21 Ekim 2018 Pazar

İçimizde ve etrafımızdaki Samiri

05-06-2018 19:30 Güncelleme : 05-06-2018 19:30

Kendilerini elçinin ayak izini alıp ona el sürerek onun yolundan gittiğini söyleyip,bir takım kimselere kutsiyet atfederek bunları insanlara hizmet ettirenlerin samiri den farkı varmı? Sümer, hint, iran ve diğer batıl din ve mezheplerin yolundan giderek ya da onların sapkın ve cahil inançlarını alarak bunları insanların önüne atanlar samiri gibi bir heykel yapmaktan başka ne yapmışlardır. Batının inanç ve ideolojileri ile sapkın görüşleri çerçevesinde hareket edip, onların yaşam tarzı ve kültürünü alarak, gösteriş, mal biriktirme, modaya, teknolojiye bağlılık adı altında hayatın kavramları ve şekilleri ile amaçları belirlenmiş iken, şimdi bu da samirinin “batı”si(batini) olmakta değil midir?

Allah dedi: Ey Musa senin ardından kavmini sınadık ve samiri onları yoldan çıkardı….onlar dediler ki: Biz sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymadık. Fakat biz kavmin ziynetlerinden ağırlıklar yüklenmiş idik. Sonra onları ateşe attık Aynı şekilde samiri de attı. Derken samiri onlara böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. Bunun üzerine işte dediler bu sizin de ilahınız .  Musa’nın da ilahı. Fakat o unuttu…….

Musa Samiriye dedi ki: Senin bu yaptığın nedir?

Samiri dedi ki:Ben onların görmediklerini gördüm de elçinin ayak bastığı yerden  bir avuç aldım. Ve onu attım. Böyle yapmayı nefsim bana güzel gösterdi.

Musa dedi ki: O halde defol. Bundan böyle sana düşen hayatın boyunca bana dokunmayın demek olacaktır. Ayrıca senin için kurtulamayacağın bir ceza günü vardır. Tapınmakta olduğun ilahına bak. Elbette biz onu yakacağız ve sonra da kül edip denize savuracağız. Ta ha 87-97

Musa a.s israiloğulları ile firavn ve adamlarımdan kurtulduktan sonra bir kavme rastlarlar. Kavim Allahtan başka bir takım ilahlar edinmiş ve israiloğullarının bir kısmı da onlara özenerek ey Musa onlarınki gibi bize de yap diyerek maymun öykünmelerini göstermişlerdir.

Musa onlara bunun cahilce olduğunu söyleyip redderken, onlar içlerinde olan bu isteği Musa’nın su serpen sözüne rağmen hala alevlenen bir ateş olarak tutmuşlardır.

Samiri adında biri, onların bu konumlarını bilerek bundan istifade yoluna gitmiştir. Belli ki bu kişi heykel sanatını bilen bir kişi olduğu gibi, cahili kültür ve inanışları da bilen böylece kavmin özenti isteğini bilerek bunu şirke çeviren nefsine uyan biri.

Kavim, cahil kavmin gelenek ve kültürlerinden korunmadığı gibi onların özenti ve süslerini yüklenirken diğer taraftan samiri de de atılacak bir takım unsurlar vardır.

Ondaki bu unsurlar Musa’nın asasını atmasındaki elga kelimesi kullanılırken, esasen bu onun edindiği kültür , inanç ve kendisini bürüdüğü hırsları idi. Çünkü o bunlar ile israiloğullarında bir karşılık bulan istemi harekete geçirerek belirli bir makam edinecek ve böylece kendince her iki tarafta kazanacaktı.

Samiri bu dinine ilahi bir nitelik atfederken bu ilahiliğini elçinin ayak bastığı yerden bir parça alarak yapılan bu heykele atarak ona ilahilik atfetmiş ve böylece elçinin izinden de gittiğini bu aldatma ile söylemiştir.

Buradaki elçi Cebrail değil, belirlilik takısı ile ifade edildiği üzere Musa’dır. Şu halde Musa’nın yolundan gittiğini söyleyerek, kavmi kendince ihdas ettiği bu dine çağırmış idi.

İşin ilginç yanı bu dinin asıl din, bu heykelin asıl ilah olduğunu söylerken elçiye dahi dini öğretecek şekilde ileri giderek işte bu musa’nın dinidir. O ise unuttu diyerek ,Harun’u da bu batıl uğruna öldürecek derecede ileri gitmişlerdir.

Bu şu an bizim içinde bulunduğumuz çeşitli grup ve cemaatlerimiz içinde bu durum söz konusu değil midir?

Kendilerini elçinin ayak izini alıp ona el sürerek onun yolundan gittiğini söyleyip,bir takım kimselere kutsiyet atfederek bunları insanlara hizmet ettirenlerin samiri den farkı varmı?

Sümer, hint, iran ve diğer batıl din ve  mezheplerin yolundan giderek ya da onların sapkın ve cahil inançlarını alarak bunları insanların önüne atanlar samiri gibi bir heykel yapmaktan başka ne yapmışlardır.

Batının inanç ve ideolojileri ile sapkın görüşleri çerçevesinde hareket edip, onların yaşam tarzı ve kültürünü alarak, gösteriş, mal biriktirme, modaya, teknolojiye bağlılık adı altında hayatın kavramları ve şekilleri ile amaçları belirlenmiş iken, şimdi bu da samirinin “batı”si(batini) olmakta değil midir?

Elçi gelse bu dini tanıyamaz diyoruz ya, işte bunlarda manaen aynı şeyleri söylemektedirler. Onlar da elçi unuttu diyerek ona dini öğretme ukalalığında bulunmaktadırlar.

Zira Tevhid elçisine rağmen şirki insanların önüne koyanların başka yaptıkları nedir ki?

Gelenekten, batı kültürünün azgınlığından, nefsin hoş göstermelerinden ortaya çıkan bir ateş  samiri gibilerinin orada bulunması için bir fırsattır.

Bunlar o ateşi bu şekilde bırakmaz, onu şekillendirerek, kendilerine bundan pay çıkarıp , insanları kendilerine hizmetkarlar edinerek, Allah’tan uzaklaştıracaklardır.

Bu her kendi toplumun içinden çıkanlar tarafından olacağı gibi, diğer toplumları kültürleri ile yüklü insanlar tarafından da olacaktır.

Bunun için adamlar, enstitü, araştırma ve bilimsel okullar kurarken, diğer taraftan bunları çeşitli kitle iletişim araçları ile dünyaya yaymaktadırlar.(Televizyon, internet , sosyal medya v.s).Hatta medrese ve eğitim yerleri dahi kurmaktadırlar.

Bizlerin yüklendiği süs ziynetleri nelerdir? Bunu kendimize sormamız gerekmektedir. Çünkü samiri gibiler bunların analizini yaparak bundan hareketle bizlere heykeller yapmaktadır. Bu talebi gördükleri anda o insanın önüne o talebe uygun bir heykel koymaktadırlar.

Öyle ki bu dini gerek içimizdekiler, gerekse dışarıdan olanlar öyle bir süslemektedirler ki, elçinin dahi sapkın olduğunu(O unuttu) söyleyecek kadar haddi aşmaktadırlar.

Şu halde üzerimizdeki süs ağırlıkları bizim için kıvılcım olarak ateşe atacak bir nitelikte olmamalıdır. Eğer ateşe atılacaksa kül edilip yok edilmelidir.

Bizi bağrına basan, bizi terbiye edici olacak olan Allah’a yönelip, onun hizmetkarları olarak, elçinin yolundan gidelim.

Aksi halde çöllerde yolunu kaybetmiş, her gördüğüne öykünüp, onu bunu isteyen maymun iştahlı kimselerden başkası olamayız.

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA