24 Eylul 2018 Pazartesi

Tekvir Süresi-2

26-01-2018 23:01 Güncelleme : 26-01-2018 23:01

O sahifeler açıldığında tüm haberler ifşa olunacaktır. O sahifeler onun hayatının tümü ise şu halde o sahifelerin açılması ile tüm hayatı ortaya çıkacaktır. Onun sır olarak sakladığı her ne varsa artık sır olmaktan çıkacaktır. Zira sahifelerin açılması herşeyin ortaya döküleceği anlamına gelmektedir

Sahifeler açıldığında

Suç işleyen ölse de şu alemler sönüp deniz suları altında kalsa da onun sahifeleri kaybolacak değildir. Nasıl ki nefisler kaybolmayacak ise onun sahifeleri de kaybolmayacaktır.Bu sahifeler onun eşi gibidir.Bunlar korunmuştur.Bu sahifeler yıpranmış, eskimiş yada tozlanarak yazıları da silinmiş değildir.

O sahifeler ilk günkü gibidir. Güneş gibi parlak, yıldızlar gibi okunabilir,dağlar gibi de sağlamdır.

O sahifeler açıldığında tüm haberler ifşa olunacaktır. O sahifeler onun hayatının tümü ise şu halde o sahifelerin açılması ile tüm hayatı ortaya çıkacaktır. Onun sır olarak sakladığı her ne varsa artık sır olmaktan çıkacaktır. Zira sahifelerin açılması herşeyin ortaya döküleceği anlamına gelmektedir.

Gökler sıyrılıp açıldığı zaman.

Şimdi göklerin durumuna işaret ediliyor. Gökler ise bu halde kalacak değildir. O bir şeylerin üzerine giydirilmiş ya da üzerlerinde bir örtü olarak gerilen insanlık ve cinler tarihinin üzerinden kaldırılmıştır. Böylece gök kubbenin altındaki tüm  gizlilikler ve gizemler ortaya çıkmıştır. Çünkü gök kubbe altındaki hiçbir şey gizli kalmaz.

Cehennem alevlendirildiğinde.  

Şimdi kalınacak yerlerden biri olarak ateşlerin alevinin arttırıldığı o yer yaklaştırılmıştır.Şu alem ve içindekiler tarumar olduğunda bu alemin akabinde şimdi iki alemden biri olanın yakıcı ateşleri alevlendirilmektedir. Zira nefisler eşleri ile birleşip ayağa kalkarken, diğer taraftan sahifeler de açılmıştır. Son olarakta artık kalınacak yerin  kaydı tapusu verilecektir.

Ateşin alevlendirilmesi kalplere bir korku ve endişe salması bağlamında anlamlıdır.Bu ateşin alevi korku ve endişe ateşini daha da alevlendirmeli ve ateşe girdirecek sahifelerini yakmalıdır. Bu alevli ateş endişesi onu tümü ile sarmalıdır.Güneşin ışığından daha sıcak olup, yıldızları yol gösterici olarak kabul edip, sabit fikirlerini eriten,içinde volkanlar patlatan bir endişe ve korku kaynağı husule getirmelidir.

O ateşin endişe ve korkusu içinde bulunulan andan itibaren kişiyi sarması gerekir.Bu ateş onun tüm meyillerini yakıp eritmelidir.En değerli olarak gördüğü ve peşinde koştuğu arzu ve ihtiraslarını bir anda ateş gibi görüp ondan irkilmelidir.Onun bunaltıcı sıcaklığını hissederek Rabbine doğru yöneliş içinde serinliği hissetmelidir.

 

Cennet yaklaştırıldığında.

İşte onun için bu anda yaşadığı alem cennetler olmaya başlar. Zira saran bu alevler ile o alem bahçesinin zararlı ve zehirli olan bitkilerini yakar. Çöplerini bir araya getirip onları imha eder.Böylece onun bahçeleri güneşin ışığından faydalanır. Sular ile sulanır ve sağlam bir yerde vucut bulur.O bahçeler oturmaya elverişli bir bahçe olur.

 

Nefis neyi hazırladığını bilecektir.

 

Nefsin, rehin olduğu o kazanımı nefisle beraberdir. Hatta nefis onu orada hazır bulacaktır. Onun hiçbir şeyi yoktur ki orada olmasın. O şey ne geride bırakılmıştır, ne de ihmal edilmiştir.

Hazır bulacağı o şey ise ancak kendi hazırladığıdır. Başkasının değil. Ora da başkasının hazırından da alacak değildir.

O halde hazırlığını cenneti yaklaştırma ama cehennemi uzaklaştırma arzusu ile yapmalıdır.

Bu yapılması gereken bir hazırlıktır.

O halde o güneşlerin aydınlığında, yıldızların yol göstericiliğinde, sabitelerin üzerinde , denizler fışkırmadan hazırlıklarını yapmalıdır. Tek başına da olsa, çeşitli söz ve eylemlere muhatap olsa da bu hazırlıktan asla ve kat’a geri durmamalıdır.

Hayır. Yemin olsun sinenlere.

Hazırlıksız yakalanmaya hayır.Rabb kulunun bu şekilde olmasını istemez.Bu şekilde olmasını istemediği içindir ki o günü izhar etmektedir.

Artık gizlenecek bir şey yok. Üzerine yemin edilerek dikkat çekilen husus insanların alemlerinde gizlediğidir.

Bunlar gizli değildir. Bilinmez de değildir.

Hiçbir şey gizli kalacak değildir.

Sizin gizledikleriniz gizli olmadığı gibi sizin bilmediğiniz o saklananlarda gizli değildir.

Herşey görülenlerden, işitilenlerden ya da hissedilenlerden ibaret değildir.

Mecrasında akanlara

Onlar kendilerine tayin olunan işler üzeredirler. Hepsi bu işleri ifa eder.Hiçbiri bu işlere kayıtsız kalamaz.Akış şu halde tayin olunan yere doğrudur.Bu akış belirli bir süreye kadardır ve bu sürenin sonucu bu akışın gereğidir.

O halde akışın kendisi bu sürecin sonucunu gerektirir.

Buna göre güneşin köreleceği, yıldızların kararıp, döküleceği, dağların yürütüleceği, on aylık develerin atıl bırakılacağı, vahşi hayvanların bir araya toplanacağı, denizlerin kaynatılıp fışkıracağı, nefislerin eşleştirileceği, diri diri gömülen kız çocuklarına hangi suçtan ötürü öldürüldüğü sorulacağı, sahifelerin açılıp, göğün sıyrılacağı mevcut mecranın içindedir.

Oysa insanlar bunu kendilerine gizlemektedirler. Sadece bu gizli olanları değil açıkta olanları da sanki kendilerine gizli imiş gibi algılayıp bir mecra tutturmaktadırlar. Oysa onları ilgilendiren hem bu aleni olanlar iken hemde gizlenenlerdir.Bunlara yemin edilmesi bunların hayatın imarında büyük öneme sahip olduklarını gösterir.Gizli olduğu halde onların imar faaliyetinde kullanılması insanın görünmeyen veya bilinmeyen yönlerininde olduğunu apaçık bir şekilde ortaya koyar.

O halde insanın mecra tutturması aslında kendi başına olabilecek bir şey olamaz. Bu nokta da onun güneşe, yıldızlara,dağlara ihtiyacı olduğu gibi gizlenenlere ve mecrasında akan diğer varlıklara da gereksinimi vardır.

Materyalist görüşlerin gizlenenleri reddi aslında görünenleri de reddi anlamına gelir.Çünkü bunlar birbirleri ile tamamlanır birbirleri ile tanımlanır.Bu durumda materyalist görüş eksiktir.Eksik olduğu gibi insanı kör eder.Bu durumda onun insanı cehenneme yaklaştırdığı ise alenidir.

Gecenin karanlığı dağılmaya başladığında.

 

Karanlıklar muhakkak ki dağılacaktır. O’nun devamlı kalması zaten sözkonusu olamazdı. Şu dünya içinde başka türlü olabilir mi ki?

Gecenin karanlığı ile ifade edilen hangi iç karartıcı iş ya da karanlık işler olursa olsun onun gecenin bir unsuru olması hesabı ile sonu budur.Çünkü gece belirli bir vakte kadardır.

Şu halde karanlık ilelebet değildir. Gelecek karanlık ya da gizli olmayacaktır.

Nefes almaya başladığında sabaha

 

Sabah canlanmakta ve nefes alıp vermeye başlamaktadır. Bu muhakkaktır.Çünkü o gecenin takipçisidir.Gecenin takipçisi olarak nefesi gecenin ensesindedir.

Her ne sıkıntı , zorluk, acı, keder olursa olsun gecenin bu karanlıkları dağılmaya başlayacak iken sabahlar da nefes alarak nefislerle birleşmeye başlayacaktır.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA