fuhşiyatı ve kötülükleri emreder.

Bu durumda o insanın düşmanıdır. O insanı bozmaya muhafaza etmesi gereken temizliği kirletmeye çalışır.

O halde Şeytanın kötülük ve fuhuşları nelerdir.:

Bunları görürsek salatın neleri yasakladığını daha iyi anlarız.

Şeytanın öncelikle emrettiği şey

ilimden uzaklaşmak ve atalar dinine körü körüne bağlanmaktır.

Atalar Dini

Böylelerine, Allah'ın indirdiğine uyun dendiğinde şu cevabı verirler: "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Peki, şeytan onları, alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı? Lokman 21

Şeytan insanları öyle işlemiştir ki söz konusu insanlar Allah ile atalar arasında tercihte atalarını kabul etmiştir. Şeytan onları davet etmiş iken onlarda bu davete icabet etmiş ve bu icabet ile Allah’ın indirdiğini arkalarına atmışlardır.

Ayetin devamında şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmakta denilerek onların Allah’ın indirdiğine çağrıya rağmen atalar dini üzerinden alevli ateşe çağırmaktadır.

Bu durumda şeytanın insanın apaçık düşmanı olduğu da sarihtir.

Ateşe olan bu çağrıya icabet eden kişi şeytanın ardından giden olarak doğal olarak aklını kullanmayanlardır. Şeytanın istediği de aklını kullanmamak ve aklı atalara ve rivayete teslim etmektir.

Hiçbir aklı selim insan, şeytanın iyi olduğunu söyleyemez.

Şeytanın burada emrettiği kötülük ise salatın yasakladığıdır.

Bu ayetten hareketle salat atalar dinine körükörüne uymaktan meneder. Çünkü salat, Allah’ın indirdiğine uymayı emreder.

Salat aklı kullanma ve sorgulama önündeki tüm engelleri yasaklarken,biat kültürünü ve atalar dinini tabu olarak almayı yasaklar, ateşe davet ve yollarını da yasaklayan bir konumda olur.

Şu halde atalar dinini yasaklayan bir konumdadır.

Zaten Şuayp a.s da bunu anlayan Medyen halkı O’na

Ey Şuayp sana salatın mı atalarımızın taptığını terketmemizi emrediyor…..Hud 87 demişlerdi.

İlimsizlik

İnsanlardan bazıları vardır, hiçbir ilme sahip olmadan Allah konusunda mücadele eder ve her inatçı şeytanın ardı sıra gider.Hacc 3

Bu ayete göre salat ilimsiz olarak, kuruntu ve kulaktan dolma bilgiler ile Allah’ı tanımayı ya da tanımlamayı meneder. Zaten insanların en büyük yanılgısı da Allah’ı gereği gibi tanıyamamak iken, şeytan buradan hareketle insanları iğva eder.

salat ise yasaklar.

Oysa şimdi bir çok insanda görmekteyiz ki salat ettiklerini söyler ya da namaz kıldıklarını…Ama hayatları ilimsiz şekilde, hurafe, yalan, uydurmalar, efsaneler ile dolu iken, cahil atalarına uyar, onları yere-göğe sığdıramaz. Alim,hoca, şeyh v.s gibi dediklerinin ilmini yüce olarak görür, onları sorgulamadan biat kültürü içinde benimser. Allah’a gereği gibi değer vermek yerine O’nu ikincil plana iter.

Ondan sonra da salat yerine koyduğu namazı kıldığını söyler.

Oysa bu bir yanılgı ve aldatmadır.

 

 

 

Çünkü şeytan,

Allah ile Aldatır.

Ey insanlar, Allah'ın vaadi haktır! O halde iğreti dünya hayatı sizi sakın aldatmasın! O yaman aldatıcı, o çok gururlu, sizi sakın Allah ile aldatmasın. Fatır 5

Allah ile aldatması budur. O, kişinin doğru yolda olduğunu söyler. O’na vaatler verir, O’nun yolunun şaşırmasını ister, Çünkü O’nun önünden arkadan, sağdan ve soldan yanaşma taktikleri vardır.

Bu taktikler çerçevesinde kişiyi kuşatır ve onu şaşkın şaşkın dolaştırır.

Yaldızlı sözler fısıldar. Bu sözler insanın hoşuna gider. Buradan insanı yakaladığı zaman O’nu dilediği kalıba döküp tüm değerlerini alt üst eder. Bu durumda insanın dünyası altüst olmuş ve yıkım başlamıştır. Nasıl olsa Allah affeder der.

Onların ardından da, âyetleri tahrif karşılığında şu değersiz dünya malını alıp, “Nasıl olsa bağışlanacağız” diyerek kitaba vâris olan birtakım kötü kimseler geldi. Onlara, ona benzer bir menfaat daha gelse onu da alırlar. Peki, kitapta Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan söz alınmamış mıydı ve onlar kitaptakini okumamışlar mıydı? Âhiret yurdu, sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınız ermiyor mu? Araf 169

Ya da biz biraz yanıp sonra kurtuluşa ereceğiz derler.

Dediler ki: "Sayılı birkaç gün dışında ateş bize asla dokunmayacaktır." De ki: "Allah'tan bir ahit mi aldınız! Allah, ahdine asla ters düşmez. Yoksa siz Allah'a isnat ederek, bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?" Bakara  80

İşte salat kişinin aldatılmasını ve aldanmasını yasaklar. Yıkımı yasaklar.

Onu uyanık birey kılar. Şaşkınlıktan şaşırmaktan alıkoyar. Çünkü o sorgulamayı ve ilmi, önemser. İlim üzere olmayan, bilgiden uzak cehalet ve hurafeleri yasaklar.

Şeytan yapılanları süslü göstererek o kişiyi çeker. Onu bu işi yapmaya teşvik eder. Salat süsü suyun üzerindeki bir köpük olarak değerlendirip, bireyin bu süse aldanmasını yasaklar.

"Onu ve toplumunu, Allah'ı bırakıp güneş'e secde eder buldum. Şeytan onlara, yapıp ettiklerini süslü gösterip onları yoldan saptırmıştır. Artık doğruyu bulamazlar."Neml 24

Zorluğumuz kendilerine gelip çattığında bir sığınabilselerdi! Ne yazık ki kalpleri katılaştı; şeytan, yapmakta olduklarını onlara süslü-püslü gösterdi. Enam 43

Şeytan fakirlik ile korkutur.

Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkin çirkin şeylere teşvik ediyor, Allah ise lûtfundan bir mağfiret ve fazla bir kâr va'd buyuruyor, Allah’ın kudreti geniş, ilmi çok. Bakara 268

İnfak ettiğinde, yetime ve yoksula, muhtaca verdiğinde muhtaç duruma düşeceğini söyler. Bu nedenle o kimseleri asalak ve hakir gösterirken kendisini fakir kılacak tehdit olarakta görür. Bu manada yetime vermez, onu itip kakar, O’nun elindekini alır, güçsüzü ezer, Biriktirme ile güvence altında olacağını zanneder.

Şeytanın fakirliği bir korku unsuru olarak gördürmesi, toplumsal dayanışmayı ve yardımcı olma ahlakını dinamitleyen bir unsur olarak ortada dururken, fitne ve fesadı yayıcı bir salgın hale getirir, salat ise bunları yasaklar.Çünkü o düzeni ve huzuru emreder.

Salat, Yetimi yoksulu ve muhtacı itip kakan onları aşağılayan, verirsen sen de muhtaç olursun düşüncelerini yasaklar, toplumsal dayanışma ve yardımcı olma önündeki engelleri de yasaklar.

Buna göre salat, bir dayanışma ve yardımlaşma unsuru olarak ortaya çıkarken, infak ve vermekten dolayı korkan bireyler değil, vermeyi teşvik eden bireyler olmayı emreder.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA