21 Ekim 2018 Pazar

Kur'an Okumanın Mahiyeti Hakkında Cinler(Yabancılar)

03-06-2018 11:23 Güncelleme : 03-06-2018 15:35

Bu kimseler onu dinlediklerinde gerçek manada işiten ve bu işitme ile hayatları arasında bağ kuranlar olarak rabb tasavvurları değişerek, Tevhidi kabul eden birileri olarak ortaya çıkıyorlar. Bizler gibi bir anlık ağlama ve haz ile sınırlı kalıp, bundan sonra, hayatta edindiğimiz Rabblere doğru koşmuyorlar. Onları bu acayip Kur’an, ayetleri ile bir sorgulama içine sokuyor ve bu şekilde onlar olgunluğa eriyorlardı.

De ki: Bana vahyolunuyor ki cinlerden bir grup Kur’an’ı dinleyip de şöyle dediler. Gerçekten biz acayip bir kur’an dinledik. Rüşde erdiriyor. Biz de ona iman ettik . Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.

Doğrusu o yücedir. Onun ne bir benzeri ne de bir çocuğu vardır. Meğer bizim beyinsiz Allah hakkında saçmalamış. Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah’a karşı yalan söylemeyeceklerini zannetmiştik. Cinn 1-5

Bu ayetler biz insanlar ve özelde Müslümanım diyenlere derin hakikatler anlatırken onları uyandırma manasında da önemli bilgiler taşımaktadır.

Bir önceki sürede Nuh a.s kavmine, Rabbe hiçbir şeyi ortak koşmamaları için gece-gündüz, açık ve gizli ,sürekli çağırırken onu tartaklamalarından ve karşı gelerek parmaklarını kulaklarına tıkamalarından, elbiselerine bürünmelerinden bahsederken şimdi kendilerine elçi gelmediği halde Arayış içinde olan birisi olarak, buldukları o kur’an’ı işitip hayatlarına aktaran yabancı bir topluluğu görmekteyiz.

Ama bu topluluk bir arayış içinde olan bir topluluk olarak Kur’anı anlamış ve onun nasıl okunması gerekliliği üzere pratik bir örneklik sergilemişlerdir.

Bu şuan bizim okuduğumuz Kur’an la onların dinlediği Kur’an anlayışı arasında ne kadar fark olduğunu göstermektedir.

Güzel makamlar ile ramazanlarda veya bazı mekanlarda dinlenen ya da meali okunduğu halde onun üzerinde sadece etüd yapılıp bundan öte gitmeyen yaklaşım ile okuma arasında ne kadar da fark vardır.

Bu kimseler onu dinlediklerinde gerçek manada işiten ve bu işitme ile hayatları arasında bağ kuranlar olarak rabb tasavvurları değişerek, Tevhidi kabul eden birileri olarak ortaya çıkıyorlar.

Bizler gibi bir anlık ağlama ve haz ile sınırlı kalıp, bundan sonra, hayatta edindiğimiz Rabblere doğru koşmuyorlar. Onları bu acayip Kur’an, ayetleri ile bir sorgulama içine sokuyor ve bu şekilde onlar olgunluğa eriyorlardı.

Ama onların önemli bir özelliği bu kimselerin Rüştü arayan olarak varolmalarıdır.

Şu halde bizler bunun neresindeyiz? Rüştü arayan kimseler olarak önümüzde açıkça duran Kur’anın bu acayipliğinden, hayatı değiştirip inşaa etmesinin neresindeyiz?

Ama onlar bu durumlarını bir şeye bağlamaktadırlar ki bu da sefih bir lider ve önder ile insanların geleneklerinin ya da onlar arasındaki bilgilerin yanlış olmayacağı kanısıdır.

Şu halde sorgulamadıkları bir lider ve gelenekten bahsederken bunları kesin doğrular olarak kabul ederek iyi niyetli olarak onlara yönlenmişlerdir.

Bu yöneliş içinde önder ya da otorite kabul ettikleri alimi, hocası, şeyhi, cemaat önderi veya toplumunda kabul edilen gelenek ve kabuller onların saçmalamalara inanmalarına sebep olurken Rabb ile aralarına kalın duvarlar örmüştür.

Bu, şimdiki halimizle ne kadar da uyumludur. Adeta bu bizleri anlatmaktadır. Ama bizim dezavantajımız, iyi niyetli olarak bir arayış içinde olmamamızdır. Böyle bir arayış içinde sorgulamak üzere olur isek o bize gelmeden biz ona gideriz. Rabbimiz bizi ona yönlendirir.

Şayet şu anda böyle bir yöneliş içinde  değil isek, hayatımızda şirk var ise bilelim ki bu bizim Kur’an’ı dinlemediğimizin kanıtıdır.

Onu hayatımızla ilişkilendirmediğimizin kanıtıdır.

Bir yandan hiç haberi olmayan bir topluluk geliyor onu dinliyor ve hemen hayatlarında tevhidi kabul ederek, önder ve geleneği sorguluyor, bir yanda bizler bambaşka bir yaklaşım içinde ondan haberdar olduğumuzu söylerken, onu hayatımıza dokunmayan bir şekle bürüyoruz.

Şimdi bizler mi onun varisleriyiz? Şimdi bizler mi tevhid ehliyiz.? Şimdi bizler sorgulayan kimseler miyiz? İşiten ve akleden kimseleriz?

 

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA