24 Eylul 2018 Pazartesi

Neden Zillet içindeyiz

21-04-2018 15:34 Güncelleme : 25-04-2018 10:36

Neden Zillet içindeyiz

İşte her taraftan yapılmak istenen veya yapılan bu köleliğe karşı Allah, kitabı ile kullarına şeref ve itibarlarını vermek onları insan olarak meleklerin dahi önünde boyun eğdiği şerefli bir kul olma payesini hatırlatarak bir öze dönüş içine girmelerini istemektedir.

Toplumda mele olarak görülen insanlar, toplum adına karar verici ve onları yönlendirme etkisine sahip kişilerdir. Bu özelliğe onlar kendilerinden değil, toplumun rağbetinden dolayı haiz olmaktadırlar.

Bu durumun bir işi olarak ta bunlar mevcut konumlarını sağlamlaştırmak ve daha da yukarı çıkmak ve etkin olmak için onlara uygun ama temel de nefislerine uygun bir evrilme içine onları sokacaklardır.

Bu halde insanları gaflet içinde tutma, akletmeme,  akletse bile pasifize etme üzere bir çok şeylere icbar edecek ve onları adeta zincirlere vurarak  şeref ve izzetlerini aşağılık hale çevirecektir.

Son kertede onların şeref ve izzet anlayışlarını da alt üst ederek dünyalarını da devamlı yükselme değil, alçalma üzere fesada bürümeye yönelteceklerdir.

İşte sad süresinde girişinde şu ayetler durumu ne kadar da güzel tasvir etmektedir.

Sad .Şerefli  Kurân’a ,Nankörler bir gurur ve ayrılık içindedirler. Kendilerinden önce nicelerini helak ettik. Onlar çağrıştılar. Ama artık kurtuluş vakti değildi. İçlerinden kendilerine uyarıcı geldiğine şaştılar da nankörler: "Bu bir aldatıcıdr, yalancıdır" dediler. İlahları tek bir ilah mı yaptı. Bu gerçekten tuhaf bir şey. Onlardan meleler yürüyün ilahlarınız üzerinde sabredin. Bu sizden istenendir. Sad 1-6

İşte sözkonusu edilen bu kimseler çeşitli ilahlar uydurarak insanları bunlara sebat etmeye çağırarak onları bu uydurduklarının önünde rezil ederler.

Onları aşağılık kılar. Paranın, malın, korkularının, teknolojinin, cinselliğin, makam ve mevkii ile mesleğin kulu haline getirir.

Oysa Kur’an izzet ve şerefiten bahsettiği halde ki bu ilahların insanlara hizmet için varolduğunu söylerken asıl ilahın Allah olduğunu doğal olarakta ona kulluk ederek şerefin kazanacağını söylerken, bu bilmiş kişilerin buna karşı tepki göstermeleri de nedir?

Bir grupta din adına konuşarak bu yetkinin kendilerinde olduğunu söyleyerek insanları kendilerine çağırır ya da bunlara yakın olanlar insanlar bunlara çağırarak onların üzerinde sebat etmeye çağırırlar.

Zira bunlara göre onlar sayesinde himmet edilmekte, onlar sayesinde varlığın işleri yapılmakta, evtad, kutup, gavs ,dörtler, kırklar vs bir takım ilahlar konularak bunların varlığın ve insan yaşamı üzerinde tasarruf sahibi olduklarından bahisle bunlar üzerinde sebat etmek, bunlardan bunlar ölse bile yardım istemenin meşruluğu altında insanları ölülerin kölesi haline getirecek kadar azmışlardır.

İnsanları sümük, kan ,sidik gibi necisleri sevdirmeye hatta onları kutsal kılmaya kadar çağırmaktadırlar.

Hocalarının şeyhlerinin cemaat liderlerinin önünde eğilmeye, yerlere yatmaya, onda sanki kutsallık var imişcesine ellerini öpüp,  sanki tevbeyi kabul edecek onlar imiş gibi onlara yönelmekte, son kertede ben hakkım ya da ete kemiğe büründü  muhammed mustafa gibi göründü, efendi hazretleri gibi göründü demek işte hep bunlar, azgınlığın hangi boyutlara vardığının göstergesi açısından Allah’a firar etmenin en büyük çığlığıdır.

Sadece buda değil, onların her söylediğinin, haber verdiğinin doğru ve hatasız olarak kabul ederek teslim olmak ve Allah’ın açık ayetlerine rağmen yaptıkları azgınlıkları bunda “bilmediğimiz bir hikmet vardır.” diyerek meşru görmek  onları Rabb edinmekten başka nedir ki?

Cemaat liderlerini anmak onun resmini evlerine asmak, telefonlarında ,sosyal medya hesap sahifelerinde afişe etmek te nedir? Kişi en sevdiği ile beraber olmak isterse bunlarda acaba Allah’ı sever gibi sevdiklerinden dolayı böyle yapıyor olamazlar mı? Onları Allahtan daha çok andıklarından dolayı onları anıyor olamazlar mı?

Diğer taraftan kemalizmi benimseyip onun resimlerini her yere asan kabri başında ona saygı ve selam vereip,  şikayette bulunan hatta onu savaşların kaderini belirleyen, ulu önder  gibi anarak  onu insanüstü bir varlık olarak kabul edenlerde aynı kölelik içinde olmakta değiller midir?

İşte her taraftan yapılmak istenen veya yapılan bu köleliğe karşı Allah, kitabı ile kullarına şeref ve itibarlarını vermek onları insan olarak meleklerin dahi önünde boyun eğdiği şerefli bir kul olma payesini hatırlatarak bir öze dönüş içine girmelerini istemektedir.

İşte bu mele denilenler bu öze dönüşün, izzet ve şerefin önünde bir kale gibi durmakta ve insanların akıl ve iradelerini ipotek altına alırcasına onları uzaktan kumandalı robotlar haline getirmektedirler.

Bu hususta kitle iletişim araçları, kitaplar, risaleler, internet ve diğer bir çok unsurla kişilerin yatak odalarına dahi girmiş ve onları birer zombi haline dönüştürme içinde olmuşlardır.

İşte bizim gündemimizi Allah’ın sözü belirlemeli iken, bizler şerefi de ancak bu kitapla alabiliriz.

Gelin onun üzerinde düşünelim, gelin onu yavaş yavaş ama anlayarak, bizi temizlemesine izin vererek, Hayatımıza dokunmasına izin vererek onu kenarından değil, dört elle sarılanlar olarak zincirlerimizi kıralım.Aksi halde bu zilletlerden kurtulamayız.

Vesselam.

 

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA