09 Aralik 2018 Pazar

Ahirete İnanç ve Özgürlük

19-01-2018 22:24 Güncelleme : 19-01-2018 22:24

Ahirete iman etmeyenler sadece onu dilleri ile inkar edenler değillerdir. Bana oraya gidipte döneni göster ya da oraya gidipte dönen var mıdır diyenler değildir.

İman bir güven ise bu güvenin yansıması olması gerekir. Bu yansıma suya yani  sudan yaratılmış insanın hayatına yansımalıdır.

Bu durumda o güven hayatta karşılığını bulan kendi boyasını ve şeklini veren bir inanca dönmelidir.

Bu durumda ahirete olan inanç sadece ahirete sonraya inanma değil, ona inanma ve buradan da hayata uzanan bir yol olmalıdır.

O halde biz bu yol üzere dosdoğruca Allah’a doğru gitmek zorundayız.

Ahiret borç bilincinin olduğu ise, ahirete inanç hesap vereceği bilinci ise insan kendince ve dileğince hareket edemez demektir. Her istediğimi yaparım, haz duyduğum ve sevdiğim ne varsa onları yaparım diyemez.

Daha önce yaşamış kavimlerin başlarına gelen herşey işte bu ahiret bilincinin olmamasından ya da ahireti bilmenin onları nehyedici olmamasıdır.

Şu halde her kim kendini tutamıyorsa, her kim nefsinin yolunda gidiyorsa onun ahiret bilincini edindiğinden bahsedilemez.

Bilinç olmadıktan sonra insan olunamaz. Ahirette kendini ve haddini bilme ise ahirete inanmayan bu bilince eremez.

O halde kendini bilme ahiret bilinci ile olur ise, bu şahsiyet kazanma manasına da gelir.

Bu durumda kişi kendi yerini bilir.

Onun yeri Kendisini rahmet ve ikram içinde yaratana hizmet etmektir. Her kim bunu yaparsa haddini bilir ve şahsiyet kazanır. Başkalarının kölesi olmaktan kurtulur.

İşte hürriyet budur. Özgürlük budur.

Peki bizler bunun neresindeyiz? Ahirete inancımız bizi neden alıkoyuyor.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA