16 Eylul 2019 Pazartesi

Sevgilerimiz

23-06-2019 00:15 Güncelleme : 26-06-2019 16:01

Sevgilerimiz

Bu manada sevgilerin en büyüğü ve diğer sevgileri belirleyen unsur Allah sevgisi olmalıdır. Sevgi yöneltilen ile uyumlu ise, en büyük ve yücenin ,eşsiz ve tek olanın Allah olması hesabı ile O’na olan sevgininde bu niteliklere sahip olması gerekir. Bu sevginin kanıtı ise tercihlerde kendisini gösterir. O sevgiye zarar verecek olanlardan kaçınmak, sevgiliyi incitecek davranışlardan kaçınıp, O’na bağlılığı arttırıcı işlerde bulunmak elzemdir. Allah’ı sevmek sevgilerin en üstünü ise O’nun sevildiği gibi kimsenin sevilemeyeceği de ortaya çıkar. Çünkü kimse O’nun gibi olamaz.

Öyle insanlar vardır ki, Allah’ın altındakileri Allah gibi tutar da onlara, Allah’a beslemesi gereken sevgi gibi sevgi besler.

Müminlerin Allah’a olan sevgileri ise her şeyden daha ileri ve daha kuvvetlidir. Bakara 165

Sevgi, kişide çeşitli nedenlerden dolayı yakınlaşmak, benimsemek, güzel ve iyi duygular beslemek şeklinde nükseder.

Sevgi anlık bir duygudan, tohumsal temelli bir duygu olması itibari ile kalpte tohumları her zaman olan diğer bir deyişle sürekli olarak kendisini yenileyen bir bağ olarak ortaya çıkar.

Bunun çeşitli şekillerde yöneltilmesi söz konusudur.

İnsan bu duyguyu taşıyan olarak her halde bu duyguyu birisine yönelterek O’nu tatmin yoluna gidecektir.

Ama bu sevgi tohumunun kalpte yer ederek, temel ve tüm sevgileri belirleyen bir genişlik ve derinlikte olması gerekir.

Sevginin tüm sevgileri yönetici temel bir sevgi olmaması halinde bir başıboşluk ve şaşkınlığın olması tabiidir.

Bu tabiyet içinde ise kişinin savrulması, kara sevda içinde aklını arkaya atması, körlük ve aptallık içinde , zillete bürünmüş halde çamura batması olağan sonuçlardan olacaktır.

Bu hali ile bu sevginin, akıl ile yoğrularak bağlanması onda denge unsurlarının sağlanması açısından önem arzeder.

Bu durumda sevgiyi akıldan ayrı ve farklı bir yere koyarak , ondan soyutlamak haddini aşar bir yerlere gitmek olur.

Bu manada sevgilerin en büyüğü ve diğer sevgileri belirleyen unsur Allah sevgisi olmalıdır.

Sevgi yöneltilen ile uyumlu ise, en büyük ve yücenin ,eşsiz ve tek olanın  Allah olması hesabı ile O’na olan sevgininde bu niteliklere sahip olması gerekir.

Bu sevginin kanıtı ise tercihlerde kendisini gösterir. O sevgiye zarar verecek olanlardan kaçınmak, sevgiliyi incitecek davranışlardan kaçınıp, O’na bağlılığı arttırıcı işlerde bulunmak elzemdir.

Allah’ı sevmek sevgilerin en üstünü ise O’nun sevildiği gibi kimsenin sevilemeyeceği de ortaya çıkar. Çünkü kimse O’nun gibi olamaz.

Bu sevgi, mallar ve canlar ile O’nun için çalışılmasını gerektiriyor ve O’nun daima anılmasını zorunlu kılıyorsa bu sevgi hayatın içinden ve O’nu tümü ile kuşatan bir genişlikte yer almalıdır.

İman edenler, Allah sevgisini bu şekilde ispat eder.

Buna rağmen iman eden olduklarını söyleyenlere baktığımızda bu insanların, kimi daha çok sevdiklerini görüyoruz.

Cep telefonlarında kimlerin resimleri var? Bilgisayarlarında? Sosyal medya hesaplarının profillerinde? Duvarlarında sevgilerinden dolayı mürşid, şeyh, hoca dediklerinin resimleri yok mu? Bu insanlar kendilerinden geçip, kimi anıyorlar.

Hayatımızın odağında çoluk-çocuğumuz, eşimiz, işimiz, ticaretimiz mi var? Dünya hayatını çok mu seviyoruz? Malı ve parayı çok mu seviyoruz?

Gerçekten kendimize bir bakalım? Kime daha çok sevgi besliyoruz?

Buna tabii ki Allah’a deriz. Ama hayatımıza baktığımızda topçu, popçu, oyuncu, karşı cins, kadınlara ya da erkeklere düşkünlük ; şeyh, hoca, üstad, alim bunları çok sever ve bunları anarak bunlara bağlılığı bir din olarak anlarız, onları sorgulamaz ve şüphesiz bir itaat içine gireriz; evler, yatlar, katlar, kar sağlayan ticaret bize o kadar sevimli gelir ki Allah yolunda çalışmaktan bunlar bizi alıkoyar.

De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz/menfaat çevreniz, elde ettiğiniz mallar, kesadından korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden konutlar sizin için Allah'tan, resulünden ve Allah yolunda çalışmaktan daha sevimli ise artık Allah, emrini getirinceye kadar bekleyin. Tevbe 24

Ama bu sevgi bizi ateşler içine atan bir sevgidir. Sevgi beslenenler bizlerin göğsünü ve sırtımızı dağlayan kızgın demir olacak iken, O şeyh, hoca, üstadlar ise eğer bunlardan Salihler var ise bunlar, Rabbimiz biz onlardan beri idik derken, kendilerini ilah ve Rabb gibi görenler ile de kin ve nefret üzere atışıp ,onların cezalarının iki kat olmasını isteyeceğiz.

Ve diğerleri için ise şu itirafta bulunacaklardır: "Rabbimiz biz, efendilerimize, büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar."Ahzab 67

Siyasetçilerimizi çok sevdik, kanaat önderlerimizi, aşiret liderimizi, cemaatimizin önderini, tarikatimizin liderini,atalarımızı…

Sevgi bizim aklımızı başımızdan almasın. Aklederek yalnız Allah’a yöneltilen bir sevgi içinde ama diğer sevgileri de tanımlayıp onları yöneten bir sevgi içinde olmalıyız.

Sevgimizi, yönelişlerimizi tekrar gözden geçirmekte fayda vardır.


 

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA