21 Ekim 2018 Pazar

Tevhid

19-06-2017 04:28 Güncelleme : 19-06-2017 18:38

Tevhid

Eğer, yerde gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, o ikisi de mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi o Allah, onların nitelendirmelerinden yücedir, uzaktır. Enbiya 22

Eğer, yerde gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, o ikisi de mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi o Allah, onların nitelendirmelerinden yücedir, uzaktır. Enbiya 22

Şu alemde olan nizam ve birbirleri ile karşılıklı uyum ve işleyiş her zaman insanlar için dikkat çekici olmuştur.

Bunun üzerine araştırma yapanlar bu birliktelik üzerinde hayretlere düçar olmuşlar ve ona methiyeler düzmüşlerdir.

Bundan dolayı Allah’ı reddedenler onun varlığını dahi kabul etmişlerdir.

Kimi bunun hakkında kitaplar yazmıştır.

Fakat bu tür bir uyum açıkça bir ayetin göstergesi olarak vardır ki bu da tevhiddir.

Rabbin bu şekilde uyumu var etmesi insanlara bir yaratıcının olduğunu ama onun tek olduğu mesajını vermektir.

Ama insanlar bunu bildiği halde bu bilme onlarda bilinç düzeyine çıkıp, işlerine sirayet etmediğinden dolayı onların kendi hayatlarında da bir uyum arz etmemektedir.

Bu durumda onların hayatlarında yansımasını bu şekilde olmadığından dolayı bu insanların hayatlarında ondan başka ilahlar bulunmakta ve o insanların hayatları fesada uğramaktadır.

Bunun neticesinde o insanlar psikolojik hastalıklara düçar olmakta, ikilemler içinde bocalamakta ve nihayetinde intiharlara kadar süren bir boğuşma içinde mücadeleyi kaybetmektedirler.

Çünkü bu insanlar, Heva ve heveslerine tabi olmakta, olayları ve ilişkileri Rabbin eğitimi ile görmemekte ve yaşam tarzları da özenti ve dünyaya sahip olma üzere olmaktadır.

Hal bu iken bu amaçla Allah size bir olay anlatmaktadır:  Birbiriyle geçinemeyen bir kaç ortak kişinin kölesi olan adamla yani müşrik biriyle, yalnız bir kişiye bağlı olan köle yani bir mü'min içinde bulundukları şartlar açısından bu iki adam eşit olabilir mi ? Hayır,  tek Allah'a inananla, pek çok putlara tapan  bir olmaz. Tüm eksiksiz övgüler Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu bu gerçeği bilmezler. Zümer 29 ayetinde söz konusu olan bir kişi konumuna düşmek zorunlu bir sonuç olarak karşımızda durur.

Bizlerinde bu ahenge karşı hayranlık duyan olarak bir karşılık geliştirmemiz gerekir.Bu ahengin bizim hayatımızda bir karşılığının olması gerekir.

Bunu bilmek , hayranlık duyacak şekilde anlatmak, hayretler içinde ağzı açık kalmak sürdürülebilir değildir.

İstenen bu etkinin sürdürülebilir olması ve hayatı bir uyum içinde fesattan kurtarmak ile olur.

Bu noktada kendi hayatımıza bakıp, Rabbe rağmen bizi şekillendiren, değiştiren, dizayn eden, kelime ve bakışlarımızı değiştiren unsurları tesbit etmek ve onları hayatımızdan kovarak hayatımızda köklü bir değişiklik yapmamız gerekir.

Bu değişiklik hayatı yeniden inşaa etmek, tevhid üzere temelini atarak, binasını da bunun üzerine kurmayı hedeflemelidir.

İşte bu, hayranlık uyandıran bir hayat olacaktır. Bu hayat Allahın elçisinin hayatında görülmektedir. Zira Resulun hayatının hayranlık uyandıran bir hayat olması batılılar tarafından dahi kabul görmesi bunun apaçık kanıtı değil midir?

O halde bizlerin hayatta örnek aldığımız kişiler kimlerdir. Topçu, popçu, dizi ve sinema yıldızları ile devlet ve siyaset adamları mı? Beylerimiz, efendilerimiz olarak gördüklerimiz mi?

Bizim kendisine gıpta ile bakıp, önderlik konumunda görmemiz ve onun tevhidi yaşam tarzını ifa etmemiz gereken Rabbin inşaa ettiği elçisi(a.s)nden başkası değildir.

O halde hayatımızın parçalanmışlığının nedeni Allah’a rağmen tercih ettiklerimiz ve peşinden gittiğimiz insanlara yönelişimizden başkası olmamaktadır.

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA