18 Ocak 2018 Perşembe

Emrolunduğunu çatlayıncaya kadar yerine getir. Ortak koşanlardan yüz çevir. Hicr 94

11-07-2017 22:34 Güncelleme : 11-07-2017 22:34

Emrolunduğunu çatlayıncaya kadar yerine getir. Ortak koşanlardan yüz çevir. Hicr  94

Bu zorlama ile bizler onu kırma çabası içine gireceğiz. Onları kıramasakta onların bizi sarmalamasına izin vermeyeceğimizi ortaya koyacağız. Bu şekilde bizler bunları kıramasakta çatlatamasakta, bu mücadeleyi ortaya koyacağız

 

Emrolunduğunu çatlayıncaya kadar yerine getir. Ortak koşanlardan yüz çevir. Hicr  94

Rabbten emir alanlar onun gösterdiği yolda, onun direktifleri ile hareket ederler. Bu durumda Rabb bizim için terbiye eden, emir buyuran, hedef gösteren veya hayatımız üzerinde yegane tasarruf sahibi olarak hayatımızın şeklini ve yönünü belirleyen olmalıdır.

Rabb çabanın yönünü gösteren olarak bizlere işin samimiyet boyutunu da emretmektedir.

Bu işe daha ciddi ve samimi yaklaşmayı ,dört elle sarılmayı ve onu zihnimize ve kalbimize doldurmamızı istemektedir.

Çünkü bizler emrolunduğumuzu bu duygular içinde yapmakta değiliz.

Bizler ancak belirli zaman ve mekanlar ile birileri ile biraraya geldiğimizde emrolunduklarımızı hatırlıyor ama buralardan uzaklaştığımızda emrolunduğumuzdan da uzaklaşıyoruz.

Bu uzaklaşma ile doğal olarakta başka şeylere yakınlaşıyoruz.

Bun yakınlaştıklarımız ise nefsimizin ve başkalarının emrettiklerinden başka bir şey olamaz.

Bu durumda hayatımızı parçalamakta ve yüz çevirmemiz gereken şirk koşanlar gibi hayatımızda başka emrediciler olmaktadır.

Oysa biz Yalnızca Rabbten emir almamız gerektiği gibi o emirleri göbeğimiz, başımız çatlayıncaya kadar bayılıncaya hatta ölünceye kadar ifa etmemiz gerektiği bize emredilmekte değil midir?

Bizler ise bu şekilde sarılmayı bırakalım, o  ifa ettiğimizi söylediğimiz emirleri dahi ciddi bir şekilde yerine getirme gayretini göstermiyoruz.

İfade çok dikkat çekici.  Çatlayıncaya ya da bu manadan olarak çatlatırcasına.

Bu durumda bizlerden nefsin zindanlarını, arzuların betonlaşmış duvarlarını, etrafımızı saran çetin kabukları zorlamamız istenmektedir.

Bu zorlama ile bizler onu kırma çabası içine gireceğiz. Onları kıramasakta onların bizi sarmalamasına izin vermeyeceğimizi ortaya koyacağız. Bu şekilde bizler bunları kıramasakta çatlatamasakta, bu mücadeleyi ortaya koyacağız.

Bu mücadelede biz çatlayabiliriz, yaralanabiliriz ya da sakatta kalabiliriz. Ama bizden istenen can hıraş bir şekilde gayret sarfetmektir.

Esasen bu tür bir gayret sarfettiğimiz takdirde ortak koşanlardan olmama üzere aramıza duvar öreriz. Bizi saranlara karşı yaptığımız her bir mücadele esasen diğer taraftan ortak koşmaya karşı ördüğümüz duvarı ya da onun güçlendirmeyi ifade etmektedir.

Buna göre şirkle aramıza bu tür bir duvar örme, elzemdir ve ciddi bir çaba gerektirmektedir.

Bu tür bir çabayı ortaya koyamazsak şirk koşma ile aramıza bir duvar ördüğümüzden bahsedemeyiz. Çünkü şirk gerçekten sinsidir. Ve şirk her an insanı örümcek ağı gibi sarabilir.

Şu halde bizler etrafımızı saran bu kalelere karşı Rabbin emri ile gülle gibi çatlatır ya da gedik açar bir gayret içinde miyiz?

Ya da her geçen gün bizler delik deşik olup, kalplerimiz işgale uğrayarak bizleri çatlatıp parçalıyor mu?

Kim Allah'a ortak koşarsa sanki o, gökten düşüp parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış, yahut rüzgâr onu uzak bir yere sürüklemiş  gibidir.  Hacc 31

O halde hiç kimse ciddi gayret sarfetmeksizin Rabbin yolunda  olduğunu söyleyemez.

Biz ancak uğrumuzda gayret sarfedenleri yollarımıza eriştiririz. Ankebut 69

Bu gayret ise ölüm gelinceye kadar aralıksız olarak sürmek zorundadır. Hicr 99

 

 

 

YORUMLAR
  • Selami Kaya   14-07-2017 12:10

    Ayet ile ilgili farklı bir açılım. Allah zihninizi Kurana açsın

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA