25 Agustos 2019 Pazar

Biat Kültürü mü, Sorgulama mı?

24-05-2019 07:22 Güncelleme : 27-05-2019 12:07

Biat Kültürü mü, Sorgulama mı?

Vahy, temeli itibari ile sorgulama kültürünü tefekkür, tezekkür, teakkul kavramları ile muhatabına ulaştırırken, bunun olmamasının kişinin pislikler içinde kalması olarakta değerlemektedir. Şayet vahy bir arınma ve temizleme üzere geldi ise işte kendisinden arındırılacak pislik, sorgulamamaktan kaynaklanan pisliktir. Fakat bu sorgulamanın olması tek başına yeterli değildir. Bununla birlikte sorgulamanın aksiyoner ya da inkılabi olması gerekir. Bu şekilde bir sorgulama, ancak pislikten uzaklaşmayı salık verir. Sorgulama hep var ve olması gerekirken, sorgulama insanların hareketlerine bir kısıtlama getirirken böylece daha dikkatlice de olacaklardır.

Zatı Hazreti Padişahin nefsi hümayunu mukaddes ve gayri mesuldür(Sorumlu değildir).Madde 5 (Kanuni esasi)

Osmanlı anayasasının 5. Maddesi Padişahı mukaddes kabul ederken diğer taraftan O’nun yaptıklarından sorumlu olmadığını ifade eder.

Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri ……. kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. 

Yeni cumhuriyet ile de Mustafa Kemal kutsal sayılıp onun heykeli dahi kirletilemez.

Bizler öyle bir kültür içinde yetiştirilmişiz ki bizde sorgulama ,niçin ve neden soruları hep üzeri örtülmüştür.

Çünkü bunlar sakıncalı sorular iken, bu sorular ile ortaya çıkabilecek cevaplar diğer insanları da zorda bırakacaktır.

Hal bu iken bu insanların sorgulamaları bu gibi yasa, gelenekten gelen bir alışkanlık ile önüne set çekilerek insanların biat etmesi sağlanmaya çalışılmıştır.

Bu sadece bizim toplumumuzla ilgili bir olgu değildir. Çünkü bunu dünyadaki insanları köleleştirmeye çalışan herkesin bir politika olarak benimseyerek buna göre eylemler geliştirdiklerini görüyoruz.

İnsanları artık yaşanan olaylardan hareketle kabuller oluşturmaya zorlamakta, doğru bu olsa da yaşanan budur diyerek yaşananları doğrular olarak kabul ettirmeye çalışmaktadırlar.

Bunun evveliyatı toplumlarda o kadar yaygındır ki atalar dini veya kültürü bu noktada çok etkindir.

Hatta bazen akla aykırı unsurlar peydah olup, duyguların kaldıramadığı uygulamalar olsa da atalar kültürü denilerek buna cevaz çıkarken diğer taraftan, “hikmetinden sual olunmaz” diyerek kabullenmeler devam etmektedir.

Bu toplumsal bir süreç içinde hep böyle devam etmektedir. Aile içinde babaya sorgusuz bir itaat, ağabeye itaat, aşiret veya kabilede reise itaat, okulda öğretmene müdüre itaat, işyerinde amire sorgusuz itaat, askeriyede komutana sorgusuz itaat, camide hocaya itaat, tarikatte şeyhe sorgusuz itaat, Parti liderine sorgusuz itaat v.s şeklinde. Bu biat kültürünün  görünümü her yerde söz konusudur.

Bu durum karşıdaki kişileri sorgulanamaz hale getirirken bu kişilerde her türlü melaneti yapma yetkisini kendilerinde görürken, akla ziyan işleri yapmaktan da geri durmazlar.

Hatta bunu kabul edenler olarak sorgulanmayacakları üzere işler yaparlar.

Padişahın mesul olmaması , mustafa kemal ya da devlet başkanının vatana ihanet dışında yargılanamaması demek bunlarda ahirete imanın varlığını ortadan kaldırır. Bu durumda bu insanların kime karşı sorumlu olduklarından ya da olacaklarından bahsedilebilir.

Dilediğini yargılayabilir, hatta yargılamadan asabilir, öldürebilir, dilediği yere el koyar, dilediğinin malına ırzına musallat olabilir , dilediği yerleri ve imkanları dilediğine verebilir. Nihayetinde sorgulanmaz.

Allah ayetinde Allah yaptıklarından dolayı asla sorgulanamaz; fakat onlar her daim sorgulanırlar.Enbiya 23

Bu ayet İlah ile Kul belirtecinin varolduğu ayettir. Yani bu ayet İlah’ın sorulamayacağını, sorgulanamayacağını söylerken, kulun sorulacağını ve kimi sorgulamayacağını söyler.

Hal böyle iken kendilerini sorgulanamaz olarak görenler kendilerini her ne kadar biz ilah değiliz deselerde ilah yerine koyanlar olurken, onları sorgulanamaz olarak görenlerde onları her ne kadar ilah olarak görmediklerini söyleseler de onları ilah kabul etmiş olurlar.

Şu halde herkesin, Allah hariç, hesap verebilir olması ve hesap verici olarak kabulü elzemdir.

Fakat çocuklarımıza niçin ve neden demeyi öğretmeden önce evet demeyi öğretmekte, sus sadece söylediğimi yap ve sorgulama,yargılama diyerek sorgulamalarının önüne set çekmekteyiz.

Bu durum ekonomik, iş ve siyaset hayatında da kendisini göstermekte ve buralarda kararları ve hükümleri sorgulamamaktayız.

Çünkü çıkarlar ve orada kalma nedeni sorgusuz itaati gerektirdiği halde bu öyle boyutlara varmaktadır ki Rabbani olan ile arzulara uyan arasında tercihte dahi sorgulamayı bırakıp nefsani olanı tercih etmekteyiz.

Şunu da ifade etmek gerekir ki sorgulamak için akletmek gerekirken diğer taraftan bu sorgulamayı yapabilecek donanım sahibi olmakta gerekir.

Sana vahyedilene uy. Onların hevalarına uyma ayeti donanımın vahy üzere olduğunu ifade ederken hevayı vahyin karşıtı olarak niteler, ayrıca vahy karşıtlarını ayakları yere basmayan ve basit arzuların mahsulü olan olarakta niteler.

O halde ayakları yere basmayan ve bir temel üzere olmayanlar ile, hevayi olandan uzak durmak gerekir.

Vahy, temeli itibari ile sorgulama kültürünü tefekkür, tezekkür, teakkul kavramları ile muhatabına ulaştırırken, bunun olmamasının kişinin pislikler içinde kalması olarakta değerlemektedir.

Şayet vahy bir arınma ve temizleme üzere geldi ise işte kendisinden arındırılacak pislik, sorgulamamaktan kaynaklanan pisliktir.

Fakat bu sorgulamanın olması tek başına yeterli değildir. Bununla birlikte sorgulamanın aksiyoner ya da inkılabi olması gerekir. Bu şekilde bir sorgulama, ancak pislikten uzaklaşmayı salık verir.

Sorgulama hep var ve olması gerekirken, sorgulama insanların hareketlerine bir kısıtlama getirirken böylece daha dikkatlice de olacaklardır.

Bu durumda sorgulama, herkesin üzerine düşen ve hatta her iki tarafında hakkı olan bir nitelik arzetmektedir. Bunu yapmayan kişi hem karşı tarafın düzeltilme unsuruna kayıtsız kalır hem de kendisi hayvanlardan dahi daha aşağıda olarak bu kimseye tabi olur.

Zaten ataların geleneğini kabul etmek gerekir. Ama hangi ata? Biz ata olarak İbrahim peygamberi kabul ederiz. Onun dini “Tevhid Dini” idi ve O önce etrafındaki sorgulayarak Rabbini bulmaya çalıştı.

Şu halde kendimizden başlayarak sorgulama önündeki engelleri aşmalı ve gelecek nesillerin önündeki engelleri de kaldırmalıyız.

YORUMLAR
  • Merve Can   27-05-2019 04:31

    Enbiya 23 dikkatimi çekti. Ayetin vurgusu ilahlık taslayanların durumunu açık ediyor Teşekkürler

  • Murat Kaya   27-05-2019 04:28

    İnsanların sorgulanmaması yapılan her türlü melaneti rahatça işleme, ihtiraslarını yerine getirme yöneliktir. Allah'ı sorgulanmaması ise farklıdır. Kudreti, azameti, hükümranlığı hiçbir şekilde ne itaatte nede isyanda değişmezdir.

ANKET - ARAŞTIRMA