25 Agustos 2019 Pazar

Sözümüz ve Özümüz bir mi?

08-05-2019 04:56 Güncelleme : 09-05-2019 14:53

Sözümüz ve Özümüz bir mi?

İman edenlerle birlikte olduğumuzda o havayı solur ve kendimizce bir takım kararlar alırız, ama o insanların yanından ayrıldığımızda şeytanların istediği kötülükleri yapmaya koşarız. Hayatın bazı yerlerinde iman ettiğimizi söylerken bazı yerlerinde ise şeytanın hoşlandığı işler yapıp burası başkadır diyerek orayı yasak bölge ilan ederiz. Yanında bulunduğumuz kimseler Müslümanlar değil, mal ve makam sahibi kimseler ile,batı hayranlığı içinde olan düşünce ve işleri sadece dünyayı isteyenlerin yanına gideriz. Dost olarak görüp bize fayda sağlayacak olanın bunlar olduğunu kabul ederek onlara sığınırız. Şeytanlara tabi olarak ta onların maskarası haline geliriz.

Bunlar iman etmiş olanlarla yüz yüze geldiklerinde, "îman ettik" derler. Kendi şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise söyledikleri şudur: "Hiç kuşkunuz olmasın biz sizinleyiz. Gerçek olan şu ki, biz alay edip duran kişileriz." Bakara 14

 

Müslümanlara karşı ikiyüzlü davranıp bundan kendince bir metalanma içine giren insanlar vardır.

Bu insanlar aramızda o kadar çoktur ki sayılamaz.Hatta bir çoğu bizlerin arasında önemli bir konuma getirilmiş ve değerli görülmektedirler.

 

Bizler ise bunlara yönelmekte ve onlara önemli payeler vererek onların peşlerinden gitmekteyiz.

 

Bu durum bizler için korkunç sonuçlar doğurmakla beraber diğer taraftan bizleri bu insanların kölesi haline de sokmaktadır.

 

Bu insanları bilmemiz ancak kendimizi yetiştirmemiz ve Allah’a samimi duygular içinde yönelmemiz ile olur.

Ne sadece duygusal bir yöneliş ne de sadece bilgi, samimiyet ve bilginin birarada olması elzemdir.

 

Fakat bu gibileri siz anlamazsınız, sizin işiniz bu değil, şu kadar ilim okumalı ya da şunu öğrenmelisiniz diyerek kendilerince   kriterler koyarak insanların adeta kendilerini tanımaları önüne engel koyarken, apaçık yaptıkları kötülük ve fuhşa da bunun vardır bir hikmeti diyerek meşruluk kazandırmaktadırlar.

Bu insanlar böylece Müslüman denen ya da temiz duygularla gelmiş olan insanları sömürmekte ve fitne fesada öncülük etmektedirler.

 

Şu an Müslüman dünyasında bu gibi cemaat liderleri olduğu gibi siyaset ve yöneticiler de sözkonusu değil midir?

 

Başımızın sürekli bela da olup, birbirimize savaş açıp, öldürmemiz hep bunun neticesinde meydana gelmiş sonuçlardır.

Fakat bu durumu bunların üzerine atarak sorumluluktan kurtulamayız.

Çünkü bunlara bu payeyi veren bizleriz. Bizler bu kadar önemli bir konuda, içine düştüğümüz durum bunun kanıtı, gerekli hamleyi yapmayıp, donanım içine girmeyerek bu işleri bu gibi kimselere vererek, akletmenin ve sorgulanın önüne her türlü engeli koymuş ve bununla imanı eşdeğer görmüşüz.

Biat kültürü, tabi olma, reaya kültürü ile peşine takılan tarafından sahiplenilerek, cennete girileceğini zannetmişiz ve kolaycılığa kaçmışız.

 

 

 

Oysa tabi olduklarımız şeytanlardan başkası değil miş?

Ama bu bizim isteğimizdendir.

Bizim yaşantımızda esasen bundan çok farklı değildir.

İman edenlerle birlikte olduğumuzda o havayı solur ve kendimizce bir takım kararlar alırız, ama o insanların yanından ayrıldığımızda şeytanların istediği kötülükleri yapmaya koşarız.

Hayatın bazı yerlerinde iman ettiğimizi söylerken bazı yerlerinde ise şeytanın hoşlandığı işler yapıp burası başkadır diyerek orayı yasak bölge ilan ederiz.

Yanında bulunduğumuz kimseler Müslümanlar değil, mal ve makam sahibi kimseler ile,batı hayranlığı içinde olan düşünce ve işleri sadece dünyayı isteyenlerin yanına gideriz.

Dost olarak görüp bize fayda sağlayacak olanın bunlar olduğunu kabul ederek onlara sığınırız.

Şeytanlara tabi olarak ta onların maskarası haline geliriz.

Dini öğrenmede, ekonomik hayatta, sosyal ve siyasal hayatta peşinden koştuklarımız kimdir?

Bizi eğiten olarak gördüğümüz öğretmenlerimizin durumu nedir?

Bizleri ta temelden işlemeye ve inşaa etmeye başlayan, aile hayatımız içine kadar giren internet gibi unsurlar ile şeytanları kucaklamakta değil miyiz?

Bizler sözlü olarak şeytanlara karşı geldiğimizi söylesekte zımnen onların adımlarını takip etmekteyiz.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA