21 Nisan 2018 Cumartesi

Yaratmakta emretmekte Allah’ındır. Araf 54

14-06-2017 05:31 Güncelleme : 14-06-2017 05:40

Yaratmakta emretmekte Allah’ındır. Araf 54

Allah’ın işinde çalışmak, yalnızca O’ndan emir almak demek ise, yapılanın karşılığını da yalnız ondan beklemek ‘ben sizden buna karşılık bir ücret istemiyorum benim ücretim ancak Allah’a aittir.’ Yalnız onun sigortasına girmek( ona tevekkül etmek) ve bu iş elbisesini hiç çıkarmaksızın (Allah’ın boyası ile boyanmak ve Takva elbisesini giymek) bu can bu bedende olduğu sürece alınteri akıtmak(Ceht etmek) gerekliliği ortaya çıkar.

Yaratmakta emretmekte Allah’ındır. Araf 54

Allah Tüm varlığı ve ondan bir parça olan insanı da yaratandır.Bu durumda onunla varlık ve insan arasında doğal olarak bir hukuk doğmaktadır.

Esasen yaratmakta bir anda olup sonra yaratma ilişkisi de bitmekte değildir. Çünkü O, her an bir iştedir. Her an bu yaratmayı varlık ve insan üzerinde yapmaktadır.

Buna göre onun varlık ve insan üzerindeki eli bir an olsun çekilmemekte, süreklilik arz etmektedir.

Allah gökleri ve yeri zeval bulmasın diye tutandır. Eğer zeval bulursa onları ondan başka kimse tutamaz. Fatır 14

Bu durumda insanla onun arasındaki hukukunda süreklilik arz etmesi ve yaratılmış olan ve her an yaratılan varlık ve insanın bu duruma icabet etmesi gerekir.

Varlık bu duruma karşı isteyerek ya da istemeyerek gelin çağrısına isteyerek geldik diyerek, göklerde ve yerde olanların hepsi Rabblerine boyun eğer bir şekilde ona bağlılık yörüngesinde uğrak yerleri ile varlığını belirli bir süre devam ettirir ve onun yerine başkası geçerek tevhidi döngü devam eder.

İnsanın bu noktada hukuku ise biraz olsun farklılık arzeder.

Ama onun emir alacağı ya da kendisine iş edineceği konum noktası da yaratma ile yaratılmış olmaktadır.

Şu halde onun emrini dinleyeceği, otorite olarak görüp işçisi olarak çalışacağı mercii de kendisini yaratan Rabbten başkası olmamalıdır.

İnsanın otorite olarak onu görmesi doğal olarakta ona boyun eğmesini zorunlu kılar. Bu, onun insan üzerindeki yaratıcı olmasının zorunlu sonucudur.

O halde her bir insan Rabbin işinde bir işçi olarak çalışmalı, hayatı bir ekmek savaşı değil, kulluk olarak görmelidir.

Bu  kulluk ise Yaratıcıdan başka hiçbir şeyin önünde eğilmemeyi ve hiç kimsenin işçisi olmamayı ifade eder.

Buna göre aslında kulluktan anladığımız husus Allah’ın işinde çalışmak olmaktadır.

Allah’ın işinde çalışmak, yalnızca O’ndan emir almak demek ise, yapılanın karşılığını da yalnız ondan beklemek ‘ben sizden buna karşılık bir ücret istemiyorum benim ücretim ancak Allah’a aittir.’

Yalnız onun sigortasına girmek( ona tevekkül etmek) ve bu iş elbisesini hiç çıkarmaksızın (Allah’ın boyası ile boyanmak ve Takva elbisesini giymek) bu can bu bedende olduğu sürece alınteri akıtmak(Ceht etmek) gerekliliği ortaya çıkar.

Şu halde Allah’ın işçisi olarak bu şekilde ücretli ve sigortalı bir iş içinde ceht  etmek gerektiği halde, insanların çoğu ve iman ettim diyenlerin çoğunda bu tür bir cehd ya da işi sahiplenme görülmekte değildir.

Bunun anlamı onların başkaları hesabına çalıştıkları ve onlardan bir karşılık bekleyerek onların kendilerini sigorta edeceğini zannederek, onları otorite olarak görmelerindendir.

Fakat buna rağmen bir takım aldanmışların hayatlarını asalaklık ve birilerinin sırtından geçinme olarak görenlerin sanki Allah ile özel bir iş akitleri var imiş gibi kendilerine ücret verilip ateş azabından korunacaklarına dair yanmaz bir kefen verileceğini zannetmeleri onların aldanmışlığından başka bir şey değildir.

 

Çünkü ateşin ısısını söndürecek olan akıtılan her bir damla terin yüksek soğutma gücüdür.

Bu ter olmaksızın(çalışma) Allah’ın karşılık vermesi için bir hakk doğmakta değildir.

 Bunun içindir ki dünyada azap görenler ile ,cennet ve cehenneme sokulanlara ‘bu yaptıklarınızın karşılığıdır’ denir veya ‘yaptıklarınıza karşılık azabı tadın’ denmekle birlikte, ‘yaptıklarınıza karşılık cennete girin.’ denir.

Bu Allah’ın üzerine aldığı bir yasa olarak vardır. Onun yasalarında asla bir değişme bulamayız.

O halde çalışma prosedürleri ile yapacağımız işi gösteren kitapçık Allah’ın yazdığı kitabıdır.

Bu kitaba göre görev tanımları belirlenmiş ve gerekli donanımlar verilerek, bu işe girenin sigortasını da yüce Allah kendisi kılmıştır.

Bu işten başka işler edinenler işsizler ordusudur. Hiçbir şey üretmeyen, yaptıkları buhar olup gitmiş kimselerdir. Çünkü onların alınterleri boşa gitmiştir.

Kuşatıcı olanın haberi sana geldi mi? O gün yüzleri zillet kaplar. Yorucu işler yapan. Onlar ateşe atılırlar. Gaşiye 1-4

 işte onların yaptıkları boşa gitmiştir.

O halde bizler kimin işçisi olarak çalışıyoruz, kimden nasıl bir karşılık bekliyor, kimi sigortamız olarak görüyoruz?

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

ANKET - ARAŞTIRMA