20 Ekim 2018 Cumartesi

Rabb Gözüpek İnsan olmamızı ister

01-04-2018 13:36 Güncelleme : 02-04-2018 13:19

Rabb Gözüpek İnsan olmamızı ister

Buna göre tevhid mücadelesi içinde olanlar sıkıntı, acı, darlık, korku, endişe gibi unsurları kendilerine dert olarak görerek bunları tevhid önünde bir mazeret olarak ileriye süremeyecektir., Onlar ne kadar bu ateşler içinde bulunsalar da Rabb planları belirleyen ve bizi geçeceklerini mi zannettiler? “ Allah’ın dileği dışında bir şey isabet etmez.” diyerek her zaman gözetleme yerinde olduğunu belirterek, onları ibrahimi ateşler içinden kurtardığı gibi kurtaracağı noktasında iman edenlere ibretlerden bahseder.

Rabb iman ettik dedikten sonra insanları terketmeyeceğini söylerken onların imanlarındaki sadakati ölçeceğini söylemekte böylece kimin özü ve sözü doğru kimin iki yüzlü olduğunu bildireceğini izah etmektedir.

Bu nokta da fitne tabirin kullanarak ateşler içinde olunacağını söylerken Nuh gibi uzun süre katlanmaya dahi dirençli olarak insanın yaratıldığından da bahsetmektedir.

İman ettim diyen kişi tevhid mücadelesi içinde insanları buna çağırırken, nefsinden, etrafından, toplumundan, gelenek ve insanlarca benimsenmiş olan değerlerden dolayı şüphesiz ki bir fitneye tabii tutulacaktır.

Bu nokta da önemli bir fitne içine giren olarak atamız ve aynı zamanda önderimiz olan İbrahim a.s’ın karşılaştıklarına bakarsak bu bizi önemli bir sonuca doğru götürür.

Babasının şirk inancına, toplumun şirk inancına, geleneğe, yurdunu terketmeye, çocuğu ile imtihan olmaya, nihayet ateşe atılmaya kadar bir çok fitnenin içinden geçen olarak tevhid dininin babası ve önderi olarak ortaya konan İbrahim a.s bizlere bir mesaj daha vermektedir.

Buna göre tevhid mücadelesi içinde olanlar sıkıntı, acı, darlık, korku, endişe gibi unsurları kendilerine dert olarak görerek bunları tevhid önünde bir mazeret olarak ileriye süremeyecektir.,

Onlar ne kadar bu ateşler içinde bulunsalar da Rabb planları belirleyen ve bizi geçeceklerini mi zannettiler? “  Allah’ın dileği dışında bir şey isabet etmez.” diyerek her zaman gözetleme yerinde olduğunu belirterek, onları ibrahimi ateşler içinden kurtardığı gibi kurtaracağı noktasında iman edenlere ibretlerden bahseder.

Şu halde bizim en büyük zaafımız, Olayları deterministik bakış açısı içinde değerleyip, sanki Rabb yokmuş gibi kabullenerek, Onun bize olan vaadlerini dikkate almamamızdır.

İbrahim örnekliğinde bize beraat bizleri Rabbin ateşler içinden kurtaracağıdır.

Buna rağmen ateşler içine atılan mümilerden buruc süresinde bahsedilmekte değil midir?

Evet onlardan da bahs edilmektedir.. Fakat onların kazananlar olarak cennetler içinde olduklarından da bahsedilmektedir.

Hal bu iken bizlerin tevhid için ne kadar gözü pek olduğumuzdan bahsedilir, bu çerçevede karşılaştığımız olaylara nasıl yaklaşmaktayız?

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA