21 Nisan 2018 Cumartesi

İçine düştüğümüz hastalıklar.

14-06-2017 19:28 Güncelleme : 14-06-2017 19:28

İçine düştüğümüz hastalıklar.

Çağın hastalıkları olarak nitelenen hastalıkların bir çoğu bedensel olmaktan öte ruhsal hastalıklardır. İnsanlar bir boşluk ve muhtaciyet içinde bir şeylerin açlığını bariz bir şekilde hissederken, bunun yerini doldurmak için yöneldikleri her ne var ise de onları tatmin etmekte değildirler.

Çağın hastalıkları olarak nitelenen hastalıkların bir çoğu bedensel olmaktan öte ruhsal hastalıklardır. İnsanlar bir boşluk ve muhtaciyet içinde bir şeylerin açlığını bariz bir şekilde hissederken, bunun yerini doldurmak için yöneldikleri her ne var ise de onları tatmin etmekte değildirler.

Bunun için insan yeryüzünde bulunan her şeyi denemeyi ona sahip olmayı ve ondan sonuna kadar istifade etmeyi isterken bu tatminsizliğini de giderememektedir.

“Çünkü Kalpler ancak Allah’ın zikri ile huzur bulur. O göğüslerde olana bir şifadır.”

Ayetleri bize şifamızı ve tatmin unsurumuzu açıkça ortaya koymaktadır.

Bunun dışındakiler ise bizim için tatmin aracı değildir. Yalnızca bir imkandır.

Fakat bizler bunları tatmin aracı ve şifa olarak gördüğümüzde asıl şifa ve tatmin aracından uzaklaşmışızdır.

Bu uzaklaşma neticesinde çeşitli tatminsizlik hastalıklarına ve psikolojik rahatsızlıklara düçar olmuşuz. Oysa Müslüman olduğumuzu söylediğimiz halde bu tür bir rahatsızlar içinde kıvranmaktayız.

Hatta Allah’ın zikrini anan ve Şifaya yönelenlerde dahi bu hastalıklar hala vardır.

Bunun nedeni zikre yaklaşım ve ona yönelişte problemler olmasındandır.

Onu sadece terennüm edilecek olarak görmek, derin manası ile tefekkürle, hayat tarzını belirleyici olarak görmemek onun görevini ifaya mani olmaktadır.

İnsanlığın ihtiyacı olan bu şifa kaynağı esasen hiçbir şeye değişilmeyecek kadar önemli ve hayatta her şeyden daha değerli olmaktadır.

Ona verilmesi gereken değer bu derece en üst iken onu mahcur bırakanlar kendilerinden kaçanlar olarak parçalanmışlık içinde rüzgarın savurduğu kül gibi dağılmışlardır.

Birleştirici ve düzenleyici olarak var olan Allah’ın zikrinden yüz çevirenler için hayatın dar bir geçim yeri ve körlük olduğu da belirgindir.

Çünkü onun için tatminsizlik olacağı gibi basiret olarak nitelenenden uzaklaşan da basiretsizliğe düçar olacaktır.

Size Rabbinizden basiretler gelmiştir.

Şu halde Allah’ın zikrine samimi manada ve onun belirttiği yöntemle bir dönüş içinde olduğumuzda gözlerimiz açılacak, şifa bulacak ve tatmin olacağız. Dünya ve ahiret saadeti için tek imkan bundan başkası değildir. 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA