18 Aralik 2017 Pazartesi

Farkımız Nedir?

11-06-2017 01:53 Güncelleme : 16-06-2017 10:45

Farkımız Nedir?

"Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." (Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539)

Farkımız Nedir?

Müslüman olduğumuzu söylediğimiz halde şeytanı sevmediğimizi, batı kültür ve yaşamını lanetlediğimizi,kötü huy ve ahlakı itici bulup öyle olanları kınadığımız halde kendimize hiç bakmakta değiliz.

İsmimiz ne kadar Müslüman olsa da, nüfus kağıdımızda din hanesi islam yazsa da bir topluluk içinde bulunsakta, başta aşağıya Allahın boyası ile boyanmaz isek bunların hiçbir manası olmayacaktır.

Bu boya bizim hayat rengimizi belirleyen bir boya olmalıdır.

Bu boya hayatımıza renk katmıyorsa başka renklere bürünmüşüz demektir. Bu da biz de uyumsuz renkler le çirkin görünüm ve görüntünün olması ve nihayetinde başkalarının iç karartıcı renklerine bürünmemizi salık verecektir.

Allah’a Rabb olarak iman etmek,bu boyanın bizim amellerimize de renk katması ve buradan hayatımızı baştan aşağıya badana yapması anlamına gelir.

Şeytanı sevmeyiz ama insanlar arkasında çekiştiririz, insanları birbirine düşürür sözler söyler, gıybet yapar, laf taşırız. Rabbin kendisine secde etme boyun eğme emrine rağmen, nefsimizin arzularına, patronun isteklerine, çocuk ve eşler ile, toplumun isteklerine boyun eğeriz.

Şimdi biz eylemsel olarak bunu yaptığımız halde, sözlü olarak Rabbe iman edenler olduğumuzu söylüyorsak yanılıyoruz demektir. Çünkü kişinin ainesi işidir.

Aynı şekilde Yahudileri mala düşkünlükleri ve insanları köle edinmeleri itibari ile kötü gözle bakar ve onları eleştiririz.

Ama bizlerin yaşantısı da mal biriktirmek ve para kazanmak üzere konumlanmış değil mi? Hayatı kulluk vazifesini ifa etmek olarak değil de, ekmek kavgası olarak görmekte, çocukların eğitimi ve işi ile rahat bir yaşam elde olarak görmekte değil miyiz.? Bu manada ismimizin Yahudi olmamasından ne farkımız kaldı?

Yetime ve yoksula vermez, malı da pek sever, yığma ve biriktirmeyi arzu ederiz.

Batı toplumu ve kültürünü gavur ve aşağılıkla niteleriz ama yaşantılarımız, kavramlarımız, düşünce ve yaklaşımlarımız hep bu minvalde gider. Onların film ve dizilerinin etkisinde, onların yaşam tarzına uygun bir yaşam tarzına gıpta ile bakarız, karşı cinse hadsizce ilgi duyar,eğlenceler düzenler, hadsizce bir moda düşkünü olur çıkarız.

 Kadınlara, çocuklara, altın ve gümüş cinsinden birikmiş hazinelere, soylu atlara, sığırlara ve arazilere yönelik dünyevî zevkler insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bu zevkler bu dünya hayatında tadılabilir; ama mutlu son, Allah katında olanıdır. Ali imran14

Bu ayetin belirttiği kimselerden olmuş ve yine de Rabbe iman eden Müslümanlardan olduğumuzu söylemişiz.

Fakat Rabbin bize kitabında belirttiği husus, isim değil, onların niteliği ya da yaptıklarıdır.

Onların yaptıklarından onlar gibi olmaktan, onlara tabii olmaktan uzak durmaktan bahseder.Uzak durdum yapmıyorum demekle değil, renginde onlardan alınmamasını salık verir.

Onun içindir ki boya ibaresi rengin nereden alındığı üzerinde durur.

Yahudi ve Hristiyan ile şeytanın renklerinden üzerlerine sıçramaması için bizleri uyarır.

Şu halde bir kişiye ya da topluğa benzememek sözle reddetmekle değil, eylemsel olarak bunun samimiyetini ortaya koymakla olur.

Şu soruların cevabını vermemiz gerekir.

Ben hangi maksatla yaşıyorum? Şu ömrün şu vaktini ben nereye harcıyorum? Şu anda ölsem halim nice olur, Yaptığım işleri, söylediğim sözleri hep Rabbim yanımda imiş gibi mi söylüyor ve yapıyorum? Allah'ın huzuruna vardığımda onun huzurunda  değerli neyim var? Neye en çok değer veriyorum? Sorularının cevabına hazırlık yapmalıyız? Çünkü,

"Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." (Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539)

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA