18 Ocak 2018 Perşembe

Şeytan Çarpmışlardan mıyız?

21-09-2017 20:57 Güncelleme : 21-09-2017 21:02

Şeytan Çarpmışlardan mıyız?

Allah’ın bizden istediklerine karşı kulaklarımızı değil, gönlümüzü ve tüm organlarımızı açarak onlara Allah’ın söylediği şekilde hükmetmemiz gerektiği halde bunları yapmamız apaçık bir şekilde şeytanın dürtüklemelerine uyduğumuz manasında değil midir?

Korunup sakınanlar, kendilerine şeytandan bir görüntü/dürtü gelip dokunduğunda, hemen Allah'ı hatırlarlar. İşte o anda görülmesi gerekeni görürler.Araf 201

Bizler kendilerine Müslüman diyenler olarak bu ayetin neresindeyiz. Gerçekten Allah’a sığınanlardan mıyız? Yoksa himayeye ihtiyacı olmayıp, tehlikelerden bihaber miyiz?

Aslında bu her elçinin kavimlerine gelerek yaptığı bir uyarıdır.Onlar hep Allah’a karşı saygılı olmayı, O’ndan sakınmayı, O’na karşı sorumluluk içinde olmayı hatırlatmışlardır.

Ama onlar mevcut hallerinden bir an dahi dönmek istememiş ve bir çok mazeretler ileri sürerek elçilerin kendilerine yaptığı bu öğüdü önemsememişlerdir.

Bunun nedeni onların kendilerini yeterli görmeleri,doğru yolda olduklarını zannetmeleri, hatta diriliş olsa bile kenidlerine bir şekilde yardım edeceğini umdukları birilerinin olmasıdır.

Bu durumda şeytanların sözlerine itibar ederek, eskiden beri gelene uymuş ve son kertede helak olup gitmişlerdir.

Şimdi bizlerde kendi durumlarımıza bakalım. Bizler de bunun neresindeyiz?

Hayatımıza baktığımızda hayatımızın tümü ile şeytanın dürtüklemesini bırakalım bizatihi onun kaçıp,uzaklaşacağı şekilde kötülük fuhuş ve şirk üzere olduğunu görmekteyiz.

Çünkü Allah aklımıza gelmiyor ki. Allah’ı ancak camide, bazı gğn ve geceler ile belirli zaman ve mekanlarda oda doğru ya da yanlış bir şekilde hatırlamaktayız.

Bu durumda başka zaman ve mekanlarda onu hatuırlamaz iken ınu bazı işlerimize ,ilişkilerimize hiç karıştırmayız.

Onu buralarda sanki o ölü imiş gibi muamele ederek,şeytandan gelenlere heva ve arzu ile menfaat ve egolarımıza uygun geleni kabul ederiz.

Oysa hani hassas olmamız gerekiyordu.

Bize şeytandan en ufak bir dürtme geldiği anda hemen bu dürtmeye karşı birşeylerin ters gittiğini, bir sürüklenme ya da bir boyunduruk altına girme ya da heva ve arzuların kalkışmaya giriştiğini bilerek uyanık olmamız gerekiyordu.

Ama böyle olmadı. Bizler her türlü kötülüğü ve fuhşu işlemekte, şirkin ortasında durmakta, kimilerine kulluk etmekte ve haddimizi bilmeyerek dilediğimizi yapma hakkını kendimizde görmekteyiz.

Mala karşı düşkünlük, makama karşı düşkünlük, dünya nimetlerine karşı zaafiyet, israf ve moda düşkünlüğü, rızık endişesi ile birilerinin peşinden gitmek, karşı cinse olan kendini beğendirmek ya da ona düşkünlük, işçinin hakkına tecavüz, akraba ve milliyete düşkünlük,

Allah’ın yanında ve altında din adamlarını ya da dünyalıkları koymak, onları daha çok sevip, onları daha çok anmak,

Anne babaya karşı ihsan edici olmamak,

Yetime ve yoksula hakkını vermemek, Akrabaya iyilik etmemek, Bilmediğin şeylerin ardına düşerek ahkam kesmek, ahirete karşı hiçbir yatırım yapmamak, hayat benim dilediğim gibi yaşarım, kimse bana karışamaz demek veya buna getirecek şekilde yaşamak gibi bu liste uzatılabilir.

Allah’ın bizden istediklerine karşı kulaklarımızı değil, gönlümüzü ve tüm organlarımızı açarak onlara Allah’ın söylediği şekilde hükmetmemiz gerektiği halde bunları yapmamız apaçık bir şekilde şeytanın dürtüklemelerine uyduğumuz manasında değil midir?

Bizler buna rağmen kurtulacağımızı zannedip, ya da birilerinin bizi kurtaracağını zannediyorsak kendimizi aldatmaktayız.

Çünkü Allah’a rağmen şeytana uyan ya da O’nun dürtüklemelerine uyanlar asla kurtulamazlar.

İşmin Müslüman olması da bir mana ifade etmez. Çünkü Allah ancak amellere bakar. O kişinin mesaisinin ne olduğuna bakar da ona göre peşinde koştuğunun karşılığını verir.

Allah ayetinde

Ey Adem oğulları! Şeytan ana, babanızı, utandırmak için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz şeytanlar bize inanmayanların dostlarıdır. Araf 207

Şimdi bu uyarının neresindeyiz? Hatta bizler şeytanın dahi korkup kaçacağı bir nankörlük içine girmişiz.

Çünkü şeytan insana, “nankörlük et” der. İnsan nankörlük edince de, “Ben senden uzağım; çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım” der.Haşr 16

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA