16 Eylul 2019 Pazartesi

Allah'a ve Ahirete İman ve Çaba

16-05-2019 23:19 Güncelleme : 18-05-2019 13:08

Allah'a ve Ahirete İman ve Çaba

Ahirete iman eden kimse sonunun ne olacağını bilir.Hesap vereceğini ve sorulacağını bilir iken, Allah’a güven içinde olduğundan, an’da rabbani olarak yaptığı tercihlerin sonucunda ahirette(sonrasında) güvene ereceğini bilir. Şu halde o Allah’a güven ile sonrasında güvene erişeceğini bilir. Bunun içindir ki Allah’a iman güvene erişmek demektir. Allah’a ve ahiret’e iman edenler meyil sahibi, can sahibi bireylerdir.Bu onlar için imtihan vesilesidir. Fakat bu vesile onları Allah’a ve ahirete imandan alıkoymaz.Hatta onlar bunun için bir mazeret üretip, sıvışma ,sen ve Rabbin gidin cihad edin ya da Allah versin,Allahın lütfetmediği kimselere biz mi lütfedeceğiz diyenlerden de olamazlar

Allah'a ve âhiret gününe iman edenler; mallarıyla, canlarıyla cihat etmek için senden izin istemezler. Allah, takva sahiplerini bilmektedir. Tevbe 44

Allah’a ve ahiret gününe iman ,bir güveni gerektirir. İmanın ortaya çıkması güvenden neşet eder.

Bu güven Allah’a olması hesabı ile tüm herşeyin üzerinde, tüm herşeyden daha sevgili ve daha önemli olarak Allah’ın,Terbiye edici olarak görülmesi demektir.

Bu durumda nefsin, yaşantının üzerinde hüküm sahibi olarakta yalnızca O’nun söz sahibi olması manasına gelir.

Rabb bu şekilde tüm herşeye tercih edilirken, kişi burada kendinden de geçer ve bu geçme ile Rabb ile arasında tüm herşeyi kurban ederek O’na daha da yakınlaşır.

İman O’nda bir güven tesis etmesi hesabı ile bu tür bir fedakarlık ve cesareti ilham eder.

Ahiret gününe iman da aynı şekilde sadece bu dünya değil, andan sonraki anı da hesap ederek söz ve hareket etmeyi şu hali ile de anı inşaa etmeyi ilham eder.

Ahirete iman eden kimse sonunun ne olacağını bilir.Hesap vereceğini ve sorulacağını bilir iken, Allah’a güven içinde olduğundan, an’da rabbani olarak yaptığı tercihlerin sonucunda ahirette(sonrasında) güvene ereceğini bilir.

Şu halde o Allah’a güven ile sonrasında güvene erişeceğini bilir.

Bunun içindir ki Allah’a iman güvene erişmek demektir.

Allah’a ve ahiret’e iman edenler meyil sahibi, can sahibi bireylerdir.Bu onlar için imtihan vesilesidir.

Fakat bu vesile onları Allah’a ve ahirete imandan alıkoymaz.Hatta onlar bunun için bir mazeret üretip, sıvışma ,sen ve Rabbin gidin cihad edin ya da Allah versin,Allahın lütfetmediği kimselere biz mi lütfedeceğiz diyenlerden de olamazlar.

Bir yanda bu inanç var iken diğer taraftan bizlerin inancı bambaşkadır.

Bizler için tembellik, oturma, etliye-sütlüye karışmama revaçtadır.

Allah’a iman sonrasında güven, bizde henüz bilince erişmemiştir.

Çünkü bizler cihad , çaba ya da gayret içinde değiliz.Şayet bilince yerleşse idi bu organlarımıza, elimize, gözümüze, ayaklarımıza kadar sirayet eder ve bizde bir enerji patlaması meydana getirerek gayretkeş bir şekilde çalışır idik.

Dikkat edilirse ayette çalışma için senden izin istemezler, hatta imkanları olmadığından dolayı ağlayarak geri dönerler diyerek samimiyetin dışa vurumunu ifade eder.

Bizler meyillerimizi ve canlarımızı değerli kılarız.Onlara zarar gelmemesi için mazeret uydururuz.

Bu durumda bizim kendisinden güven duyduğumuz ya da kendisi ile güvene erişeceğimize inandığımız nedir?

Ahirete iman cehde kaldırmıyorsa, o iman, iman değildir.Bu durumda imanınız size ne kötü şey emrediyor demek abes olmaz.

Ahirete iman, gayrete kaldırmıyorsa ,bu bir sorumsuzluk ve hesap vermeye inanmama demektir.Dünyaya meyletme ve sonrasını inkar etme demektir.

Allah’a ve ahiret gününe iman malı ve canı güvene erdirirken bizler malı ve canı bu halde tehlikeye sokmaktayız.

Takva bir sorumluluktur.Bu sorumluluk mala ve cana karşı bir sorumluluğu gerektirir.

Bu gereklilik ise malı ve canı veren için malın ve canın kullanılmasıdır.

Bu şekilde bir kullanım,tüketim değil,aksine bir yatırımdır.Bu yatırım ise malın ve canın sonrası içinde korunmasıdır.

Çünkü Allah için kullanılmayan mal ve can heba olur.Rabbin azabına uğrar.

Bu hali ile Rabb için kullanım bir koruma zırhı olmaktadır.

Tehlikelere karşı korumak ve en büyük tehlikeye karşı korumak üzere gayretkeş bir şekilde tüm varlığımızı Allah’a armağan etmekten,tüm arzularımızı onun önünde diz çöktürmekten asla gocunmaz aksine bunu bir şeref olarak alırız.

 

 

 

 

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA