17 Agustos 2018 Cuma

Zindanlardan Allah'a firar ediniz...

11-06-2017 02:28 Güncelleme : 11-06-2017 02:28

Zindanlardan Allah'a firar ediniz...

Bu zindandan firar etmek elzemdir. Bu da bireyin şahsiyet kazanarak nitelikli bir çıkış yapması ile mümkündür. Bu manada kendisini eğitmeli, bedensel ve ruhsal bir arınma içinde, ciddi ve samimi bir yöneliş içinde bu zindanlarda isyan çıkarması ile mümkündür. Bu tür bir isyan sorgulamayı, sorgulatmayı gerekli kılıyorsa o halde tüm akli melekeleri kullanmak bu iş için mesai harcamak zaruret arz etmektedir.

Artık firar edin Allah'a, şüphe yok ki ben size, onun tarafından, apaçık bir uyarıcıyım. Zariyat 50

İnsanların hepsi ve özelde Müslüman olduğunu söyleyen insanlar bir muhasara altına girmişlerdir. Bu muhasara da ruhları sıkılmış, esaret zincirleri onlara vurulmuş ve bu kuşatma altında psikolojik sorunlar yaşarken diğer taraftan ne yapacağını bilemez halde kıvranmaktadırlar.

Bu kuşatma nefislerinin arzularına uymaktan, beylerine ,  efendilerine, büyük olarak gördüklerine, körü körüne itaat ettikleri hocalarına, şeyhlerine, yerleşik kabullere sorgulamadan tabii olmaktan kaynaklanmaktadır.

Tabii bunların en temel ortaya çıkış unsuru ise Allah’tan uzaklaşmak manasında kaçıştır.

Bu tür bir uzaklaşma zindana girmedir. Huzursuzluk kaynağının doğumudur.

Zira kalpler ancak Allah’ı anmakla tatmin olur. Rad 29 ayeti bu düşüncemizin temel yol işaretidir.

Bu  zindandan firar etmek elzemdir. Bu da bireyin şahsiyet kazanarak nitelikli bir çıkış yapması ile mümkündür. Bu manada kendisini eğitmeli, bedensel ve ruhsal bir arınma içinde, ciddi ve samimi bir yöneliş içinde bu zindanlarda isyan çıkarması ile mümkündür.

Bu tür bir isyan sorgulamayı, sorgulatmayı gerekli kılıyorsa o halde tüm akli melekeleri kullanmak bu iş için mesai  harcamak zaruret arz etmektedir.

Firarın Allaha doğru olmasının ilk adımı isyandır. Musa gibi asayı(isyanı) ele almaktır. Bu isyan söz konusu arzulara karşı çıkmak, itaatten sorgulayıcı  ve sorgulatıcı olmak üzere tertil üzere kur’anı okumakla başlar.

Bu durumda hayatın tümüne sirayet eden hayat kitabı hayatı arındırarak tek tek zincirleri kırar, ağır prangaları çözer ve kişi hürriyetine kavuşur.

Allah’a firar etmenin yolu onun kendi ipi olarak nitelediği kitabına sarılmakla olur.

İşte elçi bunun için gelmiştir. O bir isyan hareketi başlatacak, hürriyetin kazanımı için bunu yapacaktı. O nefislerde bir devrim yapmak için var iken, köleleşmeye karşı özgür insanlar olma çağrısı ile çıkmıştı.

Özgürlük bu şekilde bir çağrı ve yöneliş içinde olmak ise, nefislerinin arzularına sınırsızca tabii olmak, sorgulamadan peşinden giderek, bir takım din tacirlerine teslim olmak, kişinin kendisine yaptığı en büyük kötülük olarak durmaktadır.

Oysa Allah onun için iyiliği ister. Onun iyiliği ise, en sevdiğinden fedakarlığa girişerek olacaktır.Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. Al-i İmran 92

Bu durumda bir bedel ödemek, birşeyleri infak etmek zaruri olduğu gibi bu infak elinden çıkarmak istediklerini vermek değil, kullanılamayacak olanları da vermek değil, bizatihi üzerine titrenilen ve sevilenleri vermektir. Bunlar, zaman, enerji, rahatlık, mallar ve oğullar ile toplum nezdinde kınanma, makam ve mevki ile toplum nezdinde itibar kaybetme ve hatta canlarda olabilir.

Bu durumda firar, ancak bireyin her şeyin üzerinde bir sevgi ve arzu içinde sevdiklerini feda etmesi ile mümkündür.

Aksi halde bu isyan hareketi başarıya ulaşmaz ulaşmayacaktır da….

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA