24 Mayis 2019 Cuma

SÜNNET KUR’AN’IN ÜZERİNDE HÜKÜM SAHİBİDİR

19-02-2019 12:53 Güncelleme : 19-02-2019 16:03

SÜNNET KUR’AN’IN ÜZERİNDE HÜKÜM SAHİBİDİR

Başlığı bu şekilde okuyan kimse dehşete kapılıyor. Mantık şunu der: ittifak ile Kur’an asıl ve ilk öz olmasından ötürü kanun sahibidir. O Allah’ın kelamıdır. Kimin elinde olsa ne batıla sapar nede muhalefette bulunur. Nasıl olur da ‘Sünnet kitap üzerinde hüküm sahibidir’ denilebilir.

Darimi Sünnen’inde Yahya b. Ebi Kesir’den rivayetle şunu belirtir: ‘Sünnet, Kur’an üzerinde hüküm sahibidir, Kur’an sünnet üzerinde değildir.’

Zerkeşi Behru’l Muhit adlı eserinde ‘Kitabın sünnete olan İhtiyacı’ başlığı altında şunları yazar: Evzai ‘Kitabın sünnete ihtiyacı sünnetin kitaba olan ihtiyacından daha fazladır.’ der. Ebu Ömer ‘Demek istiyor ki, sünnet kitabın üzerinde hüküm sahibidir ve onun muradını açıklayandır. İbn Kesir ise (dediğimiz gibi) ‘Sünnet kitap üzerinde hüküm sahibidir.’

Öyleyse dediğimiz çerçevede doğrultusunda bu âlimlerimizi nebiden sağlam rivayetlere itibar ettiğini görmekteyiz. Genellikle hepsinin sübutu zannidir ve Kur’an’ın sübutu kati hususlarına hâkim kılınmıştır. Bu cümle haliyle kapalı, anlamı anlaşılabilir değildir. Her kim sözü bu şekliyle görüp hayrete düşürmüyorsa imanından şüphe etmesem de aklından şüphe ederim. İbn Abdilberr’in Cami’ul Beyani’l İlmi ve fedlihi’ adlı kitabında şöyle yazılmıştır: Ahmed b. Hanbel’e ne zaman ki ‘Sünnet Kitabın üzerinde hüküm sahibidir’ diye sorulduğunda şöyle demiştir: Ben bu kadar cesur değilim fakat şunu söylüyorum. Sünnet Kur’an’ın tefsiri ve açıklamasıdır.

Zamanımızda da bazı kimseler Hadisi konum olarak Kur’an’ın üzerine koymayı sürdürüyor. Her ne kadar papağan gibi Hüküm koymada Kur’an ilk ve asıl kaynaktır deseler de. Çünkü o pratikte sünneti Kur’an’ın üzerine koyarak yalanlıyor. Yani Hadiste Kur’an’la çelişen bir nas bulursa hadisi bu konunda Kur’an’ın üzerine hüküm sahibi yapmaktadır. Bunun hadis tefsircileri arasında sayısız örnekleri vardır. Hükmü açık ayetleri de kapsayan örnekleri mevcuttur. Şu örnekleri vermemiz mümkündür.

“İbn Ömer ra. -Allah her ikisinden razı olsun- Allah resulü şöyle buyurdu: Ben insanlar ‘Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammedin Allah’ın resulü olduğuna şahitlik getirip salatı ikame edip zekâtı verinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum. Ne zaman ki, bunu yaparlarsa islam dışındaki hakları hariç kanları ve malları benden korunmuştur. Hesapları Allah’a aittir. (Buhari ve Müslim)”

Bu hadisteki hem cümle hem de açıklama Allah’ın ayetleriyle çelişmektedir.

“Dinde zorlama yoktur. Doğruluk ve muğlaklık birbirinden net olarak ayrılmıştır. Kim ki taşkın edenleri (tağutları) öteleyip Allah’a dayanırsa kopması imkânsız en sağlam kulpa yapışmıştır. Her şeyi işiten ve bilen Allah’tır. (Bakara, 276)”

“Deki gerçek Rabbinizden gelendir. Dileyen iman eder, dileyen inkâr. Şüphe yok ki biz, zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki etrafındaki duvarlar, onları çepeçevre kuşatır, susayıp su istedikleri zaman irin gibi bir su sunulur onlara ve bu su, yüzlerini bile yakıp kavurur, ne de kötü bir sudur ve orası, ne de kötü dayanılacak, oturulacak yerdir. (Kehf, 29)”

“Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde her kim varsa hepsi iman ederdi. Böyleyken inanıp güvenenlerden olsunlar diye onlara baskı mı uygulayacaksın. (Yunus, 99)”

Fakat bu şekil itiraz edip çelişkilerine Allah’ın ayetlerini delil olarak sunanlar küstahlık ve cüretkârlık ile itham edilmektedir. Sünnetin kitap üzerinde hüküm sahibi olduğunu ve hadisin hükmünün baki olduğunu ve etkisinin sürdüğünü söylemektedirler. İnsanlarla savaşmanın Allah dışında hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed’in de onun resulü olduğuna şahitlik getirinceye kadar süreceğini belirten mezkûr hadisi okuyorlar. Ben de kalbim tam bir tatminlik içinde diyorum ki; Bu söz kendisinin diliyle bize gelen Kur’an’ı aktaran Allah resulünün ağzından çıkmış değildir. O ki Allahtan muhkem bir ayet ile ‘Sen ancak Âlemlere rahmet olarak gönderildin. Enbiya, 107)’ demektedir.

Hz.Aişe ra. Şöyle demiştir. “Allah resulü hayattayken süt kardeşliğini haram kılan 10 ayet vardı. Sonra 5 ayet ile nesh edildi. Allah resulü vefat ettikten sonra da biz onları Kur’an’dan birer ayet olarak okuyorduk. (Sahih Müslüm, 5 ayetle Süt kardeşliğinin haram kılanması bölümü)”

Bu hadis müminlerin annesi Hz. Aişe’ye nispet edilmektedir. Kur’an’ın Allah’tan gelen muhkem bir ayeti “Bu zikri biz indirdik koruyacak olan da biziz. (Hicr, 10)” lafzına rağmen tahrif ve değiştirildiği iddia edilmektedir. O hadisin nass’ı doğrultusunda Allah resulü vefat ettikten sonra 5 ayet ile süt kardeşliğinin okunan Kur’an’da haram kıldığını belirtiyor. Hangi öğretmen bu sözleri destekleyip mezkur delili getirip Allah’ın bir tek kitabında bulunmadığını söyleyebilir.

Fakat getirilen garip rivayetler ve Kur’an’ın doğruluğunu helal getirilen küstahlıklar bütün üzüntümle birlikte tartışılabilir değildir. 10 hadis rivayetinden ziyade Kur’an’a aykırı yüzlerce rivayet daha getirebiliriz. İlahi makama ve risalete gölge düşürülmesi yine kötü bir durumdur. Hurafenin bataklığına düşürüp akıl ve ilmin çatıştıran Hadis kitaplarından biri olan Sahih Buhari’dir. Okuyucu maksadımızı anlasın diye şu an bu örneklerle yetinelim.

Kitap: Sahih Buhari / Efsanenin Sonu

Yazar: Reşid Eylal

Yayın: Daru’l Vatan, 2017

Çev: Ejder Aşit

S:27-29

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA