21 Nisan 2018 Cumartesi

Kimin Çağrısına İcabet Etmekteyiz.

17-06-2017 09:01 Güncelleme : 17-06-2017 09:01

Kimin Çağrısına İcabet Etmekteyiz.

Onlara karşı itidalli yaklaşım içinde nefsin arzularını belli bir seviyede tutarak insan üzerinde bir ses perdesi kurar.Böylece insan bu seslerin oynattığı bir dansöz olmaktan, vakarlı bir kimliğe doğru yol alır.Zira

Yaralandıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına koşanlar ve hele onlardan iyilik edip kötülükten sakınanlar için çok büyük bir mükâfat vardır. Ali imran 172

Yüce rabbin burada zikrettiği kimseler çağrıya uyan ve ona içlerinde bulundukları hale rağmen icabet edenlerdir.

Bu müminlerin özellikleri kendilerine yara ,  sıkıntı dokunduğu halde buna rağmen içlerinde bulundukları o hali kendileri için bir engel görmemeleridir.

Bunun anlamı onların çağrıya verdikleri değer, önem ve samimiyetleridir.

Bu bizler içinde söz konusu olması gereken bir icabet olmalıdır.

Fakat bizler bu tür bir yara bize isabet etmediği halde Allah’ın çağrısına ne derece icabet ediyoruz.?

Bu çağrıya verdiğimiz değer, önem ve samimiyetimiz gerçekten yeterli mi?

Hatta bizler sorunlar ortaya çıkmadan daha kendimizce sonuçları kestirip bunlar üzerinden bu çağrıya karşı kulaklarımızı tıkamakta değil miyiz?

Bir şeyi ya da birşeyleri kaybetme konusunda endişelerimiz, bizi bedel ödemekten uzaklaştırıp, bedelsiz olarak bir karşılık alacağımızı zannetmekteyiz.

Oysa bir mükafat için onun bedelini ödemek zaruri değil midir?

Burada söz konusu edilenler fiziki , mali ya da diğer bir şekilde yara aldıkları halde bu yaraya aldırmadan çağrıya icabet edenlerdir.

Bunun anlamı başka çağrılarında söz konusu olduğudur. Doğal olarakta başka çağrılar, nefsin arzularının, şeytanların, ticaret hayatının, makam ve mevkii ile diğer dünyalık beklentilerinde bir çağrısı söz konusu olacağıdır.

İşte bu çağrılara rağmen Allah’ın çağrısına üstelik yaralı olunduğu halde icabet etmek işte budur önemli olan.

Zira insan her an ve her yerde iki kulak verilen olarak bu çağrıları duymakta ve bunlar yaldızlı ve süslü bir şekilde ona iletilmektedir.

Bu hali ile sıkı bir imtihan içinde olan olarak, bu çağrılara karşı kulakları tıkamak ve Allah’a verilen öncelik ve onun sesinin her sesin üzerinde tutulması gerekir.

Çünkü bu tür bir çağrı.Onlara karşı itidalli yaklaşım içinde nefsin arzularını belli bir seviyede tutarak insan üzerinde bir ses perdesi kurar.Böylece insan bu seslerin oynattığı bir dansöz olmaktan, vakarlı bir kimliğe doğru yol alır.Zira,

Onun çağrısının dışındaki tüm çağrılar insanı ancak ateşlere sürükler iken, onun çağrısı dışındakilerin tümü ancak ölüme çağrı iken Allah’ın çağrısı hayat verici olana, genişliği gökler ve yer kadar olan cennetleredir.

Şimdi hangi çağrıdır icabet edilecek olan?

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA