23 Haziran 2018 Cumartesi

Fecr Süresi-4

14-04-2018 16:00 Güncelleme : 20-04-2018 18:01

Fecr Süresi-4

Rabbin gelip meleklerin saf saf olarak dizileceği yer işte tüm ard niyet ve kötülükler ile mala karşı sevginin Mirası sınır tanımaksızın yemenin olduğu yer olmaz Rabb ve melekler böyle bir yere gelmez Böyle bir yeri kalbinde edinen Rabbten kendini uzaklaştırmış melekelerini de kaçırmıştır

Hayır Yer bir çarpılışla çarpıldığında

Hayır

Yetim sahipsiz değildir   Onun sahibi Rabb’tir  Miskin açlıktan ölecek hale gelse de yine onun doyurucusu Rabb’tir  Hem de öyle bir sahip ve doyurucudur ki Onlara ikramda bulunmayan ya da yedirmeyenlere Rabb ne yaptı ortada değil midir?  Ondan daha çok sahip çıkan ve yediren var mı?
O halde yapılması gereken nedir?

Yapılması gereken bu tür bir yer üzerinde bulunanın bu yeri hemen parçalamasıdır  Kendi üzerine bastığı bu düşünce ve tavır zeminini parçalaması gerektiği gibi insanlar içinde bunu yapmalıdır  Zira o yapmasa da o zemin zaten bu şekilde duracak değildir O zemin parçalanacaktır

O parçalamaz ise dahi parçalanacak iken kendisi de bu parçalanma içinde tek parça olarak kalacak ta değildir

Onun malları da   haksız olarak yedikleri de   parçalanacaktır.

Zaten malın ve yenenlerin her biri parçalanıp toz olacak şu dünyaya ait değil midir?

Koruyan akıl olarak almanız gereken  pay budur  Onların sizi tehlikeye atmasından önce yapmanız gereken bu meylinizi parça parça etmeniz  O halde hicr den pay alan kişi   meyillerinin yoluna taş koymalıdır  Öyle taşlar ki bu meyillerin yoluna geçit vermeyen semud gibi de oyulamayan büyük kayalar olmalıdır

O halde insanın kendisini bunlar için parçalaması niye?

Rabbin gelip   Melekler saf saf dizildiğinde

O’nun yeryüzüne gelmesi ne kendini parçalaması için ne de insanlar arasına fitne sokup onları parçalaması için

O terbiye olmak    terbiye etmek için gelmişti

O her ne kadar parçalamaya çalışsa da bu durumda O’nun yaptıkları yanına kalacak değildi  Rabb olaya müdahil olacak ve melekleri ile gelecektir  Bu mudahale Rabbani bir mudahaledir

Rabbin gelip meleklerinde saf halinde dizilmesi   sanki bir oturumun yapıldığını ya da muhakemenin yapılacağını gösterir

O halde bu oturumun yapılacağını ya da şu anda hemen yapılacağının idrakinde olmak gerekmektedir  Her an Rabb gelip   melekler saf saf dizilebilirler.Zira hesabın ne zaman geleceğini Rabbten başkası bilemez.

Hiç şüphesiz Rabb bireye yakındır  Hatta şah damarından dahi daha yakındır  Meleklerde O’nun etrafındadır  Aslında bu anı şu anda hissetmek ve “ben ne yapıyorum “ diyerek kendimizi korumaya almalıyız  

O halde bu anın yaşandığının haberi ile de terbiyeli olmak gerekir

Rabbin gelip meleklerin saf saf olarak dizileceği yer işte tüm ard niyet ve kötülükler ile   mala karşı sevginin   Mirası sınır tanımaksızın yemenin   olduğu yer olmaz  Rabb ve melekler böyle bir yere gelmez  Böyle bir yeri kalbinde edinen Rabbten kendini uzaklaştırmış   melekelerini de kaçırmıştır

Şu halde Rabbin gelmesi   meleklerin saf olarak dizilmesi kalbin bu duygularını parçalayarak onlardan hiçbir izin kalmadığı bir yer edinmesi ile mümkündür  Ancak böyle bir kalbe Rabb iner o kalbe melekler dolar  

Şu halde Rabbin senin kalbinde taht kurması aslında senin meleke ve kaabiliyetlerini Allahın terbiyesi ile terbiye etmene bağlıdır  Onun melikliğini kabul etmen budur

Buna göre onun geleceği bir ortam bu “meleke”lerin olduğu bir ortam olur  Sen artık Rabbinin bir meleği olabilirsin

Aksi halde her ne kadar sözle Rabbe karşı kalbi bir sevgi beslendiği söylense de aslında o kalpte Rabbe karşı bir sevgi yoktur  Bu kişinin kendisini aldatmasından başkası değildir

Bu durumda insan hatırlatmalara rağmen sırtını çevirdi ise  o kalbini temizleyip Rabbine taht kurmamış şu hali ile başka rabler edinmiş ve onların melekleri olmuştur  Aslında melek yüzlü şeytanları  O insan kendi yönetimini azgınlara ve fesatçılara vermiş kendisini parçalamıştır

O gün cehennem getirilir ve o gün insan hatırlar  Ama hatırlamanın ona ne yararı vardır

O gün bir hatırlatma vardır  Zira  cehennem getirilmiştir  Nasıl getirildiği önemli değil  Ama getirilmiştir

O gün insan sanki o cehennem ateşinin ısısını kendi yüreğinde hisseder de birden üzerini örttükleri yanmaya başlar  Yaptıklarının ne kadar ahmakça olup   kendisine fayda sağlamadığını bilir  Yapması gerektiği halde yapmadığı o şeyleri hatırlar da neden yetime ikram etmediğine   miskini doyurmayıp   mirası sınır tanımaksızın yediğine ve malı çok sevdiğine yanar

Ama artık hatırlama fayda vermez  Her şeyin bu şekilde apaçık olduğu bir günde insan istese de istemese de hatırlamada bulunacaktır  Ama onun bunlar olmazdan önce hicr sahibi olarak aklı ile bunların şu an gerçekleştiğini idrak ederek o günü yaşaması gerekir

“Cehennem insan için büyük bir uyarıdır  Onu daima hatırlamak ya da unutmamak gerekir  O    bize Rabbi  unutturacak olanların hayatı cehenneme çevireceğini unutturmamalıdır ” Bu manada da bize rabbi unutturacak olanları cehenneme atıp yakmalı  Kalbimizde onlara beslediğimiz meyilleri ateşin odunu kılmalıyız

O zaman Rabbin geldiğini   meleklerin saf saf yanında olduğunu bilerek   yetime ikramda bulunup   miskine yedirmeli   mirası hak ölçüsünde değerlemeli   mala karşı aşırı bir sevgi beslemeden pişmanlık duyarak bize faydalı olan bir hatırlatma içinde olmalıyız  

Aksi takdirde 

Keşke Hayatım için bir şeyler takdim etse idim

Der

Şimdi onun önünde yeni bir hayat vardır  Ama bu hayatta kendisine fayda verecek hiçbir şey yoktur Çünkü bu hayatı onun inşaa etmesi gerekir iken o bu hayatını inşaa etmemiştir Hayatını inşaa etmemesi itibari ile şimdi pişmanlık içindedir

Hayatı tümü ile boşa geçmiştir  Hiçbir şey üretmemiş   kimseye faydası dokunmamıştır  Hatta kendisine dahi ..

Hayatı yaşamak bu şekilde yaşamak değildir  Bu ancak pişmanlıktır

Neden şu hayatım değil de hayatım için diyor  Çünkü gerçek hayat burasıdır  Şüphesiz   ahiret yurdu   hayatın ta kendisidir" (Ankebût   29/64)

Malı aşırı sevmeden     yetime ikramda bulunmalı   miskine yedirmeli   mirası hakkı olduğu kadarı ile almalı idi Onun takdimde bulunacakları bunlar idi

Takdim bulunacağı bu şeyler yine onun kendisi için iken ne yetim   ne yoksul   ne Rabb içindir  Bunlar ancak onun kendi hayatı içindir Şu halde onun hayatını yaşaması   mirası  sınır tanımaksızın yememe   mala aşırı düşkün olmama   yetime ikramda bulunma   miskini doyurma ile mümkündür

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA