16 Kasim 2018 Cuma

Kimin Yanında Güç ve Şeref Arıyoruz.

16-09-2017 16:12 Güncelleme : 16-09-2017 16:12

Kimin Yanında Güç ve Şeref Arıyoruz.

Eski arap toplumunda dişi olarak nitelenen “Uzza” putunu en büyük putlardan olarak nitelemeleri onlara güç ve şeref verdiğine inanmalarından idi. Bu durum farklı versiyonlarda insanların hayatlarında da ortaya çıkmaktadır. İnsanın kendisini, güç ve şeref verdiğini zannettiği herşey, Allahtan başka her şey, onun zayıflığına zayıflık, itibarsızlığına itibarsızlık katar.

Güç ve Şeref kimin ?

Kendilerine güç ve şeref versin diye Allah’tan başka ilahlar edindiler. Meryem 81

İnsanoğlu kendisinin zayıf ve değersiz olduğunu idrak eder. Fakat bu açığını kapatmak için bir takım yönelişler içine girer. Bunun içindir ki zayıflığını güce, değersizliğini şerefe dönüştürecek bir arayış içindedir.

Fakat insan, çoğu zaman güç ve şerefi bunlardan yoksun hatta kendisi de bunlara muhtaç olanlarda arar. Bu durumda onları aşırı yüceltmeci bir yöneliş içinde kendi eli ile yonttuğu birer ilah konumuna getirir.

Oysa ilahlık kullardan ya da kulluktan edinilen bir nitelik değil , kendinden bir niteliktir.

İnsanların güç ve şeref olsun diye edindikleri bu şeyler güç ve şeref sahibi olmadıkları için insanlar kendilerini daha zayıf ve yine daha itibarsız hale getirmektedirler.

Eski arap toplumunda dişi olarak nitelenen “Uzza” putunu en büyük putlardan olarak nitelemeleri onlara güç ve şeref verdiğine inanmalarından idi.

Bu durum farklı versiyonlarda insanların hayatlarında da ortaya çıkmaktadır. İnsanın kendisini, güç ve şeref verdiğini zannettiği herşey, Allahtan başka her şey, onun zayıflığına zayıflık, itibarsızlığına itibarsızlık katar.

Bu bir soy olabilir, Mallar ve oğullar olabilir, Nakitler, altın ve gümüşler, evler, arabalar, fabrikalar, makam ve mevkiiler, emri altında çalıştırdığı insanlar, eline verilen ekonomik , siyasi güç olabilir.

Fakat bunların hiçbiri bir güç ve şeref  için verilmiş değildir. Allah-u Teala bunları insanların onlar üzerinde aziz olmaları  için yaratmış iken insanların kendilerini onların esiri yapmaları ne  kadar da büyük bir şerefsizliktir.

Oysa güç ve şeref tümü ile Allah’ındır. Çünkü tek İlah O’dur. Güç için hiçbir şeye muhtaç olmamak gerekirken ve tüm her şey O’na muhtaç iken bu niteliğe sahip olan ancak  Allah’tır. Kendine yetendir. Bu hali ile de tüm yaratılmışlar gücün onda olduğunu bilmiş olmaktadırlar.

Onun, tüm her şeyin üzerinde olması da her şeyin ona ama onun hiçbir şeye muhtaç olmamasından da anlaşılır.

Şerefli olan olarak o rahmet sahibidir. Karşılıksız olarak ikram edendir. Koruyup-kollayandır. Tüm  mülkün yegane sahibi ve hükümdarıdır. Hiçbir şey yoktur ki ondan istemesin, hiçbir şey yoktur ki onun yarattığı olmasın. Onun şerefi, O’nun göklerin ve yerin nuru olmasındandır da.

İnsanları zulm içindeki karanlıklardan aydınlığa çıkaran ,   onlara yollarını göstererek katında bir makam vadeden olmasındandır.

Bilsinler ki bütün güç ve şeref Allah’ındır. Nisa 139

Buna iblis dahi şahittir.

Dedi ki: "Senin güç ve izzetine adına andolsun, ben, onların tümünü mutlaka azdırıp kışkırtacağım." Sa’d 82

İnsanda güç ve şeref(izzet) sahibi olmak ister. Zaten o yaşamının izzet sahibi olarak yaşamak ister. Değersiz, zayıf ve şereften mahrum bir yaşam insanın tabiyetine de aykırıdır.

İnsanın istediği izzet, O’nun mahluk ve kulluk sınırları içinde olan bir izzettir. Bu izzet ona yaratılış ve kul olduğunu  hatırlatan bir nitelik arzettiği zaman o aziz ve izzet sahibi olur. Aksi halde onun için zelillikten başka bir şey yoktur.

İzzet Allah’ın, Onun resulunun ve müminlerindir. Ama münafıklar bilmezler. Münafıkun 8

İşte Allah’a şüphesiz bir iman ve teslimiyet içinde bulunan ,   ona güvenen kimse diğer tüm insanlara karşı korkusuz, cesurdur. Şeref sahibidir. Onların ve dünya nimetlerinin  karşısında eğilmez, başına gelen musibetlerden dolayı hüzün ve ye’se düşmez. Çünkü O, Allah’ın izzetini ancak İzzet sahibi olan Allah’a karşı işlediği cürümlerle kaybedeceğini bilir. Bunun içindir ki izzetini korumak üzere suça, azgınlığa, kötülüğe ve çirkin işlere yaklaşmaz.

Bu durumda  Allah , O’na katında aziz bir makam tahsis etmiştir ki, işte izzet  budur.

O halde iman edenler ya da iman ettiğini söyleyenler izzeti nerede arıyorlar, izzet sahibi iseler bunu korumak için ne kadar çaba harcıyorlar?

Yoksa izzeti başkalarının yanında mı arıyorlar.

Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir. Nisa 139

Allah’ı inkar eden , ona karşı savaş açıp, düşünce ve eylem sathında sürekli olarak O’na yalan ve iftira ederek Allah’ı itibarsızlaştırmaya çalışan o kimselerin peşinden koşan ya da felsefe ve ilim adı altında Allah ile yakından uzaktan ilişkisi olmayan tanımlamalarla tanımlamaya çalışanların tanımı ile Allah’ı tanımaya çalışanlar izzetlerini yitirmekte olanlardır.Üstelik onların düşünce, disiplin ve felsefelerini  kendilerine “mü’min” ya da “Müslüman” diyenlerde benimsemektedirler ki bu, gerçekten şerefsizliğin en büyüklerindendir.

Fakat onların bu hali ancak onlara zarar verecektir. Tüm övgülere layık olan Allah onların tanımlamalarından münezzehtir.

Onların sözü seni üzmesin. Tümü ile izzet Allahın’dır. Yunus 65

İzzet sahibi olan Rabbin onların tanımlamalarından tertemizdir. Saffat 180

Rahmet, İzzet sahibi Aziz müminlerin üzerinedir. Onlara koku yoktur onlar hüzünlenmeyeceklerdir de.

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA