18 Eylul 2018 Salı

Fecr Süresi-5

21-04-2018 01:15 Güncelleme : 25-04-2018 10:22

Fecr Süresi-5

Yetime ikram ederken onda kendini görürde aslında ikram ettiği kendisidir miskini yedirir de aslında yiyen kendisidir mirası hak sahiplerine verirde aslında kendi hakkını alır mala karşı sevgisini vermez de bu sevgisini Rabbe yöneltir Kalbi Rab sevgisi ile dolar melekler kalbinde sıra sıra durur da o kalbe artık şeytanlar giremez Cehennemden çekinir de pişman olacak işler yapmaz Rabbin azabından korkarda tüm bağlardan azade olarak tatmin olur

O gün kimse Allah’ın azab ettiği gibi azab edemez

Bu kimseler kendi hayatlarını yakmış iken şimdi Allah’ın azabı ile muhatap olmaktadırlar

Onların kendilerine zarar verip   Allah’a herhangi bir zarar vermedikleri halde Allahın onlara azap etmesi hem de görülmemiş bir şekilde azap etmesi anlamlıdır

Zira Allah kendisine muhtaç olup bağlı olarak yaşayan bu insanların onun yarattıklarına karşı yaptıkları işlerden dolayı onlara azap edecektir  Çünkü bunlar azmış ve fesadı çoğaltmışlardı

Yetime ikramda bulunmamış   miskini doyurmamış    mirası had tanımaksızın yemiş   mala aşırı bir düşkünlük göstermişlerdi

Allah tüm yarattıklarının hamisi olarak onlara yapılan bu işten dolayı bu işi yapanlara azap etmeyi kendi üzerine almaktadır  Onlara haklarını vermeyen zalimlere azap ederek onların intikamını alacaktır Hem de görülmemiş ve tadılmamış bir şekilde

O halde ikram,   yedirme   had tanıma   mutedil olma’dan dolayı başa azap gibi zannedilen işler geliyorsa bunları örtmekle başa gelecek olan azabın yanında bu azaplar ancak ummanda damla kalır

Şu halde   hiçkimseden korkulmamalı  Onların azapları engelleyici olmamalı

İnsanlardan öyleleri vardır ki   “Allah’a inandık” derler  Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca   insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi tutar  Ankebut 10

Bu ayırımı iyi yapmak ve bu ayırımın pratik unsurlarını göstermek gerekir

İşte bu unsur cesur olmaktır  Allahtan başkasından korkmamaktır  Allah’ın azabının daha şedit olduğunu bilerek diğer tüm azaplara karşı dirençli olmaktır  Buruç süresindeki ateşe atılan müminler bunun açık kanıtıdır

Sihirbazlar da 

 Firavun   “Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o   size sihri öğreten büyüğünüzdür  Yakında bilip göreceksiniz siz! And olsun   ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım” dedi   Dediler: zararı yok   biz rabbimize döneceğiz Şura 50-51

Bu   sopaların bize yol gösterici olarak kabul edilmemesidir

Hicr sahipleri bu mukayeseyi yapar ve bu azaptan kendilerini pişman olmayacak işleri yaparak korurlar

O’nun vurduğu bağ gibi kimse vuramaz

Bu insanlar kendilerini bağlamamaları gereken şeylere bağlamışlardır  Mala aşırı düşkünlük bağı ile bağlanmışlardır  Yetime ikram etmeyip   miskini doyurmayan   mirası hadsizce yiyen   hicr sahbi olmaktan uzak bu bireyler ancak nefisleri tarafından bağlanmış olanlardır

Oysa hicr sahibi olanlar kendilerine nefisleri tarafından atılacak olan bu bağlara karşı korurlar

Çünkü bu bağlar onların boyunlarına geçirilip   onları birer araç haline getirerek    istikamet veren bir dizgindir

Rabbin bu tehdidi   sözkonusu bireyin bu halden kurtuluşu içindir de  Onu kendine gelmesi ve kendisini dizginlenecek bir araç haline getirmemesi içindir

Zira Rabb bağ vurduğunda artık o bağdan kurtuluş yoktur  O bağ vurduğunda bu tüm alemlerde aşağılanmadır  Dünyada da ahirette de

O halde onun vuracağı bağdan korunmak gerekir  Bu bağ yanında diğer tüm bağlar kopar  Şu halde o bağdan sakınmak aslında insanın özgürlüğüne kavuşması demektir

O halde hicrden pay alan   kalbini Allah’ın evi olarak koruyan   azaptan ve meyillere bağlanmaktan kendisini koruyandır

böyle olunca o mutmain olan birisi olur

Ey tatmin olmuş nefis

Tatmin olan nefis nedir ki bu nefisten bahsedilmektedir?

Bu nefis hicr sahibi bir nefistir  Kendisini azgınlıktan ve fesattan korur  İmtihan olduğunu bilerek Rabbin ikram ve rızkı daraltmasını imtihanın gece ve gündüzü gibi değerler

Yetime ikram ederken onda kendini görürde aslında ikram ettiği kendisidir   miskini yedirir de aslında yiyen kendisidir   mirası hak sahiplerine verirde aslında kendi hakkını alır   mala karşı sevgisini vermez de bu sevgisini Rabbe yöneltir Kalbi Rab sevgisi ile dolar   melekler kalbinde sıra sıra durur da o kalbe artık şeytanlar giremez

Cehennemden çekinir de pişman olacak işler yapmaz  Rabbin azabından korkarda   tüm bağlardan azade olarak tatmin olur

Rabbine dön  Razı etmiş ve razı olan olarak

Tüm bağlardan kurtulan bu nefis Rabbine döner  O Rabbine dönmek üzere bu bağlardan kurtulmuştur

Rabbe dönüş    Rabbi razı etmek üzere iken kendisinin razı olması da böylece mümkündür  Şu halde razı olmak   Rabbe dönerek onu razı etmekten geçer

Tatmin olmuş nefis Razı olan nefistir  Ama Rabbe dönerek o razı olmuştur

Bundan başka nefsin ne tatmini söz konusudur ne de razılığı

Bu gerçektende önemlidir  Zira insanlar nefislerinin razılığı olmaksızın bir çok acılar içinde kıvranmaktadırlar  Kendilerine bunun unutturmak ya da razı etmek için bir çok yol deneseler de hiçbiri onlar için faydalı olmakta değildir  Zira son kertede söz konusu insanlar intihar etmektedirler

Rabbe dönmek yerine başka bir şeylere dönmek onlar için razılık olmamaktadır  Çünkü Rabbe dönme yerine hiçbir şey geçemez

Kullarım arasına gir

Rabbe dönmek razı etmek ya da razı olmak için kullar arasına girmek gerekir  Bu nefsin konumunu ortaya koyar  O bir kuldur ve kul olması hesabı ile kendi konumunu bu şekilde konumlandırıp   kulluğu ifa ederek tatmin olur  Kibirlenerek   azarak yeryüzünde fesadı arttırarak bu olmaz

Her ne kadar bunlar söz ve fiileri ile böyle olmadığını söyleseler de ya da kendilerini ilah yerine koysa da nihayetinde onlarda Rabbin kullarıdır ve yine onlarda O’na muhtaçtır

Ama burada söz konusu edilen kullar   nitelikli olan kullardır  Bu kulların niteliği bağlardan kurtulup Rabbe dönerek razı olmuş ve böylece tatmin olmuş olmasıdır

Şu halde o nefsin yeri burasıdır  Onun razılığı Rabbe dönmek iken  bu nitelikli kullar yanında da olmaktır

Ad  Semud ya da fir’avn gibilerin değil  Hicr sahibi olan olarak   yetime ikram eden  yoksulu yediren  mirasta hakkı gözetip  mala sevgi beslemeyip  Rabbin azabından korkarak tüm bağlardan azade olarak Rabbin sevgisi ile kalpleri Rabbe bağlanmış  olanlar arasına girmektir

O halde birey kendisine bakıp kimler ile beraber olduğunu bilmelidir Yaşam tarzlarını nitelikli kullar ile beraber olma üzerine kurmalıdırlar Bu beraberliğin mekansal olması gerekmez İbadi olması gerekir

İbadi olması ise hayatı tümü ile Rabbe dönüş yoluna adamaktır  

Hicr sahipleri kendilerini bu kullardan uzaklaştıracak olan işlerden ve diğer kullardan kendilerini korumalıdırlar

O halde bu gibi insanlardan olmak mümkünatı olmayan bir kul olmak değil iken   Rabbin istediği de kullarının nitelikli olmasıdır

Son kertede onun mekanı

Cennetime gir

Onun içinde olacağı yer cennettir  Şu andan itibaren o cennete girmiştir  O yer Rabbe dönülen yerdir O yer itminan olunan yerdir O yer nitelikli kulların bulunduğu yerdir

Hangi nefis bunları ifa etmiş ise onun için hayat  Rabbin bereketli bahçesine dönüşür

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA