20 Ekim 2018 Cumartesi

Abese Süresi Tefsiri -3

20-07-2018 22:07 Güncelleme : 20-07-2018 22:07

Rabb onu Hangi aşama ve süreçlerden ince hesap ve mizanlardan geçirerek ona ikram etmekte. Her birinin rengi, tadı , hazzı farklı olurken,insanın bedeninin ondan alacağı fayda da farklı ve onu ihtiyacını karşılayacak şekilde onun için adeta bir kendine gelme vesilesi olmaktadır.

24-İnsan yiyeceği üzerinde bir düşünsün.

Oysa insan hergün ağzından içeri girip kanına karışan o yiyeceğe bir baksın.

Bu bakış ona göz dikme ve onu yüceltme anlamında bir körlük değil ya da onu hayatın odağına koyarak onun peşinden giderek  hayatı ekmek kavgası olarak görme de değil.

O yiyeceğini incelemelidir. Üzerinde düşünmeli ve onun ikram olduğunu bilerek o yiyeceğinden öğüt alıp arınmalıdır.

Rabb onu Hangi aşama ve süreçlerden ince hesap ve mizanlardan geçirerek ona ikram etmekte. Her birinin rengi, tadı , hazzı farklı olurken,insanın bedeninin ondan alacağı fayda da farklı ve onu ihtiyacını karşılayacak şekilde onun için adeta bir kendine gelme vesilesi olmaktadır.

İşte sadece gözleri değil ya da elleri de değil. Göz, el ve aklederek o yiyeceğe bakmalıdır.

25-Suyu akıttıkça akıttık.

Suyu akıtan kimdir? Göklerden indiren, derelerden gürül gürül akıtan, kuvvetlice tesbih eden çağlayanlardan akıtan odur.

O, onları çokça ve bolca akıtmakta.

Akıtılanın su olması anlamlıdır. Bu hayat unsurunu sürekli akıttığını, gönderdiğini her an bir yaratma içinde olduğunu gösterir. O yaratma içinde iken kulun gözleri ve hisleri ile algılamasının vesilesi olarak tek bir nimeti suyu ortaya koymuştur.

Su hayat kaynağı değil, vesilesi kılınmıştır. Akıttıkça akıtılan su, sürekli hayatın akıtıldığını ortaya koyar.

26-Yeri yardıkça yardık.

Diğer taraftan Rabb yeri de çatlatmış ve onda yarıklar meydana getirmiştir. Bunları da sürekli yapmıştır,yapmaktadır.

Her bir yarılma,her bir çatlama apaçık şekilde onun eseridir.Bu hep onun işlerinden olarak nazar edene apaçık bir ufukta görülür.

27-Böylece onda taneler bitirdik.

Ne büyük bir organizasyon , bilgi,takdir ve hesap.

Yeri yardığı gibi o yarıklara akıtılan su ile her biri farklı olan taneler bitirilmiştir. Aynı rahme dökülen nutfe gibi.

Yaratılış aynı.Tanenin yaratılışı nasıl ise insanın yaratılışı da aynı.İkisi de sudan son kertede topraktan yaratılmıştır.

Tane toprağın içinde gelen su ile biterken, insan topraktan yaratılan annesinin içine akıtılan su ile yaratılmıştır.

Bu yaratıcının aynı yaratıcı olduğu göstermez mi? Göklerin ve yerin yaratısı ile insanın yaratıcının aynı olduğunu..

Sadece bu mu? Onun insan ile etrafı arasında meydana getirdiği o ince takdiri aheng ve tevhidi göstermekte değil midir?

Ortada bir toprak ve ona akan bir su var iken ondan bu halden bambaşka ölçülü, estetik ve mükemmel yaratmalar yapmaktadır.

Oysa  toprak aynı toprak su aynı su. Ama ondan bambaşka taneler yaparken o tanelerden de bambaşka yaratmalar hasıl etmektedir.

O suyla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her çeşitten meyvalar bitirir. Hiç kuşkusuz, bunda, derin düşünen bir toplum için gerçek bir mucize vardır. Nahl 11

İşte onun varlığa olan ikram ve nimeti insana olan ikram ve nimeti insanın etrafında da açıkça vardır. Ama o insan kendisi böyle bir ikrama mazhar olduğu halde etrafında da böyle büyük ikramlar olduğu halde bu ikramat içinde kibirlenmekte ve bunları kendisine ikram edene karşı kendisini müstağni görmektedir.

İşte o taneden bambaşka olarak çıkanlar…

28-Üzümler ve sebze cinsinden nebatat.

Üzümler, taneden ondan çok daha büyük  üst üste binmiş ve taneden rengi,tadı şekli ile tümü ile bambaşka ve salkımları ile çıkmakta.

Üstelik bir tek üzümde değil, binlerce üzüm çeşidi bulunmaktadır. Her defasında bunlar yaratılmakta bir kez de değil, sürekli olarak ve farklı çeşitleri ile birlikte estetik,kokulu kokusuz, siyah, beyaz, yeşil, kırmızı olarak farklı renk ve şekiller ile tatlarda yaratılmaktadır.

Yanı şekilde sebze cinsinden olan nebatat ta her biri farklı şekil ve renk ve lezzette.Her biri apayrı bir şaheser, mükemmel bir estetik,harikulede bir ilmin eseri olarak yaratılmıştır.

Ama hepsi aynı sudan aynı topraktan. Hepsi tek elden.

29- Zeytinlikler ve hurmalıklar.

Topraktan ve sudan yaratılan diğer bir nimet olarak zeytinin yetiştirildiği zeytinlikler ve hurmalıklar.

Toprak ve sudan ama taneden çıkan bambaşka bir nesne olarak ağaçlar çıkarken bir de bu ağaçların mahsulleri de farklıdır.Zeytin şekli ve tadı ile bambaşka diğeri hurma yine çeşitli renk ve tadlarda.

30-31) Birbirlerine üstün gelmeye çalışan sık ağaçlar, meyveler ve bitkiler.

Ağaçlar öyle ki her biri farklı şekil renk ve estetik ile şekilde her birinin yeryüzü döngüsünde ayrı bir işlevi olmaktadır. Hem de o kadar çok ki ormanları oluşturmuş ve oralara hayat daha da üflenmektedir. Ağaçların sıklıkları ve artmaları yaratılışı dimdik ve sökülmez bir şekilde rüzgarların sesi ile haykırıyor.

Bu ağaçlar çeşitli meyler vermektedir. Sadece ağaçlar değil, sarmaşık türü bitkiler ile diğer bitkilerde. Her bir meyve toprak ve sudan yaratılmaktadır. Yine onlarında şekilleri,renkleri ve tadları yaratıldıkları ağaçları bambaşkadır ve bitkiler.

Yüce Rabb ona onun öğüt alacağı her şeyi etrafını çevreleyen ve onun gördüğünü ve bildiklerini de dile getirerek onlara yemeğine incelmek üzere baktığı gibi bakmasını istemektedir.

Ona verdiği bu yediyi öğüt alıp arınması için dikkatine sunmaktadır.

32-Sizin için ve nimet olan hayvanlarınız için.

Rabb bunları kendisi için yaratmamıştır. O tekrar tekrar insana ikram ederek ona olan ikramını ve ona verdiği değeri izhar etmektedir.

Bu büyük ilim ve ahengi onun işlerinin kolaylaşması için mükemmel bir berekette vermiştir.

Bunları onlar için verdiği gibi onların hayvanlarını da ihmal etmemiş onlar içinde vermiştir.

Her yönü ile ilgili ve büyük bir ağırlama içinde ona her şeyin en iyisini vermiştir.

 

 

33-O korkunç ses geldiğinde..

Ama bunun nihayetinde sonu vardır. Bunlar verilmiştir ama bunlar dinleme içindir.. O korkunç ihtarın geleceği gün bu ikramların hiçbiri ona yardım edemeyecektir. Şu hali ile bunları o seslenmenin sesleri olarak kabullenmek gerekir.

Gözün görmemesi değildir önemli olan, kulakları olduğu halde işitmemedir.

Bunların seslerine arınmak üzere kulak vermeyenlere o ses korkunç bir şekilde gelecektir.

Kendilerine güzelce güzellikler, estetik, hoş koku,farklı renk,lezzet ve tatlar ile cezb edici hallerin her türü ile kulağa en hoş gelici şekilde verilen bu öğüt vasıtalarına rağmen gözlerini kapayan körlere şimdi kulakları patlatacak şekilde o ses gelecektir.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA