18 Aralik 2017 Pazartesi

Şubatta Sevgili,Martta Kadın,Mayısta Anne olmak...

09-03-2017 11:00 Güncelleme : 09-03-2017 11:06

Şubatta Sevgili,Martta Kadın,Mayısta Anne olmak...

Kadınlar veya sevgililer, ya da anneler için özel bir gün olması, diğer günlerde aslında umursanmadığımızın haberini veriyor olmalı bizlere. Ortak noktası kadın olan bir umursamazlık. Doğrusu mümin bir kadının ihtiyaç duymayacağı bir ayrıcalık demek isterdim.
 
Ama gelenekçi, buyurgan zihniyet tarafından mescit, cami gibi ortamlardan kırıcı bir şekilde uzaklaştırılan ve hakaret gören kadın belki böyle bir yad'a ihtiyaç duyuyor olabilir.

Bir yandan okul kapılarından gözü yaşlı geri gönderilen kadınların yaşadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Kimseye yaranamamış bir kadın örneği. Bunları tespit edebilen birisi çözümün zorluğunu da iyi biliyor demektir.

Hangi zayıf, güçsüz ve senede bir veya iki kez, ancak dayatmalarla hatırlanacak varlık,  ağlayarak uyanan ve uykusunun en güzel yerinde uyandırıldığı halde kendisini uyandıran yaramazı bağrına basabilir ki. Her türlü pisliğinden arındırarak ömrü boyunca kol kanat gerecek kadar güçlü olan bir kutsal olmak yılda bir kez hatırlanmaya mahkûm edilebilecek midir? Güzel ve leziz bir yemeği sırf uzaktaki evladı da seviyor diye kendine zehir eden, boğazındaki düğümleri ancak karşılıksız sevdiği çocuğunu görmekle çözebilen yüreği platolarca geniş olan kadın. Geceleri üst örtme nöbetlerine gönüllü aday olan yıkılmaz irade.         
Tüm zamanların en güçlü figürü olmayı başarmıştır oysa kadın. Sosyal konum olarak daha etkin konum ya da bir kurum yoktur. Ham dini olarak hem de töresel olarak babadan daha ileride, arkası daha sağlamdır. Çünkü her babanın da sözünden çıkmadığı bir annesi vardır.

Bunca otoriteyi onda bulmamızı sağlayan merhametinin gümrah bir pınar olmasıdır. Karşılığı cennet olan gözyaşlarını bizler için her durumda akıtabilmesidir. Sesimizi duymayınca gece uykusunu kaçıran bir kadına hakkımızı senede bir gün onu hatırlayarak ödeyemeyiz. Burnu büyük hayatlarımızı onun dizinin dibinde yerlere çalmak için aylardan bir aya günlerden bir güne sıkışmış sınırlandırılmış bir tarih yeter mi? Oysa onlar tünelin ucundaki ışık gibi hep oradalar. Doğduğumuz, büyüdüğümüz evin içinde, yıprattığımız eşyaların arasında. En geniş tebessümleriyle...

Öyle bir Evlat doğurur ki kadın bazen, şeytan en büyük çığlığını koparır. Göllerin suyu çekilir, Kisra'nın sarayında sütunlar yerle bir olur. En büyük ateşler sönüverir. Bir kadın Allah'ın ikramı sütüyle öyle bir Oğul besler ki, en kuytu yaylalarda şenlik, bolluk olur. Beni Saad yurdunda bir garip kadın bilmez nasıl bir rahmeti gezdirdiğini eteklerinde. Bir kadın dizlerinde ağırlar eşini en zor günlerinde, "üzerimi örtünüz" dediğinde ilgisi ve şefkatiyle ısıtır Âlemlerin nurunu. Mağaraları yol edinir. Azık götürür, güven götürür. Hayat arkadaşına. Gördüğü şeyin büyük bir melek olduğunu müjdeler. Sükunetle, tecrübeyle.
Dünyayı değiştirme gücüne sahip kuvvetiyle, etkinsizleştirilen nasıl bir kadın olabilir. Bir evlat dünyaya gelir annesinin şefkatiyle, o evlat en genç yaşında bir çağı kapatır diğerini açar.

Şubatta birilerinin sevgilisi, martta toplumun kadını, mayısta vefasız yüreklerin kendini affettirmeye çalıştığı annesi olmamalıdır kadın.  Oysa ki en rahat kucaktır onun kucağı. Ağlanacak omuzlar ancak onunkilerdir.

Bir kız doğar nazenince. Ve gülümser çiçeklere... Sevgi, saygı! Ona doğduğunda Peygamberinin hoş geldin hediyesidir. Zeynep babasının süsü çiçeğidir ne de olsa. Cennet ayaklarına serilmiş seyyide hatunlardandır artık. Bir Müslüman'ın kızı olarak dünyaya geldiyse. Tabii ki Fatihler doğuracak yaşta, yoktan sebeplerle piyasada sermaye olmaya davetiye çıkarma hevesinde olan cinsi latifler için lazımdır kadınlar günü.

Ben şahsen özel gün ve haftalara karşıyım. Çünkü özel gün ve haftalar, yaşanmakta olan duyguları tüketmeyi bizlere öğretiyor. Fısıltılı vesveseler veriyor. Ve yine kapital çarklar bizim aleyhimize dönüyor. Çünkü sistem kadınlara, sevgililere, annelere hediye alınmasını, onların sevinmesini hesaplamıyor. Obez midesini daha fazla şişirmenin derdinde. Sermayesinin büyümesinin planlarını yapıyor.

Bir mart ayı daha geride kaldı. Ne değişti, bu sene kadınların eline ne geçti. Kadının seviyesini düşüren malzemelerle prime time gemiler yüzerken ve kadın her fırsatta alçaltılırken, istismar edilirken neyi kutlayabiliriz? Küçük düşürülmeyi mi? Ezilmeyi mi? Terk edilmeleri mi? Aldatılmaya yatkın hale gelmeyi mi?
Daha çok istismar edeceklerinin kutlaması bunlar belki haberimiz yok!

 

Kaynak: akoder.net

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

En Çok Okunanlar

ANKET - ARAŞTIRMA