21 Temmuz 2018 Cumartesi

En Büyük Rızık KUR'AN dır.(2)

28-04-2018 08:51 Güncelleme : 28-04-2018 16:11

En Büyük Rızık KUR'AN dır.(2)

Zira ondan mahrum olan insanlar ne kadar mal ve oğullar sahibi olsalar da aslında ondan rızıklanmadıklarından dolayı muhtaç, miskin ve yoksullardır.Rızkın çok olması malın çok olmasından değil Kuran-ı Kerim rızkından daha çok istifade edilmesi ile kazanılır.Seni darlık içinde bulup zengin kılmadı mı? Duha 8

Onların kerim olan kitabtan ne kadar sağdıkları  ile alakalıdır.

Şayet o hergün rızıklanılması gereken helal ve mübah bir rızık olarak görülüp onları temizliyorsa bu durumda onlar bu rızkın helal ve temiz olanından yemişler iken onun bu etkiyi hasıl etmeyip kalplerde hastalık oluşturup sınanma sonucunda da bu hastalık artıyorsa onlar için acı bir meyve ve hüsrandan başka bir şey olmaz.
Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun taşkınlıklarını ve inkârlarını arttıracaktır.Maide 64
Bu halde onlar kendilerine bu rızkı haram kılmış ve onu kendileri için pis görmüş olmaktadırlar.
Oysa onu kimsenin nefsine haram kılmaya hakkı yoktur.Zira o nefisler Allah’ındır ve onlar üzerinde karar verme sahibi de odur.

De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı zineti, temiz rızıkları kim haram etmiş?" Ar’af 32
O ne bir takım insanlar için indirilmiş bir rızık kaynağı olarak sadece onların istifade edip üzerinde çalışacakları bir rızık kaynağı. ne de bir takım insanların kendilerine yasaklamaları gereken bir rızık kaynağı…
Bu rızık kaynağı tüm insanlar için ise şu halde tüm insanların bu rızıktan istifade etmelidirler.
Onların bu istifadesi onların açlığının giderilmesi için iken kendi nefisleri için bu rızık hayat kaynağı iken verilen bu rızıktan dolayı infak etmeleri de gereklidir.  Bu infak öncelikle nefis için onun maddi ve manevi ihtiyaçları için sözkonusu olacak iken, kendi ailesi ve yakınlarından başlayarak insanlık ailesi içinde olmalıdır.

Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et! Ta-ha 132

Zira ondan mahrum olan insanlar ne kadar mal ve oğullar sahibi olsalar da aslında ondan rızıklanmadıklarından dolayı muhtaç, miskin ve yoksullardır.Rızkın çok olması malın çok olmasından değil Kuran-ı Kerim rızkından daha çok istifade edilmesi ile kazanılır.Seni darlık içinde bulup zengin kılmadı mı? Duha 8

Onun iş olarak edinilmesi halinde verilecek olan rızık infak edilmelidir.Bu infakın büyüklüğü ondan rızıklanmanın büyüklüğü ile doğru orantılıdır.Şu halde infak yalnızca maldan değil, Kerim olan kitaptan alınan rızkın infakıdır da.
O halde infak sadece zenginlere has bir olgu değildir. Çünkü herkes bu infakı yapmakla mükellef tutulmuştur  Ve bu infak malca az olsun ya da malca çok olsun her bir mü’min’in ayrılmaz vasfıdır.
Bizim ayetlerimize o kimseler inanır ki, onlarla kendilerine öğüt verildiğinde, secdelere kapanırlar ve hiç böbürlenmeyerek Rablerine hamd ile tespih ederler.Yanları yataklarından uzaklaşır; korku ve ümitle Rablerine dua ederler. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan da infak ederler. Secde 15-16Onlara infak etmeleri için gerekli rızkı nereden kazanacakları hususunda işyeri de gösterilmiş iken onların bu Kerim olan rızık kapısında rızıklanarak infak etmeleri zaruridir.Bu rızkın infakı kerim olan kitaptan rızıklanma ile olacak ise bu, aslında bireyin kendi nafakasıdır.Allah ona nafakasını gizli ve açık olarak vererek kazanmasını söylerkenSonra onları açıktan açığa davet ettim. "Daha sonra onları açıkça davet ettim. ve kendilerine gizli gizli de çağırdım.Nuh 8-9"ona bu noktada nafakasına haram karıştırmamasını da salık vermektedir.Zira   infakın başa kakılacak bir unsur olması,gösteriş ya da malın daha çok artması için verilmesi bireyin nafakasını kirletir ve ona haram olan bir nafaka olur.Allah ona ya nafaka vermez ya da verir ama ona temiz ve huzur sağlayıcı bir nitelikte olarak vermez.O halde o infak karşılık beklenmeksizin verilmelidir. İşte böyleleri, Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir. Sen de onların yolunu izle ve şöyle söyle: "Ben şu yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O sadece âlemlere bir öğüttür." En’am 90"Yüz çevirdiyseniz çevirin. Ben sizden bir ücret istemedim. Benim ücretim, Allah'tan gelecektir. Bana, müslümanlardan olmam emredildi." Yunus 72İnfak kişide bir kalp unsuru meydana getirir.Yani kalbin huzur bulması bu infak ile olur.Ama ondan nefislerini ve insanları rızıklandırmayanlar kalplerinin üzeri pas tutmuş olanlardır.Zira bunların başka “işler” peşinde koşup,koştukları bu işlerin kendilerini rızıklandıracağını zannetmişlerdir.Fakat o işlerden kazandıkları onlar için aslında bir kazanç değil kalbinin etrafı yağ bağlamış biri gibi pas tutmuştur.İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.Mutafffifin 14
Pas tutan bu kalb sahipleri rızıklanmaya çağrıldıkları halde kalplerini paslandıran o işler üzerinde durduklarında zamanla bu paslar kalplerini perde gibi kapatacak bir kılıf haline almış ve üzerinde bulundukları o “iş”te buna rağmen devam etmişlerdir. 
Dediler ki: "Bizi çağırdığı o şeye karşı kalplerimiz kılıflar içinde; kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde var. O halde, sen işini yap, muhakkak biz de işimizi yapacağız. Fussilet 5 derler.Acaba iman edenler için de aynı durum sözkonusu değil mi?İnananlar için hâlâ vakti gelmedi mi ki, kalpleri Allah'ın zikri ve Hak'tan inen için ürpersin de daha önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmiş de kalpleri kaskatı kesilmiş kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu yoldan çıkmıştır. Hadid 16 Rızkın Allah’ın üzerinde olması, hidayetin Allah’ın üzerinde olmasını daha iyi anlatmakta değil midir? Şayet en büyük rızık Kur’an-ı kerim ise Onun benzerini hiç kimse getiremez ise şu halde apaçık bir şekilde bir kere daha rızkın Allah’tan başka kimsenin  üzerinde olmadığının kanıtı sözkonusu değil midir? Hani, ondan başka kim bu vasfa sahiptir? Yüce Allah karşısında olanlara apaçık bir şekilde meydan okumakta değil midir?Yoksa: "Bunu kendisi yalan olarak uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Bunun benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın." Yunus 38O halde iman eden birey  elindeki bu büyük nimetin değerini bilen olarak kendilerine mal ve evlat verilenler ya da Karun gibi olanlara büyük bir rızık verildiğini söyleyemez. Bunu söyleyen, kendisine ilim verilmiş olan olamaz. Zira ona verilen kerim kitap onlara verilenden daha hayırlı ve daha sürekli rızıkların kapılarını aralar.
Onlardan bazı gruplara, kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsüne gözünü dikme. Senin Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir. Ta-ha 131İşte bu bizim rızkımız,O’nun tükenmesi yoktur.Sa’d 54
Bu rızık dünya hayatında istifade edilecek bir rızık iken gelecekte de insanın istifade edebileceği bir rızıktır.Bu rızık sadece dünyevi haz ve istifade sunmak için gelmiş değildir.O insanın hal ve geleceğinde de kendine faydalı olmak üzere vardır.Zira asıl olan O’dur.O’nun rızıktan faydalanıp faydalanmamasına göre onun geleceği belirlenecektir.
Rablerinin çağrısına olumlu cevap verenler için güzellik vardır. O'na olumlu cevap vermeyenlere gelince, yeryüzündekilerin tamamı onların olsa, bir o kadar da ilave edilse, kurtulmak için bunların tümünü fidye verirlerdi. Böylelerinin hesabı kötü olacaktır; varacakları yer de cehennemdir. Ne kötü yataktır o! Ra’d 18
İnsan için en iyi rızıklanma sürekli olanıdır. O muhtaç  biri olarak sürekli olarak rızıklanmayı ister.Bu tür bir rızıklanma ise işte kerim olan o rızık kitabı ile olur.Onun kerim olması onun meyvelerinin tükenmez olmasındandır.Şu halde ona kerim olarak yaklaşanlar onun kesintisiz meyvelerini Allah’ın izni ile ebedi olarak tadabilirler.
O halde yapılması gereken pişmanlık gelmeden önce rızıktan infak etmektir.Ne olurdu onlara, Allah'a ve âhiret gününe inanıp da Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan öyle dağıtsalardı! Allah onları bilmekteydi. Nisa 39(İbrahim 319
Sizden birine ölüm gelip de, "Ey Rabbim, yakın bir süreye kadar beni geciktirseydin de sadakatimi için birşeyler vererek Salih amel işleyenlerden olsaydım!" demesinden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Münafıkun 10İnfak rızkın şükrüdür. Kuran rızkının bireydeki meyvesi ise Salih ameldir.
Bu amel hem bireyin kendisini  hem da toplumu ıslah edici amellerdir. Öyleyse Rabbinin sana olan nimetini anlat.Duha 11 Kuran rızkının meyvesi Salih amel olduğunda bu diğer bedeni ihtiyaçlar için gerekli olan rızkında sağlanması anlamına da gelir.Kur’an rızkından Salih amel şeklinde bir meyve almayan kişi o rızkı kendisi için israf etmiştir. O müsriftir.Ama iman edenler israf etmezler. Çünkü onlar Salih amel işleyenlerdir. Onlar bu rızkın dünyada da ahirette de kendileri için olduğunu bilirler.De ki: "Bunlar dünya hayatında inananlar içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlarındır." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz.Ar’af 32
Salih amel ecir anlamında bir rızıklanmayı da içine alır.Zira bu tür rızıklardan  istifade etme anlamında çalışma bir Salih ameldir.Bu çalışma namazda duanın elleri açıp isteme şekli gibidir.Namaz sonunda yapılan duanın bu tür bir rızkı istemedeki karşılığı çalışmaktır.Bu çalışmada helal ve temiz olan bir çalışma olmalıdır.Diğer bir deyişle Kur’an rızkının meyvelerinden yemeye mani,ya da onu çürütüp israf etmeye yol açmamalıdır.
Bireyi rızıklandıran O’nun çalışması değildir. Bunun tersi olarak çalışmasam aç kalırım demekte yanlıştır.
Bazı insanlar  Kur’an rızkından istifade etmemenin önünde yurdun, patronun, coğrafi konum ile makam ve mevki ile mesleklerinin olduğunu söyleyip şunu diyorlardı.Dediler ki: "Eğer seninle birlikte yol alırsak, yerimizden, yurdumuzdan oluruz." Kasssas 57 Muhakkak ki o Kur’an-ı Kerim’dir…Rızkınızı ,onu yalanlamakla mı varedeceksiniz? Vakıa 77-82 OysaBiz onları, katımızdan rızık olarak gelen tüm ürünlerin derlenip toplandığı güvenli, saygıdeğer bir mekâna yerleştirmedik mi? Ama onların çokları bilmiyorlar. Kassas 57
Sor: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya o işitme gücünün ve gözlerin sahibi kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? Kim çekip çeviriyor iş ve oluşu?" Hemen, "Allah!" diyecekler. De ki: "Hâlâ kendinize gelmiyor musunuz?"Yunus 31O haldeAlemlerin Rabbi olan Allah müstesna.O beni yarattı,O bana doğru yolu gösterir.O ki beni doyurur.O ki bana içirir.Hastalandığımda bana şifa verende O’dur.O beni öldürecek ve sonra diriltecek…Şuara 77-81 Salih amel işleyenler hiçbir zaman açlık, yoksulluk çekmez. Daha baştan onlar Kur’an –ı kerim meyvelerinden yemekten dolayı aç ya da susuz olmadıklarını bilirler. Hatta  onlar açlık, susuzluk yada muhtaciyeti Kur’an-ı kerimden rızıklanmamak olduğunu bilirler.Bir çok insan, rızkı verecek Allah der, ama işsiz kaldıklarında ya da Allah onların canlarından ,mallarından biraz eksilttiğinde bu sözün ne demek olduğunu bilmeyen cahiller gibi ümitsizliğe düşer,dünyasını kendine dar eder.Herşeyden soğur.
Oysa kendi şartlarında salih ameli ifa etmeye devam etmelidir.O, “Allah bizi Salih amellerden mahrum bırakmasın.” şekline dua ederek bunun endişesini duymalıdır.Rabb insana her defasında rızık benim üzerimedir. Onu düşünmeyin.Siz isteseniz de onu yapamazsınız. Zaten sizin işinizde bu değildir derken, sizin işiniz Salih amel ifa etmektir demektedir. Şu halde insanlara siz onu düşünmeyin , Salih amele konsantre olun diyerek insanların işlerini daha iyi yapmaları için uygun ortamı da sunmaktadır.Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayın. Ana-babaya çok iyi davranın. Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; biz sizi de onları da rızıklandırırız. Kötülüklerin görünenine de gizli kalanına da yaklaşmayın. Allah'ın saygın ve aziz kıldığı cana, bir hakkı savunmak dışında kıymayın. Allah size bunları önerdi ki, aklınızı işletebilesiniz."En’am 151Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et! Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırıyoruz. Sonuç takvanındır.Taha 132
Kimi zaman rızıkla sınanma olabilir ama bu nihayetinde bir sınanmadır.Yüce Rabb bunun Salih amel üzere kulunu daha da tahkim etmek üzere yaparken,onun gücünün biteceği yerde hemen O’nu  hiç beklemediği yerden de rızıklandırabilir.
… Allah'a ve âhiret gününe inanan kişiye işte bu şekilde öğüt verilmektedir. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu nasip eder. Ve onu hiç beklemediği yönden rızıklandırır. Kim Allah'a dayanıp güvenirse O, ona yeter. Hiç kuşkusuz, Allah, emrini yerine getirecektir. Allah her şey için bir kader belirlemiştir. Tahrim 3
Yine yaşlı Zekeriyya a.s ın himayesinde olan bir bayan olarak Betül vasıflı Meryem a.s.’ın yanında Zekeriyya a.s rızık gördüğünde şöyle diyordu:Zekeriyya, mihrapta onun yanına her girdiğinde, orada bir rızık bulur ve sorardı: "Meryem, bu sana nereden?" Meryem de "Bu, Allah katındandır; çünkü Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır." derdi. Al-i İmran 37

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA