21 Ekim 2018 Pazar

İman edenler Kur'an ile korkutulmalıdır.

09-06-2018 23:33 Güncelleme : 09-06-2018 23:33

İşte bizlerin ilacı şifa olan Kur’andan başkası değildir. Rabbin iman edenleri Kur’anla uyar demesi de işte bizlerin hastalıklarına şifa olucu olarak onun olmasındandır. Şu hali ile bize ilaç ve şifa olarak kur’an var iken bizlerin dertlerimizin şifası olan bu kur’andan uzaklaştıkça hastalıklarımız daha da artmakta,her geçen gün aleyhimize işlemektedir. Bunu bilenler onun dinlenmesine mani olmak için gürültüler yaparken, onun anlaşılmaması içinde çabalamakta ve bazıları onun önüne başka şüpheli bilgileri getirerek onu arkalarına atmaktadırlar. Gelenek, rivayet, Şeyhin, hocanın alimin görüşü, fıkıh, mezhepler, uydurma hadis rivayetleri; dünyalıklara olan temayülümüz, karşı cinse olan ilgimiz, maddi beklentilerimiz ve nefsimizin istekleri Kur’anla aramıza girerek onu arkamıza atmakta ve bir türlü şifa bulamamaktayız.

Rablerinden korkanları Vahyle uyar. Enam 51

Vahy bir yağmur misali,hayat unsuru vesilesi, susuzluğu gideren, gözler için basiret, etraf için aydınlık bir nur olarak vardır.

Onun insan üzerindeki etkisi o kadar çoktur ki bu Rabbimiz tarafından bereketli olarak nitelenmiştir.

Bu durumda o insan için büyük bir nimet olarak karşımızda durmaktadır.

Bu nimetin değerini ne kadar biliyoruz?

Uyutulduğumuz şu çağda, önümüze konan hedefler, peşinde mesai harcadığımız o dünyalıklar bizlerin Rabbin vahyine her zaman daha çok muhtaç olduğumuzu ortaya koyar.

Tabii insanlar bu muhtaciyeti çeşitli şekillerde gidermeye çalışmaktadırlar. Hatta intiharlara varan boyutlarda bu ihtiyaç ortaya çıkmaktadır.

Aslında bu bizlerin hayatında da kendisini hissettirmektedir. Zira çeşitli psikolojik hastalıklar ile tatminsizlik ve hayata küsme açıkça kendini ortaya koymaktadır.

İşte bizlerin ilacı şifa olan Kur’andan başkası değildir. Rabbin iman edenleri Kur’anla uyar demesi de işte bizlerin hastalıklarına şifa olucu olarak onun olmasındandır.

Şu hali ile bize ilaç ve şifa olarak kur’an var iken bizlerin dertlerimizin şifası olan bu kur’andan uzaklaştıkça hastalıklarımız daha da artmakta,her geçen gün aleyhimize işlemektedir.

Bunu bilenler onun dinlenmesine mani olmak için gürültüler yaparken, onun anlaşılmaması içinde çabalamakta ve bazıları onun önüne başka şüpheli bilgileri getirerek onu arkalarına atmaktadırlar.

Gelenek, rivayet, Şeyhin, hocanın alimin görüşü, fıkıh, mezhepler, uydurma hadis rivayetleri; dünyalıklara olan temayülümüz, karşı cinse olan ilgimiz, maddi beklentilerimiz ve nefsimizin istekleri Kur’anla aramıza girerek onu arkamıza atmakta ve bir türlü şifa bulamamaktayız.

Buna göre her birimizin bu Kur’an’ı insanlara götürmemiz ve müminler olarak bu kur’anla birbirimizi korkutmamız insanların ve birbirimizin üzerimizdeki hakkıdır.

Her kim bunu yapmaz ya da buna engel olursa hakkı çiğneyenlerden olarak onlar zalimlerdir.

Bunlar bu insanların hastalıklarına bigane kalmış olanlardır. Sadece bu da değil bunlar bu insanların hastalıklarının artmasından da sorumludurlar.

Bu kur’an hem şifa ve kendisi ile korkuıtulacak iken diğer taraftan kendisi ile büyük çabanın ortaya konulacağı bir sistematiktir de.

Bu hali ile o insanlar için iken, aynı zamanda hayatın kendisi ile mücadele edileceği bir kitap olarak karşımızda durmaktadır.

O kitabın değerini bilmemiz ve o kitabı önemsememiz gerekmektedir. İnsanların ve müminlerin haklarını kendilerine teslim etmemiz gerekmektedir.

Bunun için onun üzerinde düşünmeli, ayetlerin arkasındaki manaları bulmalı, hatırda tutmak, sarılmak ve O’nu boynumuzda değil, kalbimizde taşıyan olarak onun yürüyeni olmamız gerekmektedir.

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA