25 Agustos 2019 Pazar

Kendimize bakıyor muyuz?

26-05-2019 00:13 Güncelleme : 27-05-2019 12:29

Kendimize bakıyor muyuz?

Ama bu kendi nefislerini unutup, kibri getirirken, kendi hatalarının müsebbibi olarakta başkalarını görüp masumluktan bahsetmeye kadar götürür. Çünkü mevcut durumların müsebbibi hep kendi dışlarında olan insanlardır. Bu insanlar bu hataların, kin ve nefretin ,fitne ve fesat ile,kötülük, günah ve fuhşun sebebi olarak kendi dışındakileri görürler. Kendileri ise bu işten masumdurlar. Bunu eleştirir, O’nu eleştirir, suçlar, kin ve nefret içinde olur. Ama kendi hayatına baktığında tümü ile suçladığı kimse gibi yaşar ya da suçladığı bu kimselerin yolundan gider. Biz hiç kendimize bakmayız. Fakat Rabbani terbiye sahibi açıkça terbiyenin en temel unsuru olan kişinin kendisine bakmasından bahseder. Bizde ise o öyle yapıyor bu böyle yapıyor diyerek, O’nun kötülüğünü örnek alıp, iyi yönünü de örnek almayız. İman edenlerden olduğumuzu söylüyorsak aynayı kendimize tutup, nefsimize çeki düzen vermeliyiz.

Ey iman edenler! Siz, kendinizi düzeltmeye bakın. Siz, doğru yolda oldukça sapmış olan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size neler yapıyor olduğunuzu haber verecektir. Maide 105

 

Yüce Rabb iman eden olduğunu söyleyenlerde olmayıp ama olması gereken bir hasleti sözkonusu ederek öğüt vermektedir.

Bu öğüt, başkası hakkında karar, yargı, kin, haset, gıybet, özenti değil, kendilerine bakmalarıdır.

Müminler, insan olmaları hesabı ile yukarıda sayılan olumsuz nitelikleri ifa edecek potansiyele sahiptirler.

Hatta çoğu zaman hadlerini aşıp, bunları ifa da etmektedirler.

Ama bu kendi nefislerini unutup, kibri getirirken, kendi hatalarının müsebbibi olarakta başkalarını görüp masumluktan bahsetmeye kadar götürür.

Çünkü mevcut durumların müsebbibi hep kendi dışlarında olan insanlardır.

Bu insanlar bu hataların, kin ve nefretin ,fitne ve fesat ile,kötülük, günah ve fuhşun sebebi olarak kendi dışındakileri görürler.

Kendileri ise bu işten masumdurlar.

Bunu eleştirir, O’nu eleştirir, suçlar, kin ve nefret içinde olur.

Ama kendi hayatına baktığında tümü ile suçladığı kimse gibi yaşar ya da suçladığı bu kimselerin yolundan gider.

Biz hiç kendimize bakmayız.

Fakat Rabbani terbiye sahibi açıkça terbiyenin en temel unsuru olan kişinin kendisine bakmasından bahseder.

Bizde ise o öyle yapıyor bu böyle yapıyor diyerek, O’nun kötülüğünü örnek alıp, iyi yönünü de örnek almayız.

İman edenlerden olduğumuzu söylüyorsak aynayı kendimize tutup, nefsimize çeki düzen vermeliyiz.

Biz ne yapıyoruz? Yapmamız gerekenler nelerdir?

Zira ne yapmalıyız dediğimizde hemen akla namaz, oruç, hac, zekat gelip bundan başka sorumluluğumuz yokmuş gibi davranmaktayız.

Ne yapmamız gerektiğini dah bilmez iken, bir kısmımız bilmekte iken de bunlar sabahlara kadar konuşmaktan, akşama kadar uyumaktan ya da fildişi kulelerinde oturmaktan, yapmaları gerekenleri ifa etmekte değillerdir.

 

 

 

 

Şimdi bizler bu durumda kendimizle ne kadar ilgileniyoruz.

Bu ayetin neresindeyiz.?

İman bir güven işi ise, kendimize bakıp, şu sünnetullahı da göz önüne almalıyız.

Kişiye ancak kendi yaptığı vardır.

O halde bu güven olduğunda, sapan kişinin yaptıkları bize zarar vermez. Çünkü onu o yapmıştır. Yaptığı şeyde nihayetinde yapana dönecektir.

Buna göre biz ancak üzerimize düşeni yaptığımız halde bu bize zaten bir şey yapamayacaktır. Çünkü Allah vaadine muhalif iş yapmaz.

Şu halde bizler kendi nefsimizi inşaa ve ıslah ediyor muyuz?

Kötülük ve fuhuştan alıkoyuyor muyuz? Yetimi ve yoksulu kolluyor muyuz? Dünya nimetlerine karşı zaafiyet gösterip onlara tamah mı ediyoruz?

Aslında biz kendimize bakmayıp başkalarını eleştirip ve yargılamayı çok seviyoruz.

Oysa iman edenlerin en önemli özelliği kendilerine dikkat etmeleridir..

Bizlerin geri kalmışlığımızın ve diğer insanların uydusu olmamızın en önemli nedeni de işte budur?

Yalnızca eleştiri, laf ama icraata gelince ortalıkta kimse kalmaz.

Kahvehanede hükümetler yıkar ,kurarız, arkadaş çevresinde çok iyi konuşur, amerikanın, Yahudi ve Siyonistlerin yaptıklarını anlatırız.

Ama kendi hayatımıza baktığımızda bunların istediği kalıpta ilerleriz.

Hedef ve ideallerimiz bam başkadır.İnşaa ve ıslah çabamız yoktur.

Onlara ,onların bizi koruyacakları ümidi ile mi yanaşırız. Ya da onların bize rızık vereceğini, makam ve mevki ile şeref ve izzetin onların yanında mı olacağını zannediyoruz?

Kendimizi inşaa ve ıslah çabamız içinde kulaktan dolma bilgiler, rivayet ve gelenek ile olmaz.İman  ve kanaat oluşturacak bilginin ayaklarının yere basması, kainat ve fıtrata uygun olması gerekmektedir.

Bu niteliğe sahip olan bilgi ya da ilim ise ancak vahydir. O halde vahyden kendimize bir elek oluşturmamız gerekiyor.Bu elek kum eleği gibi bizim gereksiz cüruflarımızı temizlemeli işe yarar olanları ayrıştırmalı.

Ama bunun için imtihan ateşi içinde cürufların ayrılması ve  altın cevherinin ortaya çıkması gerekir.

YORUMLAR
  • ilkay Bayram   27-05-2019 14:12

    inşa ve ıslah çabası sahih bir yol, güçlü deliller ve vahiy ışığında yapılmadığı müddetçe değişen bir şey olmayacaktır.

  • Ali Özdemir   27-05-2019 13:07

    Elbette öncelikle insan kendisine bakmalı. Başkalarına bakarken bizler kendimize bakmayı unutuyoruz maalesef...

ANKET - ARAŞTIRMA