09 Aralik 2018 Pazar

Bir Seçimde Bulunmak

18-11-2018 08:46 Güncelleme : 18-11-2018 08:46

Bu seçim hayata dair tüm herşey de sözkonusu iken hiçbir şeyi dışarıda bırakmaz. Çünkü insan küçük ya da büyük her şeyden dolayı sorulacak iken, diğer taraftan O’nun bu sorgulama içinde seçimlerini ince eleyip sık dokuması gerekliliğini de ortaya koyar. Kulaktan dolma bilgiler, duyumlar, dedikodular, eskilerden gelenler yahut, genel kabul görmüş olan seçimler onun için asla ve kata bir seçim nedeni olamaz. O’nun tek başına olarak hesap verme gerekliliği, onun bu seçimleri de sorgulaması gerekliliğini ortaya koyar. Çünkü o gün verilecek hesabın mazereti aklı kullanmama olamayacaktır. Buradan bazıları her ne kadar ilk aklını kullanan şeytandır veya aklı arka plana atarak O’nu değersizleştirme gibi bir çaba içerisine girse de, bunlar ancak aklın değerini bilmeyen akılsız kimseler olabilir. Çünkü aklı olmayanın dini mükellefiyeti yoktur.

Bir seçimde bulunmak

Rabb insanı yaratırken ,onu bir saat misali kurup bırakmış değildir.Ona bir seçme hakkı vermiş iken bu seçmeyi dilediği gibi yapma sorumsuzluğu içinde de bırakmamıştır.

Bunun anlamı onun seçimde serbest bırakılması ama bu seçiminin sonuçlarına razı olmasıdır.

Aslında bu seçimin sonuçları kötü de olsa rabb onun bir kısmından geçmekte ve O’na bir defa da daha rahmet ederek seçimini düzeltmesi için fırsat vermektedir.

Eğer şu anda  insanların yaptıklarına rağmen yeryüzünde bu düzen yine devam ediyorsa bu buralarda yatan evliya ,hatırlı veya değerli kimseler yüzü suyu hürmetinden değil, Rabbin rahmetindendir.

Eğer Allah, insanların davranışlarının cezasını hemen verseydi yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat O, onları belirli bir sürenin sonuna kadar erteliyor. Söz konusu süreleri dolunca, kuşku yok ki, Allah kullarının durumunu görmektedir. Fatır 45

Bu durumda hiçkimse sorgulanamaz olamadığı gibi, yaşam tarzı veya hayat tarzının kendisine özgü olduğunu söyleyerek Rabbi dışarıda tutamaz.

O her ne kadar bu şekilde olduğunu söylese de fiili durum gerek dünyada gerekse ahirette asla böyle olmayacaktır.

Hal böyle iken seçimlerin sorgulanacağı ve yine bundan dolayı hesap verileceği bilinci içinde hareket etmek insan olmanın bir gereği olmaktadır.

Bu seçim hayata dair tüm herşey de sözkonusu iken hiçbir şeyi dışarıda bırakmaz.

Çünkü insan küçük ya da büyük her şeyden dolayı sorulacak iken, diğer taraftan O’nun bu sorgulama içinde seçimlerini ince eleyip sık dokuması gerekliliğini de ortaya koyar.

Kulaktan dolma bilgiler, duyumlar, dedikodular, eskilerden gelenler yahut, genel kabul görmüş olan seçimler onun için asla ve kata bir seçim nedeni olamaz.

O’nun tek başına olarak hesap verme gerekliliği, onun bu seçimleri de sorgulaması gerekliliğini ortaya koyar. Çünkü o gün verilecek hesabın mazereti aklı kullanmama olamayacaktır.

Buradan bazıları her ne kadar ilk aklını kullanan şeytandır veya aklı arka plana atarak O’nu değersizleştirme gibi bir çaba içerisine girse de, bunlar ancak aklın değerini bilmeyen akılsız kimseler olabilir.

Çünkü aklı olmayanın dini mükellefiyeti yoktur.

İnsanın seçim hakkı var iken bu hakkı dilediği gibi kullanma serbestisi olabilir ama sonuçları ile karşılaşmak süreti ile.

Hal böyle iken seçimi kim için yapmalıyız? Seçimi nasıl yapmalıyız?

Seçimi yaparken O’nu hak olarak yapmak durumundayız. Hak olarak yapmamız gerekliliği, kişisel çıkar, bir grup, cemaat için seçimde bulunmamamız gerekililiğidir.

Hak nedir?

Hak ancak Rabb’tir.Şu halde seçim O’na göre yapılmalı ya da yapılacaktır. Bu durumda tüm seçimler Hakk’a göre Hakk’ın rızasını kazanmak üzere Hakk’tan indirilene göre yapılmak zorundadır.

Şu halde Hakk bu seçimi belirleyecek ise seçimde bir sınırın olduğu açıktır.

Bu sınırda Hakk sınırları içinde kalmak durumundadır. Böylece Hakk sınırları içinde bir seçim yapılacak ise, Hakk’a doğru bir seçimin yapılması zorunluluğu sonucun hayırlı olması için bir gereklilik olmaktadır.

Seçim bu ise hayat tarzıma kimse karışamaz, dilediğimi dilediğim gibi yapma serbestim var şeklinde bir cümle ya da bu cümlenin hayata yansıması şeklinde bir fiil ortaya konulamaz. Bunu aklı başında bir insan söylememesi gerektiği gibi kendisini Müslüm zannedip, seçimlerini de Hakk’a göre yaptığını iddia eden biri asla söylememeli ve yapmamalıdır.

Hakk seçimi etkileyen bir unsur olarak, tek başına seçim değil, hak olan bir seçim yapmak ve O’nun üzerinde sebat etmek elzem olmaktadır.

Hakk’ı dile getiren, Hakk yolda olan, Hakk bir seçim yapan olarak bundan sorulacağımız şüphesizdir.

Bu durumda bizleri Hakk’tan uzaklaştıran unsurları tespit edip, onların üzerine gitmek elzemdir.

Bu aynı zamanda zihinsel ve fiili dünya da bir güçtür. Zira olumsuz etkilere rağmen hakk olan tercihi yapmak ve onun üzerinde direnmek, çelik gibi bir irade ve çoğu zaman da fedakarlığı gerektirir.

Hakk’a şahitler olarak bunun yapılması gerek iken bu, yeryüzünde fitne ve fesada giden yolları kapamak ve o yollara engel olmak manasında da önem arzetmektedir.

İşte bu zaman Hakk’a tabi olmak ve seçimi ona göre yapmanın zorunluluğu da kendisini gösterir.

 

 

 

 


 

 

 


 

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA