24 Mayis 2019 Cuma

Akledenlerden Değiliz

09-05-2019 21:45 Güncelleme : 10-05-2019 13:18

Akledenlerden Değiliz

Oysa Allah’a bağlanmak ancak akıl ile olur. Kendi fıtratını hak üzere bağlamak, Arzularını belli hudutlar arasında bağlamak. Ve onlar arasında bağ kurarak Allah’a bağlanmak gerekir. Tüm bu bağların nasıl yapılacağı ise hablullah(Allah’ın ipi) ile olur. Peki Allah’ın ipine ne kadar bağlıyız?

İnsanlara iyiliği emredip de kendinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap'ı okuyup durmaktasınız. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? Bakara 44

 

Meali okumak , iyilik ve güzellikleri bilerek onları insanlara tavsiye etmek..Bunlar güzel hasletlerdir.

Fakat Rabbin katında değerli olması için söylenen bu sözlerin öncelikle kişi de bir karşılığının olması gerekir.

Bu karşılığın olmaması akleden birine de yakışmaz.

Akıl bağ kurmak, engellemek manalarında ise kendisi ile güzellikler arasında bağ kurmayan ve arzularını gemleyemeyen birinin bunları söylemesi ona bir şey kazandırmaz.

Bunu bir çoğumuz yapmaktayız. Bildiğimiz hususlarda bir çok görüş zikreder iyi ve güzel olanı ortaya koyar ama hayatımızda bunlara yer vermeyiz.

Çünkü akleden değiliz.

Hayatımızda akılsızlıklar o kadar doludur ki, akletmeye adeta yer kalmaz.

Nefsimiz ile ilişkimizde, aile, okul, iş, toplum, tabiat ve Rab ile olan ilişkimizde bu tür bir bağ kuramıyoruz ya da kurmamaktayız.

Bundan sonra da seçilmiş ve seçkin olarak ortaya çıkıp, Allah’ın adamı ya da Allah’a kendimizi bağlı hissetmekteyiz.

Oysa Allah’a bağlanmak ancak akıl ile olur.

Kendi fıtratını hak üzere bağlamak,

Arzularını belli hudutlar arasında bağlamak.

Ve onlar arasında bağ kurarak Allah’a bağlanmak gerekir.

Tüm bu bağların nasıl yapılacağı ise  hablullah(Allah’ın ipi) ile olur.

Peki  Allah’ın ipine ne kadar bağlıyız?

Allah’ın ipini elimize almakta değiliz. Alsak bile sadece terennüm ile okumakta onun üzerinde düşünmemekteyiz. Okusak bile sadece yüzeysel mealini okumaktayız. Okusak bile meali üzerinde düşünmekte ama hayatı bağlamamaktadır.

Hayatı bağlamayan, diğer bir deyişle lafzen ya da zımnen bu beni bağlamaz demek değil midir?

Eğer bu bizi bağlamaz ise bizi bağlayan başka şeyler var demektir. Arzuların bağları, dünyalıkların bağları, hacı, hoca, şeyh , akademisyen veya diğer kişi veya rivayetlerin bağları bizi örümcek ağı gibi bağlamış demektir.

Şu halde bunlar bizi Rabbani olandan uzaklaştırıp, kendimizle kurmamız gereken bağı da koparacağından hareketle parçalanmış olmayacak mıyız?

Aynı gökten düşüp parçalanan ve yırtıcı ile leş yiyenlerin kendisini kapacağı kimseler gibi.

Allah’a akıl ile bağlanmak bu durumlardan koruyan bir sığınak olarak, bizlerin öncelikle istemesi gereken bir durumdur.

Fakat gelenek ve biat kültürü aklı arka plana atarken, ilk aklını kullananın şeytan olduğunu söylemekte, akıl ve nakil karşıtlığından bahsederek aklı devre dışı bırakmaya çalışmaktadır.

Oysa aklı olmayanın dini olmaz diyenlerde onlardır.

Aklı devre dışı bırakan ,onu örten herşeye kaşı kendimizi sıyırıp, aklı arzuları bağlayan, Rabbe doğru uzanan bir ip olarak harekete geçirmek gerekir.

Akletmeyenler onurunu yitirmiş, pisliğe bürünmüş olanlar olmaktadırlar.

Bunun içindir ki onları Yaratıcı, hayvanların en aşağısı derken diğer taraftan aklını kullanmayanların üzerine pisliği boca edeceğini söyler.

O halde akıl aslında insana şeref katan bir vesile, onu temizleyecek olan bir sudur.

İnsanın yapması gereken ise, bunu eyleme geçirerek akıllı insan olarak vakar ve şeref sahibi olmak,pisliğin üzerine dökülmesine engel olmaktır.

Şu anda islam alemi denen toplumun zelil olması aklını kullanmaması ve yine başlarının beladan kurtulmayıp, ahlaki ve toplumsal pisliklerin içinde olmaları hep akıllarını kullanmamalarındandır.

Bizler aklını kullanan , sorgulayan bir ataya sahibiyiz. İbrahim a.s gibi Rabbi aramak üzere, Ay’ı, güneş’i, Yıldızları sorgulayan,toplumun inançlarını, atalarının değerlerini sorgulayan bir ataya..

Bize kula kulluk etmemeyi vasiyet eden bir ataya.

Hal böyle iken bizim asıl tarihimizde akletmek üzere başlamakta değil midir?

Buna rağmen akletmiyorsa o halde biz başkasını ata edinmiş ve başka tarihi referans edinmişiz demektir.

Bizim tarihimiz, akletme, sorgulama, güzel olanı ifa etme üzere inşaa edilip, göğe doğru yükselen büyük bir ağaç gibidir.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA