18 Aralik 2017 Pazartesi

Kur'anda Sünnet Kavramı

29-03-2017 15:54 Güncelleme : 30-03-2017 09:38

Kur'anda Sünnet Kavramı

Kuran'da (سُنَّة) sünnet kavramı, 9 ayette 14 defa geçmektedir. 2 ayette çoğul formda kullanılmıştır. Bunlara baktığımız zaman, şu şekilde kullanıldıklarını görebiliriz:

1) 5 yerde (سُنَّةَ اللَّهِ) sünnetullah/Allah'ın sünneti şeklinde geçer: 

 

                                                      سُنَّةَ اللَّهِ الَّتِي قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلُ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ اللَّهِ تَبْدِيلًا

Öteden beri gelen Allah'ın Sünneti budur. Allah'ın sünnetinde bir değişim bulamazsın(Fetih Süresi-23)

         فَلَمْ يَكُ يَنفَعُهُمْ إِيمَانُهُمْ لَمَّا رَأَوْا بَأْسَنَا سُنَّتَ اللَّهِ الَّتِي قَدْ خَلَتْ فِي عِبَادِهِ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ 

Azabımızı görünce, inanmalarının kendilerine hiçbir faydası olmamıştı. İşte, öteden beri Allah'ın kullarına uyguladığı sünneti budur. O durumda inkâr edenler kaybedeceklerdir.(Mümin Suresi-85)

                                                       سُنَّةَ اللَّهِ فِي الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلُ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ اللَّهِ تَبْدِيلًا      

Daha önce gelip geçmiş olanlara  Allah'ın Sünneti budur. Allah'ın sünnetinde bir değişiklik bulamazsın(Ahzab Suresi-62)

 مَّا كَانَ عَلَى النَّبِيِّ مِنْ حَرَجٍ فِيمَا فَرَضَ اللَّهُ لَهُ سُنَّةَ اللَّهِ فِي الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلُ وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ قَدَرًا مَّقْدُورًا    

Allah'ın kendisine yasa olarak belirlediği bir konuda Nebiye bir yükümlülük yoktur. Bu öteden geri gelip geçmişlere uygulanmış bir sünnetidir.Allah'ın emri mutlaka yerini bulur.(Ahzab Suresi-38)

اسْتِكْبَارًا فِي الْأَرْضِ وَمَكْرَ السَّيِّئِ وَلَا يَحِيقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ  إِلَّا بِأَهْلِهِ فَهَلْ يَنظُرُونَ

إِلَّا سُنَّتَ الْأَوَّلِينَ فَلَن تَجِدَ لِسُنَّتِ اللَّهِ تَبْدِيلًا وَلَن تَجِدَ لِسُنَّتِ اللَّهِ تَحْوِيلًا

Yeryüzünde büyüklendiler ve kötülük yapabilecekleri planlar yaptılar.Halbuki kötü plan sahibine döner.Geçmişlere uygulanan sünnet'ten başkasını mı bekliyorlar? Allah'ın sünnetinde bir değişiklik göremezsin; Allah'ın sünnetinde bir sapma göremezsin. (Fatır Suresi: 43)

Yukarıda belirtilen 5 ayette sünnetullah kavramı Allah'ın insanlık için koyduğu yasalar olarak anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Fatır süresi 43. ayette  geçen 'Sünnetü'l Evvelin' kavramı da ayetteki bağlamsallık çerçevesinde okunduğunda sünnetullah manasında olduğu görülmektedir.

 

2) 1 yerde (سُنَّتِنَا) sünnetimiz şeklindedir. 

                                          سُنَّةَ مَن قَدْ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِن رُّسُلِنَا وَلاَ تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْوِيلاً     

 

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler hakkındaki sünneti da budur. Bizim kanunumuzda(sünnetimizde) hiçbir değişiklik bulamazsın(İsra Suresi-77)

Burada kastın Allah'ın sünneti olduğu aşikardır.

3) Kur'anda 3 yerde ise (سُنَّةُ الأَوَّلِينِ) evvelkilerin sünneti şeklinde geçer.

                                  قُل لِلَّذِينَ كَفَرُواْ إِن يَنتَهُواْ يُغَفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِنْ يَعُودُواْ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّةُ الأَوَّلِينِ

 

İnkar edenlere söyle: “Son verirlerse geçmişte yaptıkları bağışlanacaktır. Dönerlerse, daha öncekilerin sünneti geçerlidir.” (Enfal Suresi:38)

  وَمَا مَنَعَ النَّاسَ أَن يُؤْمِنُوا إِذْ جَاءَهُمُ الْهُدَىٰ وَيَسْتَغْفِرُوارَبَّهُمْ إِلَّا أَن تَأْتِيَهُمْ

 سُنَّةُ الْأَوَّلِينَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلًا 

 Kendilerine yol gösterici geldiğinde, halkı inanmaktan ve Rab'lerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey, öncekilerin sünnetinin kendilerine de gelmesini veya azabın açıkça karşılarına gelmesini dilemeleridir. (Kehf  Suresi:55)

Bu ayette de, öncekilerin sünnetinden kastedilen; insanlara yol gösterici geldiği halde, onlar öncekilerin sünnetini yani geçmiş toplumlarım resulü kabel etmemek için reddiye olarak sundukları mazaretin aynısı talep etmesi olarak geçmektedir

                                                                     لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ الْأَوَّلِينَ

Nitekim, ona inanmazlar. Kendilerinden öncekilerin sünneti de böyleydi.(Hicr Süresi:13)

4) 2 yerde(سُنَنٌ) sünnetler formunda çoğul olarak gelmiştir.

 

                                  قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُمْ سُنَنٌ فَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ

Sizden önce de sünnetler uygulanmıştı. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonunun ne olduğunu görün. (Al-i İmran: 137)

                                يُرِيدُ اللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ 

Allah size bunları açıklamak, sizden öncekilerin sünnetlerine sizi iletmek ve kendisine yönelişinize karşılık vermek ister. Allah Bilendir, Bilgedir. (Nisa Suresi:26)

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA